Çalışmak, üretmek ve ekonomik bağımsızlığını kazanmak isteyen engelli bireyler istihdamda fırsat eşitliği beklerken, yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenler idari para cezasıyla karşı karşıya kalıyor. Engelli istihdamındaki bu tabloya tepki gösteren Türkiye Sakatlar Derneği Antalya Şube Başkanı ve Antalya Kent Konseyi Engelliler Meclisi Başkanı Mehmet Karavural, işverenlere sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.
‘İş imkânı yerine ceza tercih ediliyor’
Engelli istihdamının yalnızca yasal bir kota uygulaması olarak görülmemesi gerektiğini belirten Karavural, engelli bireylerin çalışma hayatına katılmasının ekonomik özgürlük ve toplumsal yaşama dahil olma açısından büyük önem taşıdığını söyleyerek, işverenlerin engelli çalışan istihdam etmek yerine idari para cezasını göze almasının düşündürücü olduğunu ifade etti.

Hayata katılma fırsatı
Engelli bir bireyin çalışma hayatına katılmasının; ekonomik özgürlüğünü kazanması, toplumsal yaşama dahil olması ve kendi geleceğini kurabilmesi demek olduğunu belirten Karavural, “Bir işverenin engelli istihdam etmek yerine ceza yaptırımıyla karşı karşıya kalmayı göze alması, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur. Çünkü burada kaybedilen yalnızca bir iş imkânı değil, bir insanın hayata katılma fırsatıdır” dedi.
‘Yasal yükümlülük yerine getirilmeli’
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında 50 ve üzeri işçi çalıştıran özel sektör iş yerlerinde yüzde 3, kamu iş yerlerinde ise yüzde 4 engelli işçi çalıştırma zorunluluğu bulunduğunu hatırlatan Karavural, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Engelli istihdamının bir tercih değil, yasal ve toplumsal sorumluluk olduğunu belirten Karavural, işverenlere yönelik yaptırımların caydırıcılığının güçlendirilmesini istedi.
‘Ceza gelirleri engellilere fırsat olmalı’
Engelli çalıştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlerden alınan idari para cezalarının kullanımına da değinen Karavural, bu kaynakların engelli bireylerin istihdamını desteklemek amacıyla değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Söz konusu kaynakların İŞKUR bünyesindeki yetkili komisyon aracılığıyla engellilerin kendi işlerini kurmaları, mesleki eğitim ve rehabilitasyonları, destek teknolojileri ve istihdam projeleri için kullanıldığını belirten Karavural, projelerin sonuçlarının da yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
‘Kaynak aktarmak yeterli değil’
Karavural, yalnızca kaynak aktarmanın yeterli olmadığına dikkat çekerek, “Bu desteklerle kaç engelli bireyin kendi işini kurduğu, kaç kişinin istihdam edildiği ve sağlanan istihdamın ne kadar sürdürülebilir olduğu takip edilmelidir. İdari para cezalarından elde edilen kaynakların engelli bireylerin bağımsız yaşamına, üretimine ve istihdamına dönüşmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Engellilik üretmeye engel değil’
Engelli bireylerin toplumda yalnızca yardıma ihtiyaç duyan kişiler olarak görülmesine karşı çıkan Karavural, fırsat eşitliği sağlandığında engelli vatandaşların da üretime ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunabileceğini dile getirdi. Engelli bireylerin bilgi, eğitim ve yetenekleri doğrultusunda çalışma hayatında yer almak istediğini belirten Karavural, “Engelli bireyler yardım bekleyen değil; fırsat verildiğinde üreten, çalışan, kazanan ve topluma değer katan bireylerdir. Onlara acımak değil, önlerindeki engelleri kaldırmak zorundayız. Bir insanın tekerlekli sandalye kullanması, onun yeteneklerini, bilgisini ve çalışma azmini ortadan kaldırmaz. Asıl engel, insanlara fırsat vermeyen anlayıştır” dedi.
‘İşverenlere eşit fırsat çağrısı’
İş yerlerinde fiziksel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması, engelli bireylerin eğitim ve yeteneklerine uygun işlerde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karavural, işverenlere çağrıda bulundu. Engelli bireylerin ayrıcalık değil, eşit fırsat istediğini ifade eden Karavural, “Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, eşit fırsattır. Engelli bireyler adına merhamet değil, hak ve adalet istiyoruz. Bir iş yerinde engelli bir vatandaşımıza açılan kapı, onun bağımsız yaşamına, ailesinin geleceğine ve toplumun vicdanına açılmış bir kapıdır. İşverenler cezayı ödemeyi değil, engelli bireylere fırsat vermeyi tercih etmelidir. Çünkü engellilik bir insanın üretmesine engel değildir; asıl engel, fırsat eşitliğini sağlamayan anlayıştır” diyerek konuşmasını tamamladı.





