Projede yıllık 945 bin metreküp pasa oluşmasının öngörüldüğünü belirten Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, DSİ 13. Bölge Müdürlüğünün patlatmaların su kaynakları açısından risk oluşturabileceği ve dere yataklarına pasa dökülmesi durumunda su akış rejiminin bozulabileceği yönündeki uyarılarına dikkat çekti. Antalya’nın Demre ilçesinde mermer ocağının kapasitesinin artırılmasına yönelik proje, doğal alanlar ve su kaynakları üzerindeki olası etkileriyle yeniden gündeme geldi. Projenin tamamı orman arazisi içerisinde bulunan yaklaşık 87 hektarlık alanda gerçekleştirilmesinin planlandığını belirten Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, özellikle oluşması beklenen pasa miktarına dikkat çekti. Coşar’ın verdiği bilgilere göre projede yıllık 1 milyon 50 bin metreküp üretim yapılması, bunun yaklaşık 945 bin metreküplük bölümünün ise pasa malzemeden oluşması öngörülüyor. Coşar, bu miktardaki pasa ve üretim faaliyetlerinin bölgedeki doğal yapı açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
‘Uyarılar dikkate alınmalı’
Projeye ilişkin en önemli başlıklardan birini ise su kaynakları oluşturuyor. Coşar, Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğünün proje kapsamında gerçekleştirilecek patlatmaların su kaynakları açısından risk oluşturabileceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. DSİ’nin uyarılarında, dere yataklarının daraltılması ve pasa malzemesinin dere yataklarına dökülmesi durumunda su akış rejiminin bozulabileceğine dikkat çekildiğini belirten Coşar, su kaynakları üzerindeki olası etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Vekil Coşar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca çıkarılacak mermer miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, orman dokusu, yer altı ve yüzeysel su kaynakları ile bölgedeki ekosistem üzerindeki etkilerin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

‘Ormanlar ve su kaynakları
Antalya’nın doğal varlıklarının korunması gerektiğini vurgulayan Coşar, orman arazilerinde yürütülecek madencilik faaliyetlerinin çevresel sonuçlarının kapsamlı biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Coşar, özellikle su kaynaklarıyla ilgili kurumların yaptığı teknik uyarıların karar süreçlerinde dikkate alınmasının önemine işaret ederek, orman alanlarının ve su varlıklarının geri dönüşü mümkün olmayan zararlarla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
‘COP31 öncesi büyük çelişki’
Türkiye’nin Antalya’da COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Coşar, iklim değişikliğiyle mücadele çağrılarının yapıldığı bir dönemde Antalya’daki doğal alanların korunması gerektiğini söyledi. Coşar, “Türkiye Antalya’da gerçekleşecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken ve dünyayı iklim krizine karşı mücadeleye davet ederken tam da bu topraklarda kuraklığı tetikleyecek, ekosisteme zarar verecek projelere geçit verilmesi büyük bir çelişkidir” dedi. Mermer ocağı kapasite artışının orman alanları ve su kaynakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Coşar, doğal kaynakların korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da meselesi olduğunu vurguladı. Coşar, açıklamasını “Ormanlarımızın yok edilmesi ve su kaynaklarımızın riske atılması kabul edilemez” sözleriyle tamamladı.




