Antalya'da nöbetçi eczaneler: 30 Eylül
Antalya'da nöbetçi eczaneler: 30 Eylül
İçeriği Görüntüle

Doğu Anadolu ile Karadeniz’in kesişim noktasında yer alan Bayburt, kadim tarihi, heybetli kalesi ve Çoruh Nehri’nin kıyısına serpilen dingin yaşamıyla keşfedilmeyi bekleyen gizli bir rota. İpek Yolu'nun tarihi ayak izlerini taşıyan bu sakin şehir, hem tarih meraklılarına hem de doğayla baş başa kalmak isteyen gezginlere benzersiz bir atmosfer sunuyor. Şehre adım atar atmaz ziyaretçileri karşılayan en görkemli yapı, bir tepe üzerine kurulu olan Bayburt Kalesi. Zigana ve Kop dağlarının geçit verdiği bu stratejik nokta, asırlar boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Çoruh Nehri’ne tepeden bakan surlara çıkıldığında, nehrin kıvrıla kıvrıla şehri nasıl ikiye böldüğünü ve vadinin eşsiz manzarasını seyrediliyor. Çoruh Nehri sadece şehre hayat vermekle kalmıyor; rafting ve su sporları tutkunları için de Türkiye’nin en heyecan verici parkurlarından birini oluşturuyor.

Gelenekten geleceğe: Baksı Müzesi

Bayburt gezi rotasının hiç şüphesiz en sıra dışı duraklarından biri, Bayraktar Köyü’nde yükselen Baksı Müzesi. Ressam ve akademisyen Hüsamettin Koçan tarafından kurulan müze, çağdaş sanatı geleneksel el sanatlarıyla aynı çatı altında buluşturuyor. Kent merkezinden yaklaşık 45 dakika uzaklıkta, Çoruh Vadisi’ne hakim bir tepede konumlanan bu yapı, mimarisi ve sergilediği eserlerle sadece Türkiye’den değil, dünyadan da pek çok sanatseveri ağırlıyor. 2014 yılında Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü kazanan Baksı Müzesi, Bozkırın ortasında yükselen bir vaha gibi. Bayburt'un tarih derinliği sadece yer üstüyle sınırlı değil. Aydıntepe ilçesinde tesadüf eseri ortaya çıkarılan Aydıntepe Yeraltı Şehri, yüzeyden metrelerce aşağıda tüf kayalar oyularak inşa edilmiş. Halen tam olarak ne kadar derine gittiği ve genişliği çözülemeyen bu yapı; galerileri, havalandırma bacaları ve odalarıyla ziyaretçilerine gizemli bir zaman yolculuğu vaat ediyor.

Dede Korkut’un diyarı

Bayburt, Türk edebiyatının ve kültürünün en önemli simgelerinden Dede Korkut ile de anılıyor. Yılda bir düzenlenen Dede Korkut Şenlikleri şehre ayrı bir hareketlilik katarken, Masat Köyü’nde yer alan Dede Korkut Türbesi kültürel turun vazgeçilmez noktalarından biri oluyor. Gezinin yorgunluğunu atmak için ise Bayburt mutfağının özgün tatları devreye giriyor. Bayburt ketesi, tereyağlı ve tel tel yapısıyla çay saatlerinin vazgeçilmezi. Yalancı dolma; lahana yaprağına sarılan özel harcıyla bölgenin öne çıkan lezzetlerinden. Ziron; yufka, yoğurt ve tereyağının muhteşem uyumu. Bayburt’u ziyaret etmek için en ideal zaman, doğanın tüm renklerini cömertçe sergilediği ilkbahar sonu ile sonbahar başlangıcı arasındaki dönem. Şehrin sakin temposu, kalabalıktan uzaklaşıp yenilenmek isteyenler için birebir.

Muhabir: Arzu YAVUZ