Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere Muş’a geldi. Muş Valiliğini ziyaret ederek şeref defterini imzalayan Bakan Güler, Vali Avni Çakır ile de görüştü. Valilik ziyareti sonrası AK Parti İl Başkanlığı’na geçen Bakan Güler, Terörsüz Türkiye konusunda değerlendirmede bulundu. Yıllardır ülkenin başına bela olan terörün tamamen ortadan kaldırılmasının, ülkenin geleceği açısından kritik bir hedef olarak durduğunu ifade eden Bakan Güler, “Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye hedefi hem kalıcı güvenlik ortamına ulaşmamıza hem de toplumsal barış ve kardeşliğimizin güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adımdır. Zira küresel güçlerin maşa olarak kullandığı terör örgütleri yıllardır bu birlik zemininin altını oymaya ve kaynaklarımızı heba etmeye çalışmıştır. Artık milletimizin engin feraseti ve devletimizin sarsılmaz kararlılığıyla bu karanlık sayfanın bir daha açılmamak üzere kapanması için güçlü bir irade ortaya konulmaktadır. Terörün olmadığı, güvenin, huzurun ve refahın hakim olduğu bir Türkiye sadece bugünün değil yarınlarımızın da en güçlü teminatıdır. Son dönemde bölgemizde yaşanan istikrarsızlıklar, çatışmalar ve savaşa evrilen gelişmeler sürekli artan risk ve tehdit gerçeğini her geçen gün daha açık biçimde ortaya koyarken Terörsüz Türkiye hedefimizin de ne kadar gerekli ve stratejik olduğunu bir kez daha bizlere göstermektedir” diye konuştu.
BULUNDUĞU HER COĞRAFYADA GÜVEN VEREN BİR ÜLKEDİR
İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesinin bölgeyi yeni bir ateş çemberine sürüklediğini vurgulayan Bakan Güler, şunları söyledi:
“Savaşın genişlediği, güvensizliğin sürekli yayıldığı bir coğrafyada Türkiye çatışmanın değil, barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir. Bu güçlü konum, etkin ve saygın askerî kapasitemizle birlikte yerli ve millî savunma sanayimizin, genç ve dinamik nüfusumuzun, gelişen ekonomimizin, en önemlisi de devlet-millet dayanışmamızın ürettiği bir neticedir. Ülkemiz müzakere masalarında etkin çözümler üreten, sahada caydırıcılığı hissedilen, bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülkedir. Bizim önceliğimiz daha fazla felakete yol açmadan karşılıklı saldırıların durdurulması yeniden diyalog ve diplomasi kanallarının açılmasıdır. Bu tutumumuzla birlikte İran’dan Lübnan’a geniş bir alanda etkisini gösteren çatışmaları yakından takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi ülkemizin çıkarları doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Esasen önleyici ve stratejik esaslara dayalı savunma, güvenlik politikamız doğrultusunda sadece bu süreçte değil, önceden beri her türlü kriz ve tehdit durumuna uygun hazırlıklarımız bulunmaktadır. Son gelişmelere göre de karada, havada, denizde, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda korumaya, milletimizin güvenine layık olmaya yönelik azmimiz, kudretimiz ve kararlılığımız tamdır. Bu noktada kahraman ordumuzun sahip olduğu yüksek kabiliyet, disiplin ve fedakârlık ile yüksek teknolojik donananım ve milletimizin sarsılmaz desteği en önemli güvencelerimizdir.”
HER ALANDA ÖNEMLİ GELİŞMELER
Türkiye’de her alanda önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade eden Bakan Güler, “Savunma sanayinden ekonomiye, altyapıdan ulaştırmaya, sağlıktan turizme kadar her alanda önemli ilerlemeler kaydetmektedir. Yapılan yeni yollarla hastanelerle, okullarla, sosyal yatırımlarla, şehirlerimizin çehresi değişmekte, gelişimi hızlanmaktadır. Esasen şehirlerimizin kalkınması, üretim kapasitelerinin artması ve gençlerimizin geleceğe umutla bakabilmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen eser ve hizmet siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize adım adım yaklaşırken her bir şehrimiz de kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşümüzün ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Teşkilatlarımız da bu konuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlenmektedirler” dedi.
ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERLE İFTAR
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, öğretmenevinde şehit aileleri ve gazilerle iftar yemeğinde buluştu. Bakan Güler, terörle mücadelede son yıllarda elde edilen tarihi başarıların ülke ve milletin güvenliğinin temin edilmesi bakımında son derece önemli sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi. Terör örgütlerinin hareket kabiliyetinin büyük ölçüde sınırlandırıldığını, hudut emniyetinin güçlü bir şekilde tesis edildiğini belirten Bakan Güler, “Aziz şehitlerimiz en kıymetli varlıkları olan canlarını, vatan ve bayrak uğruna feda ederek bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir gelecek bırakmışlardır. Onların geride bıraktığı emanet hepimiz için hem aziz bir hatıra hem de büyük bir sorumluluktur. Şehitlerimize yoldaş kahraman gazilerimiz ise bu milletin gurur nişanesi olarak fedakârlığın ve yurt sevgisinin yaşayan timsalleridirler. Onların emeklerine sahip çıkmak ve fedakârlıklarını daima minnetle yâd etmek de bizim için en önemli görevdir. Elbette bu büyük fedakârlığın en ağır yükünü şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli aileleri taşımaktadır. Sizlerin sabrı, metaneti ve vakur duruşu milletimizin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki siz şehit ve gazi ailelerimiz başımızın tacısınız. Bu yüzden her zaman yanınızda durmaya ve daima sizlere destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
TÜRKİYE’NİN DOSTLUĞU VE YAPICI ÇABALARININ KIYMETİNİN BİLİNMELİ
Yakın coğrafya başta olmak üzere tüm dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemin yaşandığını ifade eden Güler, şunları söyledi:
“Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılar buna mukabil İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri güney coğrafyamızı büyük bir tehlike sarmalına sürüklemiştir. Türkiye olarak çatışmaların sonlanması için diplomasi ve çözüm odaklı yaklaşımımızı sürdürürken aynı zamanda ülkemizin, hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği için gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle alıyoruz. Özellikle vurgulamalıyım ki nitelikli ve disiplinli personeli, modern silah ve teçhizatı, etkin, saygın ve caydırıcı özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu coğrafyanın en güçlü ordularının başında gelmektedir.”
YENİ BİR DÖNEMİN KAPISI ARALANDI
Terörsüz Türkiye sürecini başarıya ulaştırma kararlılığında olduklarını kaydeden Güler, “Yakın bölgemizde yaşanan bu çatışma ortamında güvenlik açısından gerekli tüm önlemleri alırken iç cephemizi tahkim etmek amacıyla da Terörsüz Türkiye sürecini başarıya ulaştırma kararlılığımız devam etmektedir. Başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları olmak üzere kahraman ordumuzun ve kahraman güvenlik güçlerimizin gayretleriyle terörle mücadelede elde edilen tarihi başarılar ülkemizin geleceği açısından yeni bir dönemin kapısını da aralamıştır. Devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi güvenlik ve huzurun kalıcı hâle gelmesi kadar; Malazgirt’ten beri bu aziz topraklarda devam eden kardeşliğimizin ebedî kılınması, çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Bu kapsamda sahadaki gelişmeleri dikkatle takip ediyor çalışmalarımızı planlı biçimde sürdürerek gerekli tedbirlerimizi her zaman ki kararlılığımızla alıyoruz” diye konuştu.
ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA KESİNLİKLE LEKE DÜŞÜRMEYECEK
Atılan adımların şehitlerin aziz hatıralarına kesinlikle leke düşürmeyeceğini belirten Güler, “Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Hedefimiz açık ve nettir. Artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz huzurun kalıcı kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye. Nitekim son yıllarda terör örgütlerinin eylem kapasitesinin sonlandırılmasıyla tehdit ortamı yerini huzura bırakmıştır. Bu sayede bölge illerimiz de hak ettiği yatırımları daha fazla ve güvenli bir şekilde almaya başlamıştır” dedi.







