Van’ın en görkemli durağı, kent merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede yükselen Van Kalesi. M.Ö. 9. yüzyılda Urartu Kralı I. Sarduri tarafından devasa bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen bu stratejik kale, yaklaşık 3 bin yıldır heybetinden hiçbir şey kaybetmeden ayakta duruyor. Kalenin eteklerinden zirveye doğru uzanan basamakları tırmanırken, adeta zamanda bir yolculuğa çıkılıyor. Taş bloklar üzerindeki Çivi yazılı kitabeler (Sardur Burcu), kaya mezarları ve surlar, Demir Çağı Anadolu'sunun en etkileyici medeniyetlerinden birinin izlerini günümüze taşıyor. Kalenin zirvesine ulaşıldığında ise bir yanda masmavi Van Gölü, diğer yanda Eski Van Şehri’nin kalıntıları panorama oluşturuyor. Özellikle gün batımı saatlerinde kale tepesinden gölün yüzeyine yansıyan altın sarısı ve kızıl tonlar, fotoğraf tutkunları için kartpostallık kareler sunuyor.



Van Gölü’ne kuşbakışı bir bakış
Van’ın muhteşem coğrafyasını ve masmavi göl manzarasını panoramik bir açıdan deneyimlemek isteyenlerin yeni rotası ise Edremit Seyir Terası oluyor. İlçenin hakim bir tepe noktasına konumlanan seyir terası, Van Gölü’nün devasa boyutunu, kıyı şeridinin zarafetini ve kentin doğayla bütünleşen yapısını gözler önüne seriyor. Özellikle gün batımı saatlerinde kızıllığa bürünen göl manzarasını izlemek ve fotoğraf karesine almak isteyen ziyaretçiler için alan tam bir cazibe merkezi. Seyir terasındaki dinlenme alanlarında çayınızı yudumlarken Doğu’nun bu devasa denizini yukarıdan seyretmek, Van gezisine huzurlu bir mola kazandırıyor.
Akdamar Kilisesi’nin büyüsü
Van Kalesi’nin hemen güney eteğinde yer alan Eski Van Şehri, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan cami, türbe ve sur kalıntılarıyla geçmişin hüzünlü ama zarif izlerini barındırıyor. Bölgedeki tarih maratonu göl ortasındaki adalarla devam ediyor. Gevaş ilçesinden kalkan teknelerle ulaşılan ada, 10. yüzyıldan kalan Akdamar Kilisesi’ne ev sahipliği yapıyor. Dış duvarlarındaki taş kabartma figürleriyle dünya mimarlık tarihinin başyapıtlarından biri kabul edilen yapı, ilkbaharda badem ağaçlarının çiçek açmasıyla gölün ortasında görsel bir şölene dönüşüyor. Yöre halkının ‘deniz’ olarak adlandırdığı, Türkiye'nin en büyük gölü; sodalı suları ve sahil şeridiyle bölge turizminin can damarı konumunda. Doğa severler için ferahlatıcı bir durak olan şelale, dört mevsim farklı bir manzara sunuyor.



Tescilli lezzetler ve ikonik değerler
Van gezisinin ayrılmaz bir parçası da meşhur Van Kahvaltısı. Otlu peynirden murtuğaya, kavuttan karakovan balına kadar tescilli yöresel lezzetlerle donatılan sofralar, kentin gastronomi turizmindeki gücünü gözler önüne seriyor. Kültür turunun bir diğer vazgeçilmezi ise büyüleyici göz renkleri ve pamuksu kürkleriyle dünyaca ünlü Van Kedileri. Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki Kedi Villası, bu özel canlı türünü koruma altında tutarak ziyaretçilerle buluşturuyor. Van Kalesi, kent merkezine 5 km mesafede yer alıyor ve toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşılabiliyor. İlkbahar ve sonbahar ayları, ne çok sıcak ne de çok soğuk olan iklimiyle kale tırmanışı ve açık hava kültür gezileri için en ideal dönem olarak öne çıkıyor. Van Kalesi’nin bin yıllık taşları arasında rüzgarın fısıltısını dinlemek ve Doğu’nun bu saklı denizine karşı çay yudumlamak, Türkiye'nin en özel seyahat rotalarından birini sunuyor.




