SDÜ Öğretim Üyesi Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır trafik kazasında hayatını kaybetti
SDÜ Öğretim Üyesi Üyesi Prof. Dr. İsmail Kır trafik kazasında hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Antalya İl Başkanı Sadık Acar, Mayıs 2026 Açlık-Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın sonuçlarını değerlendirerek, çalışanlar, emekliler ve dar gelirli vatandaşların her geçen gün daha ağır ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Acar, açlık sınırının asgari ücreti, yoksulluk sınırının ise birçok kamu çalışanının gelirini geride bıraktığını belirterek ekonomik tablonun alarm verdiğini ifade etti. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR tarafından hazırlanan Mayıs 2026 Açlık-Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, mayıs ayında 37 bin 655 liraya yükseldi. Aynı ailenin barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli toplam harcama tutarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 113 bin 845 liraya çıktı.

‘Açlık sınırı açık ara önde’

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Antalya İl Başkanı Sadık Acar, araştırma sonuçlarının toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gözler önüne serdiğini belirtti. Acar, “Mayıs ayında açlık sınırı bir önceki aya göre 1 bin 342 lira artarak 37 bin 655 liraya ulaştı. Yoksulluk sınırı ise 5 bin 25 liralık artışla 113 bin 845 liraya yükseldi. Bu rakamlar milyonlarca vatandaşın gelirinin temel yaşam maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını ortaya koyuyor. Açlık sınırı bugün 28 bin 75 lira olan asgari ücretin 9 bin 580 lira üzerine çıkmış durumda” dedi. Ekonomik koşulların özellikle emekliler açısından daha da ağırlaştığını vurgulayan Acar, en düşük emekli aylığının temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak kaldığını söyledi. Acar, “Bugün 20 bin lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı açlık sınırının 17 bin 655 lira altında kalıyor. Başka bir ifadeyle en düşük emekli aylığı, dört kişilik bir ailenin yalnızca 16 günlük beslenme giderine karşılık geliyor. Emeklilerimiz yıllarca çalışıp ülkeye hizmet etmelerine rağmen yaşamlarının en zor dönemlerinden birini geçiriyor” ifadelerini kullandı. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından birinin de yoksulluk sınırı ile gelirler arasındaki uçurum olduğunu belirten Acar, mevcut ücret politikalarının vatandaşın alım gücünü koruyamadığını kaydetti. ‘Bugün dört kişilik bir ailede herkes asgari ücretle çalışıyor olsa bile haneye giren toplam gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor’ diyen Acar, “Dört asgari ücretin toplamı dahi yoksulluk sınırını aşamıyor. Aradaki fark yaklaşık bin 545 liraya ulaşıyor. Bu durum, çalışan yoksulluğunun ülkemizde ne kadar yaygın hale geldiğinin en somut göstergesidir” diye konuştu.

‘Memur maaşı da çok geride’

Kamu çalışanlarının da ekonomik baskıyı yoğun şekilde hissettiğini ifade eden Acar, memur maaşlarının yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Araştırmaya göre aile ve çocuk yardımı dahil en düşük memur maaşı 61 bin 890 lira seviyesinde bulunurken, ortalama memur maaşı ise 67 bin 630 lira olarak hesaplandı. Bu rakamların yoksulluk sınırının oldukça altında kaldığını belirten Acar, “En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yalnızca yüzde 54’ünü, ortalama memur maaşı ise yüzde 59’unu karşılayabiliyor. En düşük memur maaşının yoksulluk sınırına ulaşabilmesi için yaklaşık yüzde 84 oranında artırılması gerekiyor” dedi.

‘Gıdadaki artış durdurulamıyor’

Araştırmada yer alan verilerin temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarının sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Acar, özellikle protein kaynaklarındaki yükselişin aile bütçelerini zorladığını ifade etti. Mayıs ayında dört kişilik bir ailenin yalnızca et, balık ve yumurta için yapması gereken aylık harcamanın 11 bin 191 liraya çıktığını belirten Acar, süt, yoğurt ve peynir harcamalarının da 7 bin 737 liraya yükseldiğini söyledi. Sebze harcamalarının 5 bin 491 liraya, ekmek ve tahıl ürünleri için yapılması gereken harcamanın ise 3 bin 263 liraya ulaştığını kaydeden Acar, “Sağlıklı ve dengeli beslenmek artık dar gelirli vatandaşlarımız için her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi. Gıda dışındaki temel harcamalarda da ciddi artışlar yaşandığını ifade eden Acar, özellikle kira ve ulaşım maliyetlerinin aile bütçelerinde büyük yük oluşturduğunu söyledi. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin aylık barınma harcaması 22 bin 655 liraya, ulaştırma giderleri ise 17 bin 975 liraya yükseldi. Giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 982 liraya, sağlık giderleri 3 bin 135 liraya, eğitim harcamaları ise 2 bin 870 liraya çıktı. Acar, “Vatandaş artık yalnızca karnını doyurmak için değil, evinde oturabilmek, çocuğunu okula gönderebilmek ve işe gidip gelebilmek için de büyük bir mücadele veriyor” diye konuştu.

‘İnsanca yaşam herkesin hakkı’

Ekonomide yaşanan gelişmelerin gelir dağılımını daha da bozduğunu belirten Acar, çalışanların ve emeklilerin alım gücünün hızla eridiğini söyledi. Yıl başında yapılan ücret artışlarının yüksek enflasyon karşısında etkisini kısa sürede kaybettiğini vurgulayan Acar, “Asgari ücretliye yapılan yüzde 27’lik zam, memurlara verilen yüzde 18,6’lık artış ve emeklilere yapılan yüzde 12,19’luk düzenleme ilk aylarda eridi. Vatandaşın cebine giren para artarken marketteki, pazardaki ve kiradaki fiyatlar çok daha hızlı yükseldi” ifadelerini kullandı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Antalya İl Başkanı Sadık Acar, ekonomik politikaların çalışanları, emeklileri ve dar gelirli kesimleri koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Birleşik Kamu-İş olarak çalışanların, emeklilerin ve tüm yurttaşlarımızın insanca yaşayabileceği bir ücret ve gelir düzeyi talep ediyoruz. Açlık sınırının 38 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 114 bin liraya dayandığı bir ortamda milyonlarca insan geçim mücadelesi vermektedir. İnsan onuruna yaraşır yaşam koşullarının sağlanması için ücret politikalarının gerçek enflasyon ve yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden belirlenmesi artık zorunlu hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Esra ALTUNKES