Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyonda, yerel basın mensuplarıyla bir araya gelindi. Toplantıda temel gündem maddesi; gazetecilerin ekonomik haklarından ziyade, son yıllarda artan "düşünce suçlamaları" ve haber alma hakkına getirilen kısıtlamalar oldu. Muratpaşa İlçe Başkanı Hatice Coşkun, basının sadece bir haber iletim aracı değil, siyaset mekanizmasını halk adına denetleyen en kritik "fren mekanizması" olduğunu ifade etti. Coşkun, bir ülkenin bağımsızlık karnesinin basın özgürlüğü ile ölçüldüğünü hatırlatarak mevcut tabloya dair sert eleştirilerde bulunarak, çok sayıda gazetecinin yazdıkları ve fikirleri nedeniyle mahkeme salonlarında mesai harcamasının, ‘özgür basın’ söylemleriyle taban tabana zıt olduğu vurgulandı. Uygulanan ambargoların ve yıldırma politikalarının basın çalışanlarını otosansüre ittiği, bunun da toplumun gerçekleri öğrenme hakkını gasp ettiğini belirtti. Basın emekçilerinin sadece fikirsel baskı altında olmadığı, aynı zamanda ekonomik haklarının da ivedilikle yasal güvenceye kavuşturulması gerektiği ifade etti.

Merhum gazeteciler anıldı
Toplantının duygusal yanını ise Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler’in konuşması oluşturdu. 2025 yılının dünya genelinde gazeteciler için "kanlı ve zorlu" bir yıl olduğunu hatırlatan Güler, Antalya basın tarihine damga vurmuş ve ebediyete intikal etmiş isimleri tek tek andı. Zeki Özer’den Cengiz Savaşerï ‘ye kadar şehrin hafızası olan gazetecilere vefa gösterilen konuşmada, "Onların bıraktığı boşluğu dürüst ve cesur habercilikle doldurmak hepimizin borcudur" mesajı verildi.

Demokrasinin yeniden inşası
Saadet Partisi temsilcileri çözümün geçici paketlerde değil, köklü bir zihniyet değişiminde olduğunu belirtti. Demokrasinin ancak eleştiriye tahammül edilen bir ortamda yeşerebileceği, bu iklimin yaratılması için de basın kuruluşlarına yönelik her türlü haksız muameleye son verilmesi gerektiği çağrısıyla toplantı sona erdi.






