Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Belediyeler Birliği, Antalya Büyükşehir ve Konyaaltı Belediyesi Meclis Üyesi Eczacı Hür Diren Dağ, toplumda artan yoksulluk ve çaresizlik üzerinden sert bir adalet çağrısında bulundu. İnsanların ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını belirten Dağ, hırsızlık, yolsuzluk ve kamu hakkının ihlal edilmesine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi. Dağ, toplumda ekonomik nedenlerle yaşanan intiharların ve çaresizliklerin görmezden gelinemeyeceğini belirterek, insanların bu noktaya sürüklenmesinde rolü bulunan uygulamaların ve sorumluların hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Siyasetçiye tanınan tolerans
Siyasetçilere yönelik hesap verebilirlik konusunda toplumda oluşan tartışmalara dikkat çeken Dağ, “Ne yazık ki siyasetçilere tanınan tolerans, hiçbir kuruma tanınmıyor” ifadelerini kullandı. Siyasetin temel görevinin toplumsal refahı, huzuru ve güveni artırmak olduğunu vurgulayan Dağ, bunun yerine vatandaşları yoksulluk ve çaresizlikle karşı karşıya bırakan anlayışların sorgulanması gerektiğini söyledi. Dağ, kumar ya da finansal kayıplar nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşların durumunu da gündeme getirerek, “Kumar nedeniyle intihar eden gençlerimizin hakkını kim savunacak? Kumar oynayan bir milletvekili mi? Ya da borsada batıp hayatına son veren vatandaşımızın hakkını, borsadaki vurgunun baş aktörü olan bir milletvekili mi savunacak?” diye sordu.
‘Makam ve mevkiye göre olmamalı’
Toplumun ahlaki değerlerini koruması gerektiğini dile getiren Dağ, hırsızlık ve yolsuzluğun normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi. “Bizim oğlan, bizim kız” anlayışının terk edilmesi gerektiğini belirten Dağ, suç ve yanlış karşısında kişiye göre değişen bir yaklaşımın toplumun adalet duygusunu zedeleyeceğini ifade etti. Dağ, “Bir toplumda çürüme varsa yapılması gereken o çürümeyi görmezden gelmek değil; onu durdurmak, toplumun yeniden arınmasını ve adalet duygusunun güçlenmesini savunmaktır” dedi.
‘Herkes hukuk önünde eşit olmalı’
Adaletin kişiye, makama, mevkiye veya siyasi güce göre değişmemesi gerektiğini vurgulayan Dağ, toplumda suç karşısında eşit ve caydırıcı bir hukuk anlayışının hâkim olması gerektiğini söyledi. Dağ, farklı ülkelerde hukuk önünde eşitlik ve yaptırımların caydırıcılığı konusundaki uygulamaların da tartışılması gerektiğini belirtti. Toplumun geldiği noktayı sorgulaması gerektiğini ifade eden Dağ, “Ahlaki değerlerimizi ve adalet duygumuzu daha ne kadar kaybetmeye devam edeceğiz?” diye sordu. Dağ, sözlerini, “Makamı, mevkii ve siyasi kimliği ne olursa olsun herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir toplum için mücadele etmeliyiz” ifadeleriyle tamamladı.




