Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney, kamu görevlileri sendikacılığında son dönemde artış gösteren meslek ve iş yeri esaslı yapılaşmalara dikkat çekti. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun sendikaların kuruluş esaslarını açık biçimde belirlediğini hatırlatan Güney, kanuna aykırı yapıların sendikal mücadeleye zarar verdiğini ifade etti. Güney, 12 Temmuz 2001 tarihli ve 24460 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4688 sayılı Kanun’un 4. maddesine dikkat çekti. Söz konusu düzenlemeye göre sendikaların hizmet kolu esasına göre ve Türkiye çapında faaliyet göstermek amacıyla kurulabildiğini belirten Güney, aynı maddede meslek veya iş yeri esasına göre sendika kurulamayacağının açıkça hükme bağlandığını kaydetti. Yasa koyucunun bu düzenlemeyle güçlü bir sendikacılık yapısı oluşturmayı amaçladığını belirten Güney, buna karşın günümüzde denetim ve disiplin eksikliği nedeniyle sendika görünümünde çok sayıda meslek ve iş yeri esaslı yapının ortaya çıktığını ileri sürdü.
Büro hizmet kolunda kaos
Özellikle büro hizmet kolunda çok sayıda meslek ve iş yeri esaslı yapının faaliyet gösterdiğini söyleyen Güney, bu yapıların fiilî durum oluşturularak faaliyet yürüttüğünü savundu. Güney, söz konusu yapıların ilgili mevzuata uygun şekilde kurulmadığını ve bu nedenle sendikal mücadelenin meşru zeminini zayıflattığını dile getirdi. Güney, konunun yalnızca sendikal temsil açısından değil, mali açıdan da önem taşıdığını belirtti. Üyelerden yapılan kesintilerin bu yapılara aktarılmasının kamu zararı oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğini ifade eden Güney, kamu zararı yönünde bir değerlendirme yapılması halinde aktarılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte geri alınmasının gündeme gelebileceğini söyledi.
‘Resmi temsil imkanları yok’
Meslek ve iş yeri esaslı yapıların çalışanların hak arama mücadelesine katkı sunmadığını savunan Güney, bu yapıların toplu sözleşme masası, Kamu Personel Danışma Kurulu ve hakem heyeti gibi resmî mekanizmalarda yeterli üye sayısına ulaşamadıkları için temsil imkânlarının sınırlı olduğunu belirtti.
Bu yapıların siyasi ve bürokratik düzeyde de yeterli muhataplık oluşturamadığını ifade eden Güney, çalışanların sorunlarının çözümü ve yeni hakların elde edilmesi açısından güçlü ve yetkili sendikal yapıların önemine işaret etti. Güney, sendikal barajlar üzerinden yürütülen tartışmaların temelinde de yasalara aykırı biçimde kurulduğunu savunduğu meslek ve iş yeri esaslı yapıların bulunduğunu öne sürdü. Sendikaların temel amacının çalışanların haklarını savunmak ve ortak mücadele yürütmek olduğunu vurgulayan Güney, sendikal anlayışın farklı menfaat ve çıkar arayışlarına kurban edilmemesi gerektiğini belirtti. Güney, tüm kamu görevlilerini yasalara uygun, güçlü ve yetkili sendikal yapılar altında birleşmeye çağırdı.




