Antalya’da özellikle kira ve barınma maliyetleri üzerinden gündeme gelen geçim sıkıntısı, vatandaşların en önemli ekonomik sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Antalya Kiracılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KİRA-DER) Başkanı Cengiz Kul, ekonomik göstergelerin yalnızca büyüme ve maaş artışları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, vatandaşın gerçek yaşam koşullarının dikkate alınması çağrısında bulundu. Kul, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, geçim sıkıntısının artık yalnızca dar gelirli vatandaşların yaşadığı bir problem olmaktan çıktığını, toplumun geniş kesimlerini etkileyen ortak bir ekonomik mesele haline geldiğini ifade etti.

‘Ay sonunu getirmek zorlaşıyor’

KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul, maaş ve ücretlerde yapılan artışların vatandaşın satın alma gücündeki kaybı telafi edip etmediğinin esas mesele olduğunu söyledi. Kul, “Maaşlar açıklanıyor, zamlar yapılıyor; ancak hayat pahalılığı karşısında milyonlarca vatandaş ay sonunu getirmekte zorlanıyor. Emekliler, asgari ücretliler, memurlar ve çalışanlar artan kira, gıda, enerji ve temel ihtiyaç giderleri karşısında her geçen gün daha fazla ekonomik baskı altında kalıyor” ifadelerini kullandı. Kul’a göre vatandaş açısından açıklanan maaş rakamından daha önemli olan, o maaşla ay sonunda geriye ne kadar para kaldığı. Ekonomik büyüme rakamlarının tek başına toplumun refah düzeyini göstermediğini belirten Kul, vatandaşın alım gücünün de ekonomik değerlendirmelerin merkezinde olması gerektiğini vurguladı. “Ekonomik büyüme rakamları kadar vatandaşın alım gücü de önemlidir” diyen Kul, insanların insanca yaşayabileceği, emeğinin karşılığını alabildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir ekonomik düzenin toplumun ortak beklentisi olduğunu söyledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Haziran 2026 verilerine göre tüketici fiyat endeksi yıllık yüzde 32,11 arttı. Aynı dönemde konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubundaki yıllık artış yüzde 45,14, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki yıllık artış ise yüzde 35,45 olarak açıklandı. Bu tablo, özellikle gelirinin önemli bölümünü kira, gıda ve faturalar gibi zorunlu harcamalara ayırmak zorunda kalan haneler açısından geçim mücadelesinin neden ağırlaştığını ortaya koyuyor.

‘Barınma temel bir insan hakkı’

KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul’un değerlendirmesinin merkezinde ise konut ve kira sorunu yer aldı. Antalya gibi nüfus hareketliliğinin yoğun olduğu, turizm ve hizmet sektörünün önemli bir ekonomik ağırlığa sahip olduğu kentlerde kira giderlerinin çalışanların bütçesi üzerindeki baskısı daha fazla hissediliyor. Kul, barınmanın yalnızca ekonomik bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini savunarak, vatandaşların gelirleriyle ulaşabilecekleri güvenli ve sürdürülebilir konut seçeneklerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Kira giderinin sürekli yükselmesiyle birlikte vatandaşların yalnızca konut tercihlerini değil, yaşam biçimlerini de değiştirmek zorunda kaldığını belirten Kul, yüksek kiraların aile bütçesinde diğer zorunlu harcamalara ayrılan payı daralttığını ifade etti. KİRA-DER Başkanı Kul’un daha önce yaptığı açıklamalarda da kira sorununda kiracı ve ev sahibinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yaptığı görülüyor. Kul, çözümün tarafları birbirine karşı konumlandırmak yerine devletin destek mekanizmaları oluşturmasından geçtiğini savunuyor. Kul’un yaklaşımına göre kira krizinin çözümünde hem kiracının korunması hem de ev sahibinin mağdur edilmemesi gerekiyor. Bunun için sosyal konut politikalarının güçlendirilmesi, dar gelirli vatandaşlara yönelik kira desteklerinin değerlendirilmesi ve konut arzının artırılması gerektiği belirtiliyor.

Rakamlar arasındaki fark

KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul’un paylaşımında yer alan tabloda ise yoksulluk ve açlık sınırı ile çeşitli gelir gruplarına ilişkin rakamlar yan yana getirildi. Paylaşılan görselde yoksulluk sınırı 120 bin 325 TL, açlık sınırı 36 bin 940 TL, bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 47 bin 758 TL olarak gösterildi. Aynı görselde öğretmen maaşı 75 bin TL, en düşük memur maaşı 70 bin TL, asgari ücret 28 bin TL ve en düşük emekli maaşı 23 bin 552 TL olarak yer aldı. Görselde ayrıca bakan maaşı 318 bin 9 TL, milletvekili maaşı 310 bin 330 TL, emekli milletvekili aylığı 201 bin 677 TL ve hem milletvekili hem de emekli aylığı alanların toplam geliri 512 bin TL olarak ifade edildi. Bu rakamların kaynağı görsel üzerinde belirtilmediği için söz konusu maaş ve sınır rakamları haber kapsamında bağımsız olarak doğrulanmış resmi veriler olarak değil, Cengiz Kul’un paylaşımında yer alan veriler olarak değerlendirilmelidir. Kul, toplumdaki ekonomik sorunların kalıcı biçimde çözülmesi için gelir dağılımındaki adaletsizliklerin de ele alınması gerektiğini belirtti. Vatandaşların yalnızca maaş artışı değil, satın alma gücünü artıracak kalıcı ekonomik politikalar beklediğini ifade eden Kul, “Toplumun refahını artıracak kalıcı çözümler üretilmesi, gelir adaletinin güçlendirilmesi ve vatandaşın yaşam koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor” dedi. Kul’a göre ücretlerin nominal olarak artması tek başına yeterli değil. Eğer kira, gıda, enerji, ulaşım ve diğer zorunlu giderler gelirden daha hızlı yükseliyorsa vatandaşın eline geçen paranın gerçek değeri düşüyor.

Kira-ücret arasındaki makas

Özellikle Antalya’da çalışanların önemli bir bölümünün gelirinin ciddi kısmını barınmaya ayırmak zorunda kaldığını belirten Kul, kira ile ücret arasındaki makasın daraltılması gerektiğini savundu. Konut giderlerinin çalışanların gelirleri karşısında sürdürülebilir olmaktan çıkmasının yalnızca kiracıları değil, kent ekonomisini de etkilediğini belirten Kul, çalışanların iş yerlerine yakın bölgelerde konut bulamamasının ulaşım maliyetlerini artırdığını, bunun da aile bütçesine yeni bir yük getirdiğini ifade etti. Böylece yüksek kira nedeniyle başka bölgelere taşınan vatandaşların ulaşım giderlerinin arttığını, kira ile mücadele ederken bu kez ulaşım maliyetiyle karşı karşıya kaldığını belirten Kul, konut politikalarının kent planlaması ve ulaşım politikalarından ayrı düşünülmemesi gerektiğini söyledi. Kira sorununda yalnızca mevcut kiralara müdahale edilmesinin yeterli olmayacağını belirten Kul, uzun vadeli çözüm için konut arzının artırılması gerektiğini dile getirdi. Türkiye genelinde Haziran 2026’da 43 bin 406 ilk el, 86 bin 573 ikinci el konut satışı gerçekleşti. Toplam satışlarda ikinci el konutların payı yüzde 66,6 oldu. Kul’un dikkat çektiği temel nokta ise konut sahibi olma imkânının genişletilmesi ve kiralık konut piyasasında dar gelirli vatandaşların ulaşabileceği seçeneklerin artırılması.

Kepez'de Sünnet Şöleni coşkusu
Kepez'de Sünnet Şöleni coşkusu
İçeriği Görüntüle

‘Gençler de barınma sorunu yaşıyor’

Kira krizinin yalnızca emekliler ve asgari ücretliler açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kul, gençlerin ve yeni iş hayatına başlayan çalışanların da barınma konusunda ciddi güçlüklerle karşılaştığını söyledi. Özellikle tek başına yaşayan bir çalışanın maaşından kira, aidat, elektrik, su, doğal gaz, ulaşım ve gıda giderleri çıktıktan sonra sosyal yaşamına ve geleceğe yönelik birikimine yeterli kaynak ayırmasının zorlaştığını belirten Kul, bunun toplumun gelecek beklentisini de olumsuz etkilediğini ifade etti. Cengiz Kul, ekonomik politikaların nihai hedefinin insanların daha rahat ve güvenli bir hayat sürdürebilmesi olması gerektiğini söyledi. Kul, “İnsanların insanca yaşayabileceği, emeğinin karşılığını alabildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir düzen herkesin ortak beklentisidir” diyerek, ekonomik politikaların merkezinde vatandaşın yaşam kalitesinin bulunması gerektiğini vurguladı. Türkiye’de tüketici güven endeksi Temmuz 2026’da 89,8 olarak açıklandı. Endeks haziran ayındaki 87,9 seviyesinden yükselmiş olsa da 100’ün altında bulunuyor. KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul, paylaşımının sonunda vatandaşlara da çağrıda bulunarak, ekonomik tablonun toplumun geniş kesimleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kul, “Rakamlar ortada. Peki sizce bu tablo değişmeli mi?” diyerek vatandaşların görüşlerini paylaşmasını istedi. Kul’un açıklamaları, Antalya’da kira ve barınma sorununun yanı sıra Türkiye genelindeki geçim sıkıntısını da yeniden gündeme taşıdı. KİRA-DER Başkanı Cengiz Kul’un çağrısı özetle şu noktada birleşiyor: Vatandaşın yalnızca maaşının değil, hayat standardının yükseltilmesi; kira ve temel ihtiyaç giderleri karşısında ezilmeyeceği bir gelir düzeninin oluşturulması ve kiracı ile ev sahibini karşı karşıya getirmeden kalıcı barınma politikalarının hayata geçirilmesi.

Muhabir: Esra ALTUNKES