DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük’ün değerlendirdiği DİSK-AR raporu, Türkiye’deki gelir dağılımı eşitsizliğini ve çalışanların yaşadığı hak kayıplarını gözler önüne serdi. Toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar kalması nedeniyle asgari ücretin istisna olmaktan çıkıp ortalama ücret haline geldiği vurgulandı. Türkiye, bu yaygınlığıyla Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Rapora göre, asgari ücret açlık sınırının altında kalırken, vergi adaletsizliği ve emeklilik sistemindeki çöküş milyonlarca çalışanı sefalete sürükledi. Rapordaki dikkat çekici güncel verilere göre; 2026 yılında belirlendiği gün açlık sınırının altında kalan net asgari ücret, yılın beşinci ayı itibarıyla yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine karşılık geliyor. Asgari ücretlinin kişi başına milli gelire oranı 1974 yılında yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye geriledi. Ayrıca bir asgari ücretli 2005’ten bu yana toplamda yaklaşık 23 Cumhuriyet altını kaybetti. Temel gıda maddelerine erişimde de büyük uçurumlar bulunuyor; Türkiye’deki bir asgari ücretlinin dana eti alım gücü Hollanda’dakinin dörtte birine, Fransa’dakinin ise üçte birine denk geliyor.

Kepez'de özel bireyler geleceğe umutla bakıyor
Kepez'de özel bireyler geleceğe umutla bakıyor
İçeriği Görüntüle

Ortalama ücret haline geldi

Raporda, Türkiye’de asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altı bir ücretle çalışanların kapsamının yüzde 35’e yakın olduğu, TİS kapsamının ise yüzde 10 düzeyinde kaldığına dikkat çekildi. Türkiye’deki işçiler, düşük ücretler ve büyümeden dışlanma politikaları nedeniyle her geçen gün yoksullaşırken, 2026 yılında Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip Avrupa ülkesi sayısı yalnızca üçe düştü. Vergi sisteminin mevcut eşitsizliği daha da derinleştirdiğine dikkat çeken Vedat Küçük, az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alınan bir düzen kurulduğunu ifade etti. 2026 verilerine göre işçinin brüt ücretinin ortalama dörtte birinden fazlası vergi ve kesintilere gidiyor ve işçiler yılın üç ayını yalnızca bu kesintileri ödemek için çalışıyor. Toplanan her 100 TL’lik verginin 64 TL’sini dolaylı vergiler oluştururken, işçilerin vergi gelirleri içindeki payı yüzde 19,6 ile yüzde 13,1 pay alan sermayenin de üzerine çıkmış durumda. Emeklilik sisteminin de tablodan farklı olmadığını belirten raporda, ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranının 2002’de yüzde 122 iken 2025’te yüzde 84’e düştüğü ve emekli aylıklarının asgari ücretin yüzde 16 altına gerilediği ifade edildi. Düşük aylıklar sebebiyle geçinemeyen emeklilerin oranı 2002’de yüzde 36,6 iken 2025’te yüzde 69,5’e yükseldi; böylece her üç emekliden ikisi yeniden çalışmak zorunda bırakıldı.

Muhabir: Serpil METİN