Büyük Birlik Partisi (BBP) Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, belediyelerde gündeme gelen yolsuzluk iddiaları, denetim mekanizmaları ve siyasi koruma tartışmaları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, kamu yönetiminde temel ölçünün siyasi yakınlık değil, adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik olması gerektiğini ifade ederek, “Kamu hakkına dokunulamaz, milletin emaneti siyasetin ganimeti yapılamaz” dedi. Belediyelerle ilgili ortaya atılan iddiaların yalnızca suçlamaların kendisi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Asıl sorgulanması gereken; kimlerin denetlemediği, kimlerin göz yumduğu ve siyasi ilişkilerin hesabın önüne geçip geçmediğidir” ifadelerini kullandı. Yılmaz, bir belediye başkanı veya kamu görevlisi hakkında ciddi iddialar bulunması halinde bunun siyasi tartışmaların dışında, hukuk çerçevesinde ve şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu. Kamu malının herhangi bir makamın veya siyasi yapının üzerinde olmadığını vurguladı.
‘Adalet kişiye göre değişmez’
BBP’nin yaklaşımının kişiler ya da siyasi aidiyetler üzerinden şekillenmediğini dile getiren Yılmaz, “Bizim açımızdan mesele, ‘Kim bizim tarafımızda?’ meselesi değildir. Mesele, ‘Kim haklı, kim haksız; kim milletin hakkını koruyor, kim kamu hakkına zarar veriyor?’ meselesidir” dedi. Kamu malının şahsi çıkarların aracı haline getirilemeyeceğini söyleyen Yılmaz, devlet makamlarının hesap vermekten muafiyet anlamına gelmediğini belirtti. Denetim süreçlerinin de siyasi yakınlıklara göre farklılaştırılmaması gerektiğini kaydetti.
‘Yolsuzluk iddiası varsa araştırılmalı’
Yılmaz, yolsuzluk iddialarının herhangi bir siyasi kimlik nedeniyle görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek, “Yolsuzluk iddiası varsa üzeri örtülmemeli, hukuk içinde araştırılmalıdır. Suçun şahsiliği esastır ancak hiç kimse siyasi kimliği nedeniyle hesap vermekten muaf tutulamaz” diye konuştu. Siyasi partilerin ve yöneticilerin kamuoyuna karşı sorumluluğunun bulunduğunu ifade eden Yılmaz, vatandaşların siyasi kadroları adalet, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik kriterleri üzerinden değerlendirmesi gerektiğini söyleyerek, “Bizim için önce millet, önce devlet, önce adalet ve önce kamu hakkı vardır. Hz. Ömer’in adalet anlayışı bize yol göstermeli; günü kurtaran siyaset yerine hesabını millete ve hukuka verebilen bir yönetim anlayışı esas alınmalıdır. BBP’nin kırmızı çizgisi nettir; kamu hakkına dokunulamaz, milletin emaneti siyasetin ganimeti yapılamaz” şeklinde konuştu.


