Antalya Ticaret Borsası (ATB) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, Türkiye ve Antalya ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Borsanın 106’ncı kuruluş yıl dönümünü kutlayan Çandır, konuşmasının önemli bölümünü ekonomideki yavaşlama, üretimde yaşanan daralma ve tarım sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunlara ayırdı. 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Çandır, bu oranın son 32 yılın ilk çeyrek büyüme ortalamasının yaklaşık yarısına karşılık geldiğini söyledi. Ekonomide son yıllarda belirgin bir ivme kaybı yaşandığını ifade eden Çandır, en dikkat çekici gelişmelerden birinin imalat sanayisindeki gerileme olduğunu kaydetti. İmalat sanayisinin geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,3 küçüldüğünü, bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 1,4 daraldığını belirten Çandır, son 32 yılda küresel kriz dönemi dışında ilk kez iki yıl üst üste ilk çeyreklerde daralma yaşandığına dikkat çekti. Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücünün tarım ve imalat sanayisinin performansıyla ölçüldüğünü vurgulayan Çandır, üretim ekonomisinin güçlendirilmesinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.

‘Aşırı bağımlılık risk oluşturuyor’

Ekonomide hizmetler sektörünün payının yüzde 70’in üzerine çıktığını belirten Çandır, iletişim hizmetlerinin yüzde 9,5 büyüme gösterdiğini ancak diğer sektörlerin kendi ortalamalarının altında kaldığını ifade etti. Bu durumun ilk kez yaşandığını kaydeden Çandır, hizmetler sektörüne aşırı yoğunlaşmanın tarım ve sanayi sektörlerinin gelişimini baskıladığını, uzun vadede ekonomik kırılganlığı artırabileceğini söyledi. Çandır, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sanayisinin yeniden desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

‘Son 23 çeyreğin 10’unda küçüldü’

Antalya’da nem ve sıcaklık bunalttı
Antalya’da nem ve sıcaklık bunalttı
İçeriği Görüntüle

Tarım sektörünün bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,6 büyüdüğünü ancak bunun kalıcı bir toparlanma anlamına gelmediğini belirten Çandır, son 23 çeyrekte tarımın 10 kez küçüldüğünü söyledi. Tarımdaki dalgalanmaların sektörün dayanıklılığını azalttığını ifade eden Çandır, üreticinin artan maliyetler ve finansman sorunlarıyla mücadele ettiğini kaydetti. Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olmadığını vurgulayan Çandır, “Tarım; gıda güvenliği, istihdam, ihracat, kırsal yaşam ve ülkenin geleceğidir” dedi.

Antalya’nın kur ile imtihanı

Antalya ekonomisine ilişkin verileri de paylaşan Çandır, yılın ilk aylarında ülke ekonomisiyle paralel seyreden Antalya’nın sonraki aylarda beklenen hareketliliği yakalayamadığını söyledi. Turizm sektörünün kur ve enflasyon arasındaki dengesizlik nedeniyle rekabetçi fiyat oluşturmakta zorlandığını belirten Çandır, bunun sadece turizmi değil, tedarik zincirindeki tüm sektörleri etkilediğini ifade etti. Kentte çekle işlem hacminin yüzde 3 azaldığını belirten Çandır, karşılıksız çek hacminin yüzde 60 arttığını açıkladı. Protestolu senet tutarındaki artışın yüzde 120’ye ulaştığını kaydeden Çandır, bu rakamların ekonomik sıkışıklığın iş dünyasına yansımalarını ortaya koyduğunu söyledi.

‘Tarım ve üretim stratejik sektörlerdir’

Tüm olumsuzluklara rağmen Antalya’nın ihracatta Türkiye ortalamasının üzerinde performans gösterdiğini belirten Çandır, tarım ve gıda ihracatının kentte yüzde 9,1 arttığını söyledi. Toplam ihracatta da Antalya’nın yüzde 8,4 büyüme kaydettiğini ifade eden Çandır, bu başarının üreticilerin ve ihracatçıların özverili çalışmaları sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Ancak üretim ve ihracat gücünün korunabilmesi için maliyetlerin düşürülmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve rekabetçiliği artıracak yeni desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda tarımın ve üretimin ülke geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Çandır, Borsa olarak üreticilerin ve iş dünyasının sorunlarını gündeme taşımaya devam edeceklerini söyledi. Çandır, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirinin güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, tarımın yeniden güçlü, cazip ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının Türkiye’nin öncelikli hedefleri arasında yer alması gerektiğini kaydetti.

Muhabir: Esra ALTUNKES