Komisyon üyeleri, hazırladıkları acil çağrı metnini Birleşmiş Milletler ve ilgili uluslararası kurumlara posta yoluyla gönderdi. Patlak: Güllük PTT önünde gerçekleştirilen eylemde basın metnini İHD Antalya Kadın Komisyonu adına Semra Yeşilyurt okudu. Açıklamada; Suriye’de faaliyet yürüten HTŞ bağlantılı grupların Alevi, Dürzi, Kürt ve Ermeni halklarına yönelik saldırılarının sistematik bir boyuta ulaştığı vurgulandı. Özellikle kadınların ve kız çocuklarının bu süreçte savaş suçlarının doğrudan hedefi haline geldiği belirtildi.

‘Kadın bedeni savaş silahı’
Semra Yeşilyurt tarafından okunan açıklamada, 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan vahşete değinildi. Bir kadının cansız bedeninin inşaattan aşağı atılması ve sahadan gelen cinsel işkence haberlerinin münferit değil, örgütlü bir politikanın parçası olduğu ifade edildi. Yeşilyurt, "Kadın bedeni açıkça savaşın bir silahı haline getirilmiştir" dedi. İnsan hakları savunucusu kadınlar, Birleşmiş Milletler’in 1325 sayılı ‘Kadın, Barış ve Güvenlik’ kararını hatırlatarak, “Birleşmiş Milletler, bölgedeki kadınlara yönelik savaş suçlarına karşı açık ve bağlayıcı bir tutum almalıdır. Avrupa Birliği ve üye devletler, taraf oldukları uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirmelidir. Uluslararası kamuoyu ve kadın milletvekilleri, Rojava’daki vahşete karşı sessizliğini bozmalıdır” mesajını yeniledi. Açıklamanın sonunda, coğrafi yakınlık nedeniyle Suriye’deki savaşın etkilerinin Türkiye’deki kadınlar tarafından da derinden hissedildiği belirtildi. İHD’li kadınlar, uluslararası kadın dayanışmasını büyütme çağrısında bulunarak, "Yaşananları hatırlatmak ve sessizliğin son bulmasını sağlamak için sorumluluk alınmasını bekliyoruz" mesajını verdi.






