Antalya’da Attalos Meydanı’nda bir araya gelen yaşam hakkı savunucuları, düzenledikleri basın açıklamasıyla hayvan hakları ihlallerinden iklim politikalarına, dijital takip sistemlerinden mülksüzleştirmeye kadar geniş bir yelpazede uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, ‘Mesele sadece bugün değil, yarın nasıl yaşayacağımızdır’ denilerek kamuoyuna birlik olma çağrısı yapıldı. Hayvan hakları savunucuları ve vatandaşlar, Antalya’da gerçekleştirdikleri basın basın açıklamasında hem yerel bakımevlerinde yaşanan şüpheli hayvan ölümlerini hem de küresel ve ulusal düzeyde yürütülen politikaları protesto etti. Açıklamada, 7527 sayılı yasadan akıllı şehirlere, iklim krizinden dijital takip sistemlerine kadar pek çok konu “yaşam hakkı mücadelesi” çatısı altında değerlendirildi.

Büyükşehir'e 89 yeni araç
Büyükşehir'e 89 yeni araç
İçeriği Görüntüle

‘Çiplenme özgürlüğü tehdit ediyor’

Açıklamada, sokak hayvanlarına yönelik uygulanan çip takma ve toplama süreçlerinin, ileride insan hayatına da uyarlanabileceği öne sürüldü. Akıllı şehirler, yapay gıdalar ve dijital izleme sistemleriyle insanlığın mülksüzleştirildiği ve kontrol altına alındığı bir geleceğin hazırlandığı iddia edilerek şu ifadelere yer verildi: “Kullandığımız elektrikten suyumuza, yediğimiz gıdadan kişisel verilerimize kadar hayatımızın her alanının kontrol edildiği bir yaşamı kabul etmek zorunda değiliz. Hayvanlar üzerinde başlayan kontrol mekanizmalarının yarın insan hayatına taşınacağını görmemiz gerekiyor. Nakitsiz, mülkiyetsiz ve seyahat özgürlüğünün kısıtlandığı bir gelecek istemiyoruz.” Söz konusu politikaların Antalya'da yapılması planlanan COP31 zirvesiyle daha da görünür hale geleceği savunulurken; tarım, hayvancılık, gıda güvenliği ve aile yapısını ilgilendiren tüm adımların sorgulanması gerektiği vurgulandı.

Kamuoyunda tartışmalara neden olan 7527 sayılı yasaya sert tepki gösterilen açıklamada, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından barınaklarda ve sokaklarda eziyet ile ölüm vakalarının arttığı belirtildi. Yetkililere seslenen eylemciler, sokak güvenliği gerekçesiyle hayvanların hedef gösterilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Bugün sokaklarımız güvenli değilse bunun nedeni sokak hayvanları mı, yoksa suç işleyen kişiler midir? Çocuklar ve kadınlar katledilirken tüm dikkatin köpeklerin üzerine çekilmesi çözüm değildir. Bir yasayı Meclis’ten geçirmeyi marifet gibi sunanlar bugün yaşananları görmezden gelemez. Bu yasa bizim gözümüzde kanlı bir tarihtir.”

Bakımevleri için şeffaflık çağrısı

Basın açıklamasının yerel gündeminde ise Antalya’daki ilçe ve büyükşehir bakımevlerinde yaşandığı iddia edilen hayvan ölümleri yer aldı. Yetkililerden yanıt bekleyen sorular sıralandı. Aksu Belediyesi Bakımevi’nde üzeri açık mezarlarda bulunan köpeklerle ilgili nekropsi (otopsi) sonuçlarının neden hâlâ kamuoyuna açıklanmadığı soruldu. Kirişçiler Bakımevi’nde kısa süre içinde yüzlerce hayvanın öldüğü ve gömüldüğü iddialarına dikkat çekilerek, bölgenin ziyarete kapatılması ve delillerin karartılması endişesi dile getirildi. Bakımevinin neden şeffaf biçimde bilgilendirme yapmadığı sorgulandı. Açıklamanın sonunda, mücadelenin sadece sokak hayvanlarıyla sınırlı olmadığı; deniz canlılarından deney hayvanlarına, doğadan insan onuruna kadar tüm yaşam alanlarını kapsadığı belirtildi. Topluma sosyal medyadaki suni gündemleri bırakıp geleceğe sahip çıkma çağrısında bulunularak,“Biz buradayız; hayvanlar için, doğa için, çocuklarımızın geleceği ve insan onuru için buradayız. Sessiz kalırsak bizim adımıza karar verecekler. Geleceğimizi başkalarının ellerine bırakmayalım. Yaşamak istiyoruz, yaşatmak istiyoruz” denildi.

Muhabir: Arzu YAVUZ