Antalyaspor için Beşiktaş deplasmanında yaşanan 4-2’lik mağlubiyet aslında 90 dakikalık bir oyundan çok ilk 10 dakikanın hikayesiydi. Daha maçın başında gelen iki gol, tüm planı çöpe attı. Bu sadece skor dezavantajı değil, oyunun kontrolünü tamamen rakibe teslim etmek anlamına geldi. Rakamlar da bunu açıkça gösteriyor. Beşiktaş’ın yüzde 60’ın üzerindeki topa sahip olma oranı, 20’nin üzerindeki şut sayısı, 10’a yakın korner kullanması Antalyaspor’un ne kadar geride kaldığını anlatıyor. En çarpıcı veri ise ceza sahası içindeki temas sayısı. Rakip 40’ın üzerinde ceza sahası aksiyonu üretirken Antalyaspor bu alanda 10-12 bandında kaldı. Yani oyun sürekli senin sahanda oynandı. Böyle bir tabloda kalecinin yaptığı kurtarışlar seni sadece oyunda tutar, maçı kazandırmaz.

Mardin’de futbolun önüne geçen olay: Tekmeli saldırı sonrası futbolcunun elmacık kemiği kırıldı
Mardin’de futbolun önüne geçen olay: Tekmeli saldırı sonrası futbolcunun elmacık kemiği kırıldı
İçeriği Görüntüle

Tepki var ama
Bu maçta Antalyaspor’un tamamen teslim olduğunu söylemek haksızlık olur. Çünkü iki kez geri dönüş sinyali veren bir takım izledik. Önce Sander van de Streek ile gelen gol, ardından ikinci yarının başında Samuel Ballet ile bulunan gol, skorun tekrar umutlanmasını sağladı. Ama burada kritik nokta şu: Antalyaspor bu golleri oyun üstünlüğü kurarak değil, anlık fırsatları değerlendirerek buldu. Zaten istatistikler de bunu doğruluyor. 10-11 şutla 2 gol bulmak önemli bir verimlilik ama sürdürülebilir değil. Çünkü rakip 20’den fazla şut üretirken sen bu kadar az pozisyonla maçı dengeleyemezsin. Bu da bize şunu gösteriyor: Antalyaspor’un hücumda bireysel kalitesi var ama bu kaliteyi besleyen bir oyun yok. O yüzden atılan goller bir planın değil, daha çok anın ürünü.

Oyun disiplini sorunu
Bu maçın en net çıktısı ise oyun disiplini eksikliği oldu. Antalyaspor sahada ne zaman öne çıkacağını, ne zaman geride kalacağını doğru ayarlayamadı. Orta saha ile savunma arasındaki mesafeler açıldı, rakip bu boşlukları rahatlıkla kullandı. Pas sayılarındaki fark bile bunu anlatıyor. Beşiktaş 450’nin üzerinde pas yaparken Antalyaspor 250 civarında kaldı. Bu sadece topa sahip olamamak değil, oyunu yönlendirememek demek. Ayrıca isabetli şut farkı da dikkat çekici. Rakip çift haneli isabet bulurken Antalyaspor 4-5 civarında kaldı. Bu tablo teknik heyet açısından da önemli bir uyarı. Çünkü bu kadar net bir oyun farkı sadece bireysel hatalarla açıklanamaz. Yapısal bir problem var. Bu takım sahada birlikte hareket edemiyor, bloklar arası bağlantıyı kuramıyor. Bu da seni her maçta kırılgan hale getiriyor.

Konyaspor eşiği
Şimdi tüm bu tabloyla birlikte gözler Konyaspor maçına çevrildi. Bu karşılaşma artık sezonun en kritik virajlarından biri. Çünkü rakip formda, son haftalarda kaybetmeyen, dengeli oynayan bir ekip. Üstelik 30’un üzerinde puanla Antalyaspor’un hemen üstünde yer alıyor. Yani bu maç sadece 3 puan değil, doğrudan sıralama maçı. Antalyaspor’un burada yapması gereken şey çok net. Öncelikle Beşiktaş maçındaki gibi erken kırılma yaşamamak. İlk 15 dakikayı risksiz geçirmek, oyunu dengelemek zorunda. İkinci olarak ise ceza sahası üretimini artırmak. 10 temasla değil, 20-25 temasla oynamak zorundasın. İç sahada oynayacaksın, taraftarın olacak, bu avantajı kullanmak zorundasın. Kalan haftalara baktığımızda iç saha maçlarının belirleyici olacağı net. Eğer Antalyaspor bu maçı kazanamazsa sadece puan kaybetmez, psikolojik üstünlüğü de kaybeder. Bu yüzden Konyaspor maçı bir maçtan fazlası. Bu maç, sezonun yönünü belirleyecek bir eşik.

Muhabir: GÜRKAN BALCI