DİSK’in işçi sınıfının onurlu direnişinin en önemli simgelerinden biri olduğunu belirten DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük, konfederasyonun Saraçhane Mitingi’nden Kavel Direnişi’ne, Paşabahçe Grevi’ne kadar emeğin gücünü temsil ettiğini ifade etti. “13 Şubat 1967’de kurucularımız tarafından atılan imza, sadece bir kuruluş evrakı değil, işçi sınıfının hakları uğruna verdiği büyük bir irade beyanıydı. O imza, baskıya, sömürüye ve güvencesiz çalışmaya karşı ‘Bizi kurtaracak olan kendi kollarımızdır!’ diyenlerin imzasıydı” diyen Küçük, DİSK’in tarih boyunca darbelere, yasaklara ve her türlü baskıya rağmen mücadelesinden vazgeçmediğini dile getirdi. Türkiye’deki ekonomik tabloya değinen Küçük, yüksek enflasyonun işçi ve emekçileri her geçen gün daha da zor bir yaşam şartına sürüklediğini söyledi. “Türkiye, dünyada en yüksek enflasyona sahip altıncı ülke konumunda. İşçilerin, emekçilerin ve emeklilerin gelirleri, bilinçli bir şekilde bu enflasyona ezdiriliyor. Aralık ayında açıklanan asgari ücret, daha ilk ayında enflasyon karşısında eridi ve işçiler en az 70 milyar liralık alım gücü kaybına uğradı. Vergi adaletsizliği, işsizlik ve güvencesiz çalışma her geçen gün artıyor. Bugün işçilere reva görülen bu düzen, bizlere sadece daha fazla yoksulluk, hayat pahalılığı ve adaletsizlik sunuyor” ifadelerini kullanan Küçük, iktidarın işçi ve emekçilerin desteğini kaybettiğini bildiğini, bu nedenle toplumu baskı ve korku politikalarıyla susturmaya çalıştığını söyledi.
‘Yeter ki birleşelim’
Sendikal hakların hiçe sayıldığını ve grev yasaklarının arttığını belirten Küçük, “Türkiye’de sendikalı olmak hala en yaygın işten çıkarma gerekçesi olmaya devam ediyor. Grevler yasaklanıyor, yargı siyasallaştırılıyor ve işçi hakları her geçen gün daha fazla ihlal ediliyor. Hukuksuzluğu, baskıyı ve zulmü kendi iktidarlarının güvencesi olarak görenlere göstermeliyiz ki, işçilerden, emekçilerden, gençlerden, kadınlardan büyük bir güç yoktur. Yeter ki birleşelim, yeter ki dayanışmamızı güçlendirelim, yeter ki hakkımız olanı almak için birlikte mücadele edelim” diye konuştu. Küçük ayrıca DİSK’in önümüzdeki süreçte örgütlenme seferberliğine hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. İşçilerin insanca yaşayabilmesi için sendikal mücadelenin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Küçük, “Asgari ücrete mahkûm olmamak, açlık sınırında bir yaşam sürmemek için işçilerin tek yolu sendikalı olmaktır, DİSK’li olmaktır. Türkiye’yi ucuz emek cenneti haline getirme planlarını bozmanın, güvencesiz çalıştırılmayı durdurmanın tek yolu birlik olmaktır” dedi.





