‘Turizm yaralı’
Toplantıda konuşan İl Başkanı Hüseyin Baraner, Antalya’da turizm çalışanlarının yaşam standartlarının yükseltilmesi gerektiğine değindi. Ekonomi ile ilgili konuşan Baraner, “Bu kadar zor bir ekonomik durum Antalya’da yaşamadım. Antalya dünyanın 5’inci turizm destinasyonu. Ciddi bir döviz girişi olan bu kentte, ciddi anlamda yoksulluk ve fakirlik var. Bazı restoranlarda yemeğini yiyen parasını ödeyen vatandaşı görüyoruz ancak, çoğunluk evinde. Antalya, pandemi sonrası en başarılı olduğu 3 sektöre kendini odaklamalı. Birincisi turizm; dünyanın en büyük turizm yatırımları var bu kentte. Çok başarılı otellerimiz var, tanınmışlık oranı yüksek bir kent. Ancak Antalya memnun değil. Turizm çalışanları memnun değil. Dünyada ilk 5’te Antalya ile rakip olan ülkelerde turizm çalışanları haftada 5 gün 8 saat çalışarak, ortalama 11 bin Euro kazanıyor. Antalya’da ise 6 gün, 10 saat çalışan turizm çalışanları ortalama 4 bin Euro kazanıyor. Turizm, istihdam politikaları açısından olağanüstü yaralı Antalya’da. Böyle gitmez; çünkü o insanlar geçimini sağlayacak, bu tatil ortamında rahat hissettirecek paraları kazanamazsa, o hizmeti veremezler ve buranın cazibesi azalır. Özellikle şubat ayından itibaren turizm çalışanlarının önümüzdeki sezona dair ödeme planlarının ciddi olarak bütün ilgili kurumlar tarafından açıklanması ve rakamların beyan edilmesi gerekir. Durumlarının açıklanmasını istiyoruz. Bugünün Antalya’sında, bu ücret politikasıyla bu işi devam ettiremeyiz. Tanıtımdan daha önemli. Antalya tanınıyor ancak çalışanlar memnun değil, sektörü terk ediyorlar, kaçıyorlar. Sektör değiştiriyor on binlerce insan” dedi. Baraner, tarımda da ciddi sıkıntıların yaşanacağına dikkat çekerek, “2022 yılında özellikle gübre fiyatlarında akıllı bir politika yapılıp fiyatlar geri çekilmezse, ciddi bir kıtlık yaşayacağımıza inanıyorum. İlk kez yoğun şekilde çiftçilerle görüştüm ve çiftçi ‘Ekmem, kafamı dinlerim’ diyor. ‘Neden zararına iş yapayım, masrafımı çıkaramıyorum’ diyor. Gidişat gerçekten çok kötü. Zararına bir şey ekmek istemiyor. Hayvancılık yapan arkadaşlarımız da sıkıntıda” diye konuştu.
Çelik: İddialıyız
Memleket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Halil İlker Çelik, partinin 6 ilkesini açıklayarak çalışmaları anlattı. Çelik, “Parti olarak birinci ve en temel ilkemiz, Atatürk’ü tartıştırmayacağız. Atatürk bizim kırmızı çizgimiz. İkincisi, terörün her türlüsünü lanetliyoruz. Bizim terörle yan yana olmamız gibi bir durum söz konusu olamaz. Ülkemizde en büyük sorunlardan birisi ayrımcılık. Ayrımcılığın her türlüsüne karşıyız. Aday belirlenirken bir kadın bir erkek şeklinde sıralama yapacağız. Adaylarımızı fermuar sistemiyle belirleyeceğiz. Siyasetten rant elde etmeyeceğiz. Türkiye’de yozlaşan, ranta dayalı bir siyaset var. Biz bu rant siyasetini bitirirsek, ciddi manada bir ekonomik rahatlamanın da beraberinde geleceğini düşünüyoruz. Kadına ve çocuğa istismara her türlü karşıyız. Doğanın ne kadar önemli olduğunu, doğayı kaybedersek insanlığın sonunun geleceğini, doğanın bize bazı sinyaller verdiğini görüyoruz. Doğaya ve çevreye saygı duymak zorundayız. Yepyeni bir partiyiz, ayarta durmaya çalışıyoruz. Hazine yardımını alabilmemiz için yüzde 3 oy barajını geçmemiz gerekiyor. Seçim olmadığı için oy oranımız belli değil hazineden yardım alamıyoruz. Maddi manevi partimize katkılarını sunan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Genel Başkanımız Muharrem İnce, Antalya’yı çok önemsiyor. Bizim için çok kıymetli. Antalya turizm cenneti ve kur artışından en çok etkilenen şehirlerin başında geliyor. Sayın Genel Başkanımız, Antalya’ya özel önem veriyor. Aslında temel problemimiz ekonomiye dayanıyor. Biz iddialıyız. Şu an için olmasa bile, en kısa sürede iktidar olabileceğimize inanıyoruz. Genel Başkanımızın liderlik vasıflarının çok yüksek olduğunu düşünüyoruz. Muharrem İnce ile Memleket Partisi’ni henüz özdeşleştiremedi halkımız maalesef. Bu noktada çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekiyor” diye konuştu.
‘650 ilaç piyasada yok’
Genel Sekreter Yardımcısı Yavuz Kayhan Yüreğir ise, ülkenin yokuş aşağı savrula savrula gittiğine dikkat çekerek “İşçiler, emekliler, EYT bekleyenler, öğrenciler başta olmak üzere herkes ayakta. İnsanlar ‘geçinemiyoruz, barınamıyoruz’ diyorlar. İnsanlar artık evini nasıl ısıtacağını, faturalarını nasıl ödeyeceğini, evine nasıl ekmek götürebileceğini, çocuklarını nasıl okutabileceğini düşünür hale geldi. Sağlık sisteminde büyük sıkıntı var. Dolar kuru yüzünden ilaçlar bulunamaz hale geldi. SGK, dolar ve euro artışından sonra 53 ilacı geri ödeme listesinden çıkardı. Şu anda 650 ilaç piyasada yok. Sağlık personeli isyan ediyor, gece zam yapılıyor, sabah geri çekiliyor. Ülke, bakanlıklar anlamında tamamen kontrolünü kaybetti. Her şey, tek adamın lafına bağlı hale geldi. Asgari ücret görüşmeleri Cumhurbaşkanı’nın onayına bırakıldı. İşçinin, memurun yanında olması gereken sendikalar ne yapacak? Sorunun kaynağı olanın, soruna çözüm olma şansı yoktur. Ülkenin kredi notları durağandan negatife döndü. Ekonomi sistemi yok, güvenlik zayıf, jeopolitik riskleri yüksek bir hale geldi. Sürekli Merkez Bankası Başkanı değişiyor. Türkiye’de işler gece oluyor, sabah duyuyoruz. Herkesin gözü kulağı asgari ücrette. Dolar 2021 Ocak ayında 7,40 TL idi. Asgari ücret 385 dolara tekabül ediyordu. Ocak 2022’ye geldiğimizde, asgari ücretin 385 dolar olabilmesi için belirlenmesi gereken asgari ücret 5 bin TL. Hükümeti acil olarak uyarıyoruz; asgari ücret 5 bin TL’nin altında olmamalı. Dolar arttıkça bütçe açık vermeye başladı. Temel ihtiyaç maddelerinde KDV acilen sıfırlanmalı. Üniversitede okuyan arkadaşlar ve tüm gençler için özel iletişim vergisi kaldırılmalı. Elektrik faturasından sayaç okuma bedeli kaldırılmalı. Tarımla ilgili vergiler kaldırılmalı. En düşük emekli maaşı asgari ücretle aynı orantıda olmalı” dedi.
Esra ALTUNKES
Kaynak: Haber Merkezi