Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi, Orman Haftası etkinlikleri kapsamında doğanın iki temel direği olan ‘Orman ve Su’ arasındaki ilişkiyi ele alan kapsamlı bir eğitim semineri düzenledi. Orman Mühendisi Mustafa Kılıç’ın sunumuyla gerçekleşen etkinlikte, ormanların sadece bir ağaç topluluğu değil, yaşamın sürdürülebilirliği için stratejik bir su deposu olduğu vurgulandı.

​Bir aslanın doğaya maliyeti

Seminerin en dikkat çekici bölümlerinden birini, ekosistemdeki enerji ve su tüketiminin matematiksel analizi oluşturdu. Bitkilerin 1 gram dal veya yaprak üretmek için yaklaşık 100 gram su tükettiğini belirten Mustafa Kılıç, besin zincirindeki su maliyetini çarpıcı bir örnekle açıkladı: “250 kg ağırlığındaki bir aslanın bu ağırlığa ulaşabilmesi için 2.500 kg et, o etin üretilmesi için ise 25.000 kg ot tüketilmesi gerekir. Bu miktarda otun üretilmesi için ise yaklaşık 5 milyon ton su kullanılmaktadır. Dolaylı yoldan bakıldığında, bir aslanın doğaya maliyeti yaklaşık 10 milyon ton sudur.” Suyun insanlık tarihindeki kültürel ve ruhani derinliğine de değinilen seminerde, Türk mitolojisinde ‘Yer-Su’ olarak anılan kutsal iye ruhları ve Altay mitolojisinde yaşamın kaynağı kabul edilen Tanrıça ‘Ak Ana’ figürleri üzerinden suyun kadim önemi hatırlatıldı. Bilimsel tarafta ise Ayroloji, Meteoroloji ve Klimatoloji bilimlerinin atmosferik olayları inceleyerek ormancılık üzerindeki etkileri detaylandırıldı.

Antalya'da çok bulutlu gökyüzü ve sağanak yağış alarmı: Antalya'da yarın hava nasıl olacak? 27 Mart Cuma
Antalya'da çok bulutlu gökyüzü ve sağanak yağış alarmı: Antalya'da yarın hava nasıl olacak? 27 Mart Cuma
İçeriği Görüntüle

Doğru bilinen yanlışlar

Modern ormancılık tekniklerinin de ele alındığı seminerde, Mustafa Kılıç kritik başlıklara dikkat çekti. Sunumda bozulmuş orman alanlarının iyileştirilmesi ve özellikle meşe ormanlarının ‘koru’ işletmeciliğine tahvil edilmesi gerektiği belirtildi. Türkiye için hayati önem taşıyan ardıç ormanlarının korunması ve ormanların insan sağlığı ile beslenme üzerindeki doğrudan etkileri anlatıldı. Ormancılıkta kalıplaşmış yaklaşımlardan kaçınılması gerektiği, "Dağ gülü bağda bitmez, bağ gülü dağda bitmez" ilkesiyle her türün kendi doğal ortamında ve genetik çeşitliliği korunarak yetiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Yerel halk ve ekip vurgusu

Seminerin sonuç bölümünde, ormanların korunması ve geliştirilmesi süreçlerinde yöre halkının ihtiyaçlarının ve iş gücü taleplerinin göz önünde bulundurulmasının önemi vurgulandı. Teknik personelin yüksek orman yetiştirme birikimine sahip olmasının ve disiplinler arası ekip çalışmasının başarı için anahtar olduğu ifade edildi. Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi’nin düzenlediği bu seminer, katılımcılara hem teknik hem de kültürel açıdan zengin bir içerik sunarak Orman Haftası’na anlamlı bir katkı sağladı.

Muhabir: Arzu YAVUZ