Kısmi kısıtlamalardan sonra yeni hasta sayısında bütün Türkiye’de olduğu gibi Antalya’da da bir miktar azalma olduğuna dikkat çeken Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin, “Bunu daha çok yeni hasta sayısında görüyoruz. Yeni hasta sayısında azalma meydana geldi. Başvuruların da azaldığını eğitim araştırma hastanelerinden ve kamu hastanelerinden biliyoruz. Pandemi servislerimizin ve yoğun bakımlarımızın doluluk oranlarında henüz bir azalma olmadı. Ağır hasta sayımız Türkiye’de olduğu gibi yüksek. Yoğun bakımlarda kalış sürelerimiz de uzun. Ölümlerimiz hala yüksek, hastalık sayılarımızda yine de Avrupa’nın en yükseği durumundayız. Dünyada da ilk 10’a giren sıralamadayız. Bu kısmi önlemler dışında bir kapanmanın kayıpları azaltması açısından şart olduğunu düşünüyoruz. En az 3 hafta ya da ardışık olarak 2 hafta kapanma bu yükü azaltacaktır. Bütün grupların aşılanması ise büyük bir süreç alacaktır. Bahsettiğimiz önlemlerin gerekli olduğu düşünüyoruz” diye konuştu.
Salgının sıçrayıcı atakları
Prof. Dr. Şahin, okulların açılacak olmasının sakıncalarını anlatarak, “Salgını kontrol altına almadığımız her aşamada yaptığımız genişleme ya da kısıtlılığın kaldırılması salgında sıçrayıcı bazı ataklara neden olmaktadır. Şeffaf olunmadığı ve veriler gerçekçi olarak paylaşılmadığı için bir şeyler söylerken zorlanıyoruz. Biz sadece sahadan aldığımız verilerle konuşuyoruz. Hangi hasta gruplarında, hangi mahallelerde, hangi illerde, hangi bölgelerde hastalık ne durumda bir bilebilsek belki kıyı kesimlerde hastalık daha yüksekse turizmde daha korunmalı olmalı daha sıkı önlemler almalıyız diyebiliriz. Şayet önlemlerimizi alabilmişsek bu konuyu daha koruyucu sınırlı önlemlerle geçiştirebiliriz. Geçtiğimiz dönemde Türkiye’ye turist gelsin diye hiçbir önlem almadık diyebilirim. Sadece ateş ölçtük. Test istemedik. Turistler ülkemizden giderken test istedik. Gelenler turizm işçileriyle birlikte turizm işçilerinin çalıştığı alanları ortak kullandılar. Misafirleri tam olarak izole edemedik. Belki de gelen misafirlerimizi ülkelerine enfekte olarak gönderdik. HES uygulamasına bakıyoruz renklere farklı sonuç çıkıyor, hastanelerimize bakıyoruz pandemi servislerinde yoğun bakımlarımız dolu. Filyasyonda hala takip ettiğimiz vaka var ancak, hasta sayımız yüksek. Gerçek bir filasyon yapmadığımızı bilerek konuşalım. Sadece beyana dayalı takip ediyoruz. Bütün temaslıları aramıyoruz bile. Salgın henüz kontrolümüzde olmuş değil, bilim çevrelerini dinleyerek, önlemleri alarak, bazı kısıtlılıkları alarak, kademeli olarak kaldırarak, bakarak kontrol etmek lazım. Ekonomi bizi sıkıştırıyor şu anda eğitimde ise internet erişimi EBA’ya erişim bütün herkesi sıkıştırıyor olabilir. Bizim önceliğimiz toplum sağlığıdır, insan hayatıdır. Bütün verilenin şeffaf bir şekilde değerlendirilip epidemiyolojinin ilkelerine uygun olarak hareket etmemiz gerekiyor” dedi.
Aşı kararsızlarına seslendi
Konuşmasının bir bölümünde ise aşı kararsızlarına seslenen Prof. Dr. Şahin, “Aşıda ne ret ne de tereddüde yer olmamalı. Hangi aşıyı vurulacaksınız derseniz etkin ancak güvenilirliği konusunda açıklamaları yapılmış ya da Sağlık Bakanlığında bağımsız kurulların denetiminden geçerek tavsiye edilen aşıları hepimiz tereddütsüz olalım. Bu salgından tek çıkışımız bizim aşılama yoluyla bağışıklaşma gibi görünüyor. Aşı çok önemli salgınla mücadele silahıdır. Bize açıklamaları güvenilir şekilde yapılan her aşıyı yapabiliriz. Aşıyı çıkış yolu olarak görmemiz lazım” diyerek konuşmasını tamamladı.
Esra ALTUNKES