Yanlış saklama koşullarının yalnızca lezzet kaybına değil, aynı zamanda besin değerlerinin azalmasına ve gıda israfının artmasına neden olduğunu belirten Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, vatandaşları bilinçli tüketim konusunda uyardı. Manavoğlu, özellikle sebze, meyve ve temel gıda ürünlerinin gelişigüzel şekilde buzdolabına yerleştirilmesinin ciddi kalite kayıplarına yol açtığını ifade ederek, “Toplumda yaygın bir yanlış algı var. Soğuk ortamın her zaman güvenli saklama anlamına geldiği düşünülüyor. Oysa bazı besinler düşük sıcaklıkta yapısını bozuyor, aromasını kaybediyor ve besin değerinde ciddi düşüş yaşanıyor” dedi.
‘Domates tadını kaybediyor’
En sık yapılan hatalardan birinin domatesi buzdolabına koymak olduğunu vurgulayan Manavoğlu, düşük sıcaklığın domatesin aroma bileşenlerini olumsuz etkilediğini söyledi. Domatesin soğuk ortamda unumsu ve tatsız bir yapıya dönüştüğünü belirten Manavoğlu, “Domates oda sıcaklığında saklandığında hem lezzetini hem de doğal yapısını korur. Özellikle olgun domateslerin buzdolabında tutulması aroma kaybına yol açıyor” ifadelerini kullandı. Patatesin de yanlış saklanan ürünler arasında yer aldığını belirten Manavoğlu, buzdolabındaki düşük sıcaklığın patates içerisindeki nişastayı şekere çevirdiğini söyledi. Bunun hem tat değişimine hem de pişirme sırasında istenmeyen kimyasal reaksiyonlara neden olabileceğini ifade eden Manavoğlu, patatesin serin, kuru ve güneş görmeyen ortamlarda muhafaza edilmesi gerektiğini kaydetti.
‘Ekmek daha hızlı bayatlıyor’
Vatandaşların büyük bölümünün ekmeği uzun süre dayanması için buzdolabına koyduğunu belirten Manavoğlu, bunun tam tersine bayatlamayı hızlandırdığını söyledi. Soğuk ortamın ekmeğin nem yapısını bozduğunu dile getiren Manavoğlu, “Kısa sürede tüketilecek ekmek oda sıcaklığında saklanmalı. Uzun süre muhafaza edilecekse dondurucuda saklanması daha doğrudur” dedi. Balın da buzdolabına konulmaması gereken ürünlerden biri olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, düşük sıcaklığın balın kristalleşme sürecini hızlandırdığını söyledi. Bunun balın bozulduğu anlamına gelmediğini ancak kıvam değişikliği nedeniyle tüketim kalitesini düşürdüğünü belirten Manavoğlu, balın güneş görmeyen serin dolaplarda saklanmasının yeterli olduğunu ifade etti. Muz gibi tropikal meyvelerin de düşük sıcaklıktan olumsuz etkilendiğini söyleyen Manavoğlu, buzdolabına konulan muzların hızla karardığını ve doğal olgunlaşma sürecinin bozulduğunu belirtti. Tropikal meyvelerin oda sıcaklığında muhafaza edilmesinin daha sağlıklı olduğunu kaydetti.
Soğan ve sarımsakta küf riski
Soğan ve sarımsağın buzdolabındaki nemli ortam nedeniyle küflenebildiğini ifade eden Manavoğlu, bu ürünlerin hava alan kuru alanlarda saklanması gerektiğini söyledi. Nemli koşulların mikrobiyal oluşumları hızlandırabileceğini belirten Manavoğlu, yanlış saklamanın sağlık risklerini de beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. Kahvenin de buzdolabında saklanmasının doğru olmadığını belirten Manavoğlu, kahvenin çevredeki kokuları hızla emdiğini ve aromasını kaybettiğini söyledi. Ayrıca nemin kahvenin tazeliğini bozduğunu ifade eden Manavoğlu, kahvenin hava almayan kaplarda kuru ortamda muhafaza edilmesini önerdi. Gıda israfının dünyada ciddi boyutlara ulaştığını hatırlatan Manavoğlu, yanlış saklama koşullarının ekonomik kayıpları artırdığını belirtti. “Doğru besin doğru koşulda saklanmalı. Her serin ortam sağlıklı muhafaza anlamına gelmez. Bilinçsiz saklama hem sağlığı hem de aile bütçesini olumsuz etkiliyor” diyen Manavoğlu, tüketicilerin gıda güvenliği konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.