Tüm Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Menduh Tığıtepe, yazılı bir açıklama yaparak yetkili sendikaların tutumunu eleştirdi. Üye sayılarınm açıklanmasının ardından yetki alan sendikaların kutlama mesajları yayımladığını ancak işçinin toplu iş sözleşmesi süreci hakkında tek kelime etmediğini vurguladı. Genel merkezlerde ağırlanmanın, şubelerde fotoğraf vermenin ve sosyal medyada sendikacılık görüntüsü oluşturmanın kolay olduğuna dikkat çekilen açıklamada, asıl meselenin işçinin hakkını masada savunmak olduğu ifade edildi. Aidat zamanı işçiyi hatırlayıp sözleşme zamanı sessizliğe bürünmenin kabul edilemez olduğu belirtildi.
Şeffaf bir takvim açıklanmalı
Açıklamada, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 35, 46 ve 47. maddelerinde düzenlenen sürecin ortada olduğu hatırlatıldı. Yetkili sendikaların işçinin karşısına çıkarak toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin açık ve şeffaf bir takvim açıklamak zorunda olduğu vurgulandı. Tüm Sağlık-İş, yetkili sendikalara şu soruları yöneltti: Toplu iş sözleşmesi görüşmelerine ne zaman başlayacaksınız? İşçinin taleplerini ne zaman açıklayacaksınız? İşçinin alım gücü her gün erirken neden sessizsiniz?
‘Sendikacılık mücadele etmektir’
Sürecin uzatılarak enflasyonun işçinin ücretini eritmesine ve ardından elimizi taşın altına koyduk denilmesine izin vermeyeceklerini belirten sendika, işçinin bir aidat kaynağı değil sorumluluk olduğunu kaydetti. Sendikacılığın makamda oturmak veya sosyal medyada fotoğraf paylaşmak olmadığı, alın terinin karşılığını almak için mücadele etmek olduğu ifade edildi. Tüm Sağlık-İş Sendikası, 6356 sayılı Kanun'un öngördüğü sürecin işletilmesi, takvim ve taleplerin açıklanarak masaya oturulması çağrısında bulundu. Yetkinin bir ayrıcalık değil işçinin verdiği bir emanet olduğu vurgulanırken, sürecin takipçisi olunacağı ve ne zaman masaya oturacaksınız sorusunun sorulmaya devam edileceği duyuruldu.





