Antalya Haberleri

Antalya’da hayvanseverler ses yükseltti: Bütçe var irade yok!

Antalya’da hayvanseverler bir kez daha Attalos’ta toplandı. Hayvan Hakları Platformu adına açıklama yapan Seçkin Özkan, sokak hayvanlarının rehabilitasyonu için ayrılan bütçenin sadece yüzde 1,83'ünün kullanıldığını belirterek, "Ortada açık bir hizmet kusuru var, bütçeyi neden bloke ettiniz?" diye sordu

Abone Ol

Antalya’da Hayvan Hakları Platformu öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler, Attalos Meydanı’nda kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı okuyan Seçkin Özkan hem sokak hayvanlarına yönelik uygulamalara hem de toplumsal şiddet sarmalına dikkat çekerek, "Geleceğimizi de sessiz canlarımızı da karanlığa teslim etmeyeceğiz" dedi. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı arifesinde yapılan açıklamada, gençlerin geleceksizlik girdabında umudunu kaybettiği, sokak canlarının ise kirli algı operasyonlarıyla hedef tahtasına oturtulduğu vurgulandı.

Bütçenin sadece yüzde 1,83'ü

​Açıklamasında Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı verileri ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu resmi tutanaklarına atıfta bulunan Seçkin Özkan, sokak hayvanlarının rehabilitasyonu için ayrılan devasa bütçenin neden bloke edildiğine ilişkin şu soruları sordu: "7527 sayılı kanunun çıkmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. 2025 yılı için sokak hayvanlarının rehabilitasyonuna tam 1 milyar 800 milyon TL ödenek ayrılmıştır. Ancak bugün itibarıyla bu bütçenin yalnızca yüzde 1,83’ü kullanılmıştır. Ortada açık bir hizmet kusuru varken bu bütçeyi neden harcamadınız? Milyonlarca sokak canı kağıt üzerinde koruma altındayken gerçekte neden aşılanmadı ve kısırlaştırılmadı?"

​‘Barınaklar ölüm kampına döndü’

​Modern tesis maskesiyle sunulan toplama alanlarının en küçük bir ihmalde toplu mezara dönüştüğünü belirten Özkan, Gaziantep barınağında yaşanan felaketi hatırlattı. Ayrıca yerel idarelerde sivil toplumun iradesinin gasp edildiğini ifade ederek, Bursa İl Hayvanları Koruma Kurulu ve diğer illerdeki muhalefet şerhlerine rağmen kapalı kapılar ardında ‘Oy Birliği’ ile usulsüz kararlar üretildiğini ve katliama yasal kılıf uydurulduğunu iddia etti. ​Şiddetin bir bütün olduğunu, hayvana yönelen barbarlığın yarın kadın ve gençlere yönelecek şiddetin kapısını araladığını söyleyen Özkan, hukuki normlar hiyerarşisine şöyle dikkat çekti: “Anayasa Madde 90. Uluslararası sözleşmeler iç hukukun ve kanunların üzerindedir. BM CEDAW Sözleşmesi; altına imza atılan uluslararası sözleşmeler, toplumun en savunmasız unsurlarını korumayı emreder. Hiçbir yerel kurul kararı veya idari genelge bu üst normlardan büyük olamaz; yapılan hukuksuz uygulamalar hukuken batıldır.”

​‘Sokaktan toplamak çözüm değil’

​Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kılavuzları ve veteriner hekimliği raporlarını kaynak gösteren Seçkin Özkan, hayvanları sokaklardan toplayıp hapsetmenin popülasyonu kontrol altına almadığını, aksine dışarıdan gelen kısırlaştırılmamış hayvanlar sebebiyle popülasyonun kontrolsüzce büyümesine yol açtığını ifade etti. Özkan, tek bilimsel ve insani çözümün ‘Aşıla, Kısırlaştır, Rehabilite Et ve Yerinde Yaşat’ modeli olduğunu vurguladı. ​Açıklamasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet ve halk iradesine dair sözleriyle sonlandıran Seçkin Özkan, Antalya halkına ve Türkiye’ye şu sözlerle çağrıda bulundu: "Bizler yüksek karakterli bir toplumun muhafızları olarak ne gençlerimizi geleceksizliğe teslim edeceğiz ne de sokaklarımızın sessiz canlarını bu vicdan dışı uygulamalara kurban vereceğiz. Yasayı çiğneyip kapalı kapılar ardında usulsüz karar alanlar, er ya da geç bağımsız yargı önünde hesap verecektir. Tüm Türkiye'yi vicdanın sesine kulak vermeye ve yaşam hakkına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Yaşam hakkı ertelenemez!"