ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. Liderlerle birlikte son derece başarılı bir G7 zirvesi gerçekleştirdiklerini söyleyen Trump, "Bunun şimdiye kadarki en başarılı zirvelerden biri olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Toplantının zamanlamasının da çok uygun düştüğünü ifade eden Trump, "Pazar günü İran ile hedeflediğimiz her şeyi, hatta daha fazlasını sağlayan bir anlaşmaya vardık. Bu anlaşma mevcut çatışmayı sona erdiriyor, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açıyor ve İran’ın nükleer silah elde etmemesini sağlıyor" dedi.

"İki yıl daha bomba atmaya devam edebilirdik"

Anlaşma duyurusuyla birlikte borsanın rekor seviyelere yükseldiğini ve petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde düştüğünü ifade eden Trump, "Bu anlaşmayı yapmasaydık, iki hafta daha, üç hafta daha, dört hafta daha, hatta iki yıl daha bomba atmaya devam edebilirdik. Bu durumda Hürmüz Boğazı asla açılmazdı" dedi.

Trump, "İran, nükleer silaha sahip olmayacak, nükleer silah geliştiremeyecekler ve satın alamayacaklar. Asla nükleer silah sahibi olamazlar" diye ekledi.

Trump, G7 zirvesinde İran ile anlaşmanın detaylarını müttefiklerle görüştüğünü de ifade etti. ABD Başkanı, "Liderler, bu anlaşmayı yapmış olmamızdan büyük memnuniyet duyuyor. Bize gelip de, ‘Efendim lütfen onlara bomba atmaya devam edin’ diyen tek bir ülke olmadı" dedi.

"Son iki gün 200 milyon dolarlık bomba kullanıldı"

İran ile çatışmaların son safhasına da değinen Trump, "Bu arada son iki gün çok sert geçti. Son iki gün 200 milyon dolarlık bomba kullanıldı. Her şey bir yana, bu pahalı bir şey. Üçüncü gece de geleceğimizi biliyorlardı. Onlara bunu bildirdik. Donanmaları yok olmuş, batmıştı. Hava kuvvetleri yoktu. Tek bir uçakları bile yoktu. Hava savunma sistemleri yoktu ve bu yüzden serbest bir şekilde hareket edebildik. Liderleri de yoktu. Ama şimdi yeni bir lider grupları var ve bana sorarsanız çok akıllılar. Daha az radikalleşmişler ve gerçekten iyiler. Ülkelerini seviyorlar" dedi.
Trump, İran’ın önceki lider kadrolarının hayatlarını kaybetmiş olmaları nedeniyle ülkenin tam bir rejim değişikliği yaşadığını savundu.

"Ekonomik felaket görmek istemedim"

Çatışmaların sona ermesine ilişkin olarak Trump, "Bir ekonomik felaket görmek istemedim. Eğer devam etseydik böyle bir şey olabilirdi. Fakat barış ihtimalinden ne zaman söz etsek, borsa roket gibi fırladı" dedi.

Savaşın devam etmesi halinde Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ifadelerini tekrarlayan Trump, "Belki yıllarca petrolümüz olmazdı" dedi.

2020’de İran’ın Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin ABD tarafından bir insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla hedef alınmasına gönderme yapan Trump, "Biliyorsunuz, Süleymani’yi vurduğumda insanlar bunun Orta Doğu’da 50 yıldır yaşanan en büyük olay olduğunu düşündü. İran’ın patronuydu ve saygı görüyordu" dedi.
ABD’nin Süleymani’yi hedef aldığı saldırıda İsrail’in bunu yapmak istemediğini savunan Trump, "Bu yüzden karar vermek zorunda kaldım. Saldırıyı gerçekleştirme kararı aldım" dedi.
Generallerine "İsrail yapmayacaksa biz yapalım" dediğini aktaran Trump, "Böylece Süleymani’yi ortadan kaldırdık. Orta Doğu’da yaşanan en büyük olaylardan biriydi. Belki de tarihin en büyüğüydü. Kimileri 50 yılın, kimileri de asrın en büyük olayı diyor" ifadelerini kullandı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İran ile sonucu nükleer silaha çıkan kötü bir anlaşma yapıldığını savunan Trump, "İran’a yasal olarak nükleer silah edinme imkanı sağlayacak bir anlaşma yaptılar. Bu gerçekleşseydi, İsrail haritadan silinirdi" dedi.

Netanyahu ile Lübnan konusunda anlaşmazlık yaşadıklarını söyledi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerine de değinen Trump, "Kendisi iyi birisi. Netanyahu bazen heyecanlanıyor ama iyi bir ortak. Lübnan konusunda küçük bir anlaşmazlık yaşıyoruz. Ona, ‘Hizbullah’tan bir kişi bir binaya girdiğinde her defasında tüm binayı yerle bir etmeye gerek yok’ diyorum. Ama ortaklığımız olağanüstü" şeklinde konuştu.

Netanyahu’nun Obama’ya "yalvardığını" söyledi

Netanyahu’nun bu nedenle Obama döneminde ABD’ye geldiğini ve söz konusu nükleer anlaşmanın yapılmaması için yalvardığını söyleyen Trump, "Bunun İsrail’in sonu olabileceğini söyledi. Ama Obama onu dinlemedi. Netanyahu, Kongre’ye gidip temsilcilere de yalvardı. Ama hiçbir sonuç alamadı. Nihayet, İsrail için korkunç bir anlaşma yaptılar" şeklinde konuştu.

Kendisinin bu kısa vadeli sözleşmeyi iptal ettiğini vurgulayan Trump, "Eğer yürürlükte kalmasına izin verseydim, burada olmayabilirdiniz. Birçok insan burada olmayabilirdi. Ama İsrail, kesinlikle ortadan kaldırılmış olurdu" dedi.
İran’ın savaş sırasında birçok bölge ülkesini hedef aldığını söyleyen Trump, "Kimse bunun olacağını düşünmüyordu. Ben bile bunun olacağını düşünmüyordum. Eğer nükleer silahları olsaydı, onu elde ettikleri anda kullanır, İsrail dahil tüm Orta Doğu’yu vururlardı. Hiç tereddüt etmezlerdi" dedi.

"Biz (İran’a) para vermiyoruz"

Obama dönemindeki anlaşma ile İran’a büyük miktarda para verildiğini söyleyen Trump, "Biz (İran’a) para vermiyoruz. Aklınızda bir soru işareti kalmasın. Bu belgeyi yayımlayacağız ve siz de okuyup göreceksiniz. Bu bir mutabakat zaptı ve 60 gün içinde tamamlanmazsa bombalamaya geri döneriz. Fakat bu yapmak istediğim bir şey değil çünkü anlaşma çok iyi" dedi.
Trump, "Çünkü onların asla nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceğiz. Kendileri de bunu kabul etti. Bunu anlaşmada çok net göreceksiniz" dedi.

İran’ın "granit dağların altında uranyum zenginleştirdiğini" söyledi

İran’ın "granitten dağların altında uranyum zenginleştirdiğini" ileri süren Trump, "Ben buna ‘nükleer toz’ diyorum. Granit dağların altında zenginleştirme yapıyorlardı" dedi.
İran’ın bu granit dağlar altındaki tesislerini vurduklarını anlatan Trump, "Dağlar doğrudan her şeyin üzerine çöktü. Biz istemediğimiz sürece kimse oraya uzun süre ulaşamayacak. Biz ulaşırız, çünkü bunu yapabilecek tek ülke biziz. Çin’in de gerekli teçihzata sahip olduğu söyleniyor. Açıkçası oradaki malzemenin büyük bir değeri yok. Pek değerli değil ama psikolojik açıdan onu ele geçirmek isteriz" dedi.
Trump, ABD’nin bu bölgeyi sürekli olarak izlediğini ve bu tesislere giren insanların üzerlerindeki isim kartlarında yer alan yazıyı bile tespit edebildiklerini söyledi. Trump, "Seri numarasını bile verebiliriz. Her şeyi görebiliyoruz. Sahip olduğumuz teknolojiye inanamazsınız" dedi.
ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının "tarih kitaplarına geçecek" türden olduğunu savunan Trump, "Kimse daha önce böyle bir abluka görmedi. Adeta çelikten bir duvar gibiydi" dedi.

"Dünyadaki en büyük nükleer kapasite bizde"

ABD’nin operasyonu olmasaydı İran’ın nükleer silah edinmiş olacağını ileri süren Trump, "Geliştirdikleri silah en üst seviye olmayabilirdi ama çok ileri seviyede olurdu. Bizim çok daha büyük kapasitemiz var. Ama umarım bunları kullanmak zorunda kalmayız. Dünyadaki en büyük nükleer kapasite bizde. Rusya ikinci sırada. Çin oldukça geride ama maalesef yetişiyor" dedi.

"Nükleer silahsızlanma anlaşması yapmalıyız"

Trump, "Çin üçüncü sırada ama beş yıl içinde muhtemelen eşit seviyeye gelecek. Aslında bir nükleer silahsızlanma anlaşması yapmalıyız. Bu harika olurdu. Bunların hiçbirine ihtiyacımız yok. Dünyayı 300 kez imha edebilecek kapasiteye sahip olmamıza gerek yok. Bu korkunç bir şey" dedi.
ABD Başkanı, "Size açıklamış olayım, bu iki ülkeden biri buna oldukça istekli. Diğeri biraz daha az istekli. Ama böyle bir anlaşma için hepsine ihtiyacımız var" dedi.

"Anlaşma belki yarın, belki ertesi gün imzalanacak"

ABD’nin İran ile ulaştığı anlaşmanın yakında imzalanacağını söyleyen Trump, "Anlaşma belki yarın, belki ertesi gün imzalanacak" dedi. Diğer yandan Trump, anlaşmanın imzalanmama ihtimalini de göz ardı etmedi.
Trump, "Benim bütün hayatım anlaşmalar yapmakla geçti. Anlaşmalarda bazen çılgınca şeyler olur. Kesinlikle imzalanacağını düşündüğüm anlaşmalar oldu. İmzalanmama ihtimali yoktu. Ama yine de imzalanmadılar. Hiç şansı olmadığını düşündüğüm anlaşmalar ise çok kolay sonuçlandı. Bu yüzden hiçbir zaman kesin konuşamazsınız. Ama büyük ihtimalle bu anlaşmayı imzalayacağız" dedi.
Trump, "Fakat imzalamak istiyorlar. Son dönemde oldukça uygun davrandılar. Geçen hafta iki büyük darbe aldılar. En önemlisi, İran artık nükleer silah üretmemeyi de tedarik etmemeyi de kabul etti" şeklinde konuştu.
Anlaşmaya İran’ın nükleer silah satın almasını engellemek üzere de eklemeler yaptırdığını ifade eden Trump, "Çünkü birisinin onlara nükleer silah satması çok tehlikeli bir şey olur. Çünkü, onlara silah satan ülke de nükleer saldırıya uğrar. Bunu yapabilecek ülke sayısı az ama yaparlarsa kendileri de hedef olur. Böyle bir ülke uzun süre ayakta kalamaz. Son derece tehlikeli bir iş. Bu yüzden bunu da metne koymak istedim. Geliştirme, tedarik etme, satın alma Hiçbiri olmayacak" dedi.

"Mutabakat zaptının bir kopyasını İsrail’e gönderdik"

Trump, "Mutabakat zaptının bir kopyasını İsrail’e gönderdik. İyi bir ortak oldular ama Hizbullah konusunda daha iyi davranabileceklerini düşünüyorum. İsrail’in kendisini savunmasına karşı değilim ancak Hizbullah konusunda çok daha iyi bir tutum sergileyebilirlerdi. Bu konuda iyi performans gösterdiklerini düşünmüyorum" dedi.

İran’ın ABD ile yakın çalışarak yer altındaki zenginleştirilmiş malzemeyi teslim edeceğini de ifade eden Trump, "Şu an kimsenin ulaşamayacağı kadar derinde. Bu yüzden bunu hemen yapmamız gerekmiyor. Fırsat bulduğumuzda yapacağız" dedi.

Trump, bu süreçte zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmaya çalışılması halinde, bunların füzelerle vurulacağını söyledi. Trump, "Zenginleştirilmiş malzeme stoklarının tamamının çıkarılmasıyla ilgili teknik görüşmeler derhal başlayacak. Buna hemen başlayacağız" dedi.

"Birilerinin onlara yardım etmesi gerek"

İran ile anlaşmanın finansal yönüne de değinen Trump, "İran’ın bu anlaşma kapsamında elde edeceği herhangi bir finansal teşvik, liyakat esasına bağlı olacak ve bu yardım, bizden gelmeyecek. Bizim herhangi bir şey vermemize gerek olmayacak" ifadelerini kullandı.

Fakat İran’a yatırım yapmak isteyen kimseye engel olunmayacağını söyleyen Trump, "Yatırıma ihtiyaçları olacak çünkü yaklaşık 1,5 trilyon, belki de 2 trilyon dolar değerinde hasar verdik ve birilerinin onlara yardım etmesi gerek. Ama yardım edileceğinin garantisi yok. Belki komşuları biraz yardım eder" dedi.

İran’ın üst düzey yönetim kadrosunun hedef alındığı saldırıya değinen Trump, "Bunu rejim değişikliği elde etmek için yapmadım. Ama bence mevcut grup zaten bir rejim değişikliği anlamına geliyor. İlk grup öldü. Sabah kahvaltıda hepsi birlikteydi. Yakalanmayacaklarını düşündüler ama biz bombaladık. Toplam 88 kişiydiler. Övünerek söylemiyorum, bu gurur duyduğum bir şey değil. Sonra ikinci grup geldi. Onlar da son derece uzlaşmazdı. Onların da hepsi ortadan kalktı. Sonra üçüncü grupla uğraşmaya başladık. Onlardan da birkaçı bu dünyadan ayrıldı. Ama geri kalanlarıyla muhatap olduk ve açıkçası iyi davrandılar" açıklamasını yaptı.
Hürmüz Boğazı’nda trafiğin şimdiden önemli ölçüde arttığını ifade eden Trump, "Enerjinin normal akışı önümüzdeki günlerde tamamen yeniden başlayacak. Dünya trilyonlarca dolar kazanacak" ifadelerini kullandı.

"İran’ın da belirli savunma kabiliyetlerine sahip olması gerekiyor"

ABD’nin önümüzdeki dönemde Körfez ülkeleriyle bir çalışma yürüteceğini haber veren Trump, "Nükleer olmayan konuları ele alacağız. Bunların arasında konvansiyonel balistik füzeler de var. Bunları konuşacağız. Çünkü onların da belirli savunma kabiliyetlerine sahip olması gerekiyor. Diğer ülkelerde varsa, onlarda da belli ölçüde olacak" dedi.
Trump, Körfez ülkeleriyle "destekledikleri vekil örgütlere ilişkin konuları" da konuşacaklarını ve bunun devam etmesini istemediklerini söyledi.

"Orta Doğu için tarihi bir dönüm noktası"

Anlaşmanın İran’a tarihi bir fırsat sunduğunu söyleyen Trump, "Eğer önlerine açılan iş birliği yolunu izlerlerse, ülkelerinin hayatta kalma şansı olacak" ifadelerini kullandı..
ABD Başkanı, "Ben barış görmek istiyorum. Eğer iş birliği yaparlarsa, İran’ın yeniden ayağa kalkma şansı var. Çok büyük doğal kaynaklara sahipler. Çok zeki insanlara sahipler. Harika bir tarihe sahipler ve başarılı olabilirler. Ama nükleer silaha sahip olamazlar. Anlaşmanın özü budur" dedi.
İran’ın mevcut durumda çok iyi gittiğini ve "uygun davrandığını" söyleyen Trump, "Ben anlaşmanın imzalanacağını düşünüyorum. Belki yarın, belki ertesi gün ama büyük ihtimalle imzalanacak. Bunun Orta Doğu için tarihi bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Barış anlaşmasının Orta Doğu’nun tamamında çok daha büyük bir anlaşmanın başlangıcı olmasını umuyorum. Buna çok yakınız" şeklinde konuştu.

Hamas’ı silahsızlandırmaya çalıştıklarını söyledi

Trump, "Gazze’de yaptığımız işe bakın. Hamas’a bakın. Hamas son derece sessiz durumda. Hamas hakkında hiçbir şey okumuyorsunuz. Onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz. Biliyorsunuz, bunlar ellerinde makineli tüfekle büyüyen insanlar. Hatta bununla doğdukları bile söylenebilir. Dolayısıyla bu kolay bir iş değil. Fakat öğrendikleri yaşam tarzı bu olmasına rağmen oldukça iyi davrandılar" dedi.

"Artık İran kaynaklı saldırganlık olmayacak"

Bu anlaşmanın İran’ın tüm saldırganlıklarının sona ermesini de kapsadığını ifade eden Trump, "Artık İran kaynaklı saldırganlık olmayacak. Ayrıca Lübnan’daki savaş ve terörün de sona ermesini istiyoruz. Lübnan meselesi üzerinde biraz daha çalışmamız gerekecek" dedi.

Lübnan’ın "yapbozun" küçük parçası olduğunu ve asıl meselenin İran anlaşması olduğunu söyleyen Trump, "Paranın olduğu yer orasıydı. Gücün olduğu yer orasıydı. Ama Hizbullah meselesi de var. Onu da bir şekilde çözmemiz gerekiyor. İsrail’in bu konuda çok daha iyi bir iş çıkarabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Hizbullah konusunda Suriye’nin İsrail’den daha iyi iş çıkarabileceği konusundaki açıklamalarını yineleyen Trump, "Şu anda Suriye Devlet Başkanı (Ahmed eş-Şara) olan kişinin göreve gelmesinde benim büyük payım var. Şimdiye kadar olağanüstü bir iş çıkardı. Bir buçuk yıl içinde ülkeyi toparladı" dedi.

Eş-Şara ile ilgili açıklamalarında Trump, "Onun için ‘lütfen, onu bu konuma getirmeyin, kendisi çok şiddet yanlısı bir adam’ dediler. Ama ben de, ‘fazla nazik birinin bu işin üstesinden gelebileceğini düşünmüyorum’ dedim. Açıkçası oldukça iyi bir iş çıkardı" ifadelerini kullandı.
Trump, Lübnan liderinin yanında ABD’yi ziyaret edeceğini de açıkladı.

"Hedeflerimizden biri de İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi olacak"

Lübnan’ın çok zor "gruplarla" uğraştığını ve kötü muamele gördüğünü vurgulayan Trump, "Açıkçası bütün yaşadıklarından sonra hala Lübnan diye bir ülkenin var olması bile hayret edici. Çünkü neredeyse herkesten daha kötü muamele gördüler. Kendilerine son derece saygısızca davranıldı. Bu nedenle hedeflerimizden biri de İbrahim Anlaşmaları’nın genişletilmesi olacak. Bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. Suudi Arabistan öncülük ederse, bu kendi yararlarına olur. Çünkü anlaşmaya katılan herkes kazançlı çıktı" dedi.

"(Ukrayna konusunda) Bir şeylerin olacağına inanıyorum"

G7 zirvesinde liderlerle Ukrayna konusunu da görüştüklerini anlatan Trump, "Dün sabah Ukrayna’daki savaş hakkında verimli bir görüşme yaptık. (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ile konuştum. (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) Zelenskiy ile konuştum. Zelenskiy buradaydı. Putin’le ise telefonla görüştüm. Bir şeylerin olacağına inanıyorum. Çünkü çok sayıda insan ölüyor. Çok sayıda asker hayatını kaybediyor fakat Rusya daha fazla kayıp veriyor. Çünkü saldıran taraf onlar" dedi.

Putin ve Zelenskiy ile görüşmelerine değinen Trump, "Bence ikisi de bir şey yapmak istiyor. Sadece nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Yapmak istiyorlar ama nasıl yapacaklarını bilmiyorlar" şeklinde konuştu.

"Nükleer Holokost'u önledik"

G7’de görüştüğü tüm liderlerin İran ile anlaşmadan memnun olduklarını söyleyen Trump, "Dünyanın dört bir yanındaki birçok ülke ile konuştuk. Hemen hemen her ülkeyle temas kurduk. İsrail de buna dahil. İsrail’in elde ettiği şey, nükleer saldırıya uğramayacak olması. Netanyahu’ya ‘Sizin için en büyük risk, İran’ın İsrail’in ortasına bir nükleer bomba bırakmasıydı’ dedim. Bir tane bile yeterli olurdu ve artık İsrail diye bir ülke kalmazdı" dedi.

Trump, "Biz bir nükleer felaketi önledik. Bu tehdit artık ortadan kalktı. Nükleer Holokost'u önledik" ifadelerini kullandı.


"300 milyar dolarlık fon sadece doğru şeyleri yaptıkları sürece geçerli olacak"

ABD’nin anlaşma çerçevesinde İran’ın petrol satmasına izin vereceği ve yeniden yapılanma fonuna erişimine imkan sağlayacağına ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Sadece doğru davranırlarsa. Biz hiçbir şey yapmıyoruz. Para koymuyoruz. Eğer insanlar yatırım yapmak isterse yapabilir. 300 milyar dolarlık fon sadece doğru şeyleri yaptıkları sürece geçerli olacak" dedi.

İran’ın savaşta 1 trilyon doların üstünde hasar aldığını ve sahip olduklarını yeniden inşa etmesinin 15 ila 20 yıl süreceğini savunan Trump, "Bu yüzden düzgün davranmaları gerekiyor. Eğer düzgün davranmazlarsa tekrar vurulurlar. Bunu çok kolay yapabiliriz" açıklamasını yaptı.

Basın toplantısında İran’ın dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasının İran’a para vermekten ne farkı olduğuna ilişkin bir soru alan Trump, "Çünkü söz konusu para İran’ın kendi parası. Biz onların parasının önemli bir kısmını bloke ettik. O para bizim değil, onların parası. Belirli bir noktada bu parayı dondurduk. Nihayetinde geri vermemiz gerekecek" dedi.

Rusya ve Çin’e tarafsız kaldıkları için teşekkür etti

Savaş sırasında tarafsız kaldıkları için Rusya ve Çin’e teşekkür eden Trump, "Bu arada Çin’e de teşekkür etmek istiyorum. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüştüm. Tam anlamıyla tarafsız kaldı ve bunu takdir ediyorum. Ayrıca Vladimir Putin’e de teşekkür etmek istiyorum. O da tarafsız kaldı. İsteseler işleri bizim için çok daha zor hale getirebilirlerdi" ifadelerini kullandı.
Trump, Çin lideri ile görüşmesinde İran’a silah vermemiş olmadıklarını takdir ettiğini ilettiğini söyledi.

"Dünya genelindeki petrol rezervleri yaklaşık dört hafta içinde tükenmeye başlayacaktı"

Anlaşma sayesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gemilerin tekrar hareket etmeye başladığını söyleyen Trump, "Eğer bombardımana devam etseydik, gemiler hareket etmeyecekti. Burada günlük 500, 600, hatta 700 milyon dolarlık ticaretten söz ediyoruz. Çok büyük bir para. İşte bu yüzden dünya ekonomisi şu anda rahatladı. Her şey yolunda gidiyor. Aksi halde, dünya genelindeki petrol rezervleri yaklaşık dört hafta içinde tükenmeye başlayacaktı. Dünyanın her yerinde stratejik rezervler var. Ama bir noktada bunlar da bitecekti. Öyle bir an gelecekti ki petrol bulamayacaktınız. Gerçek kaosu işte o zaman görürdünüz" dedi.

Savaş sırasında İran’ın tuzdan arındırma tesislerini vurmadıklarını söyleyen Trump, "Bunlar çok iyi tesisler. Onları beş dakika içinde vurabilirdim. Tıpkı Hark Adası’nı vurduğum gibi. Petrol dışında her şeyi vurdum. Sadece petrol taşıyan boru hatlarını bıraktım çünkü dünya piyasasını mahvetmek istemedim. Sonuçta oradan büyük gelir elde ediyorlar" dedi.

Okul saldırısı sorusuna "Savaşta hatalar olur" ifadesiyle cevap verdi

Trump: Bu bir mutabakat zaptı, beğenmezsem bomba atmaya yeniden başlayacağız
Trump: Bu bir mutabakat zaptı, beğenmezsem bomba atmaya yeniden başlayacağız
İçeriği Görüntüle

İran ile savaşın ilk gününde yüzden fazla kız çocuğunun öldüğü okul saldırısı nedeniyle kimsenin sorumlu tutulup tutulmayacağı sorusuna Trump, "Hayır. Eğer bir hata söz konusuysa, bildiğiniz üzere, bu konu halen soruşturuluyor" dedi.
Trump, "Bunu kimse kasıtlı yapmadı. O zaman araç kapılarını açtıklarında havaya uçan binlerce asker ne olacak. İran’ın öldürdüğü binlerce asker ne olacak. Savaşta hatalar olur. Savaş çirkindir. Ama olay soruşturuluyor" dedi.

"Afganistan bize yağ çekiyor"

ABD’nin kendi liderliğinde saygı duyulan bir ülke haline geldiğini söyleyen Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD’nin Afganistan’dan çekilme sürecini bir kez daha sert bir şekilde eleştirdi. Trump, "Arkalarında bütün teçhizatları bıraktılar. İstedikleri kadar zamanları vardı, çıkıp gidebilirlerdi. Ben de çıkacaktım ama bunu onurlu ve gururlu bir şekilde yapabilirdik" dedi.

ABD Başkanı, "Belki o teçhizatları tamamen geri alacağım. Artık biraz eskiler ama bu daha çok sembolik bir mesele. Ama hepsini geri alacağım. Afganistan şu anda bize yağ çekiyor" dedi.

"‘Anlaşmaya uymazsanız, yapmak istemesem de sizi yerle bir ederiz’ dedim"

Anlaşmada İran’ı taahhütlerine uymaya zorlayacak bir yaptırım mekanizması olup olmadığı sorusuna Trump, "Olmak zorunda değil. Onlara açıkça söyledim. Anlaşmaya uymazsanız, yapmak istemesem de sizi yerle bir ederiz dedim. Başka ne yapayım" dedi.

"Düzgün davrandıkları zaman yaptırımları kaldıracağız"

İran’ın 60 günlük süre sonunda yeni talepler ortaya koyması aleyhinde bir güvence olup olmadığı sorusuna Trump, "Her şey belgeye yazılmaz. Bunun önüne geçecek şey, sağduyudur. Bombalanmak ve vurulmak istemiyorlar. Yaptırımlar konusuna gelince, şu anki yaptırımlar İran’ın yeniden toparlanmasına izin vermez. Tam bir yoksulluğa sürüklenirler. 91 milyon insan açlıkla karşı karşıya kalır. Bu yüzden onlar düzgün davranmaya başladığında bazı şeyler değişecek. Düzgün davrandıkları zaman yaptırımları kaldıracağız" cevabını verdi.

"Xi harikaydı ve sorunu çözmemde yardımcı olmaya çalıştı"

Çin’in İran’ın ABD ile masaya oturması ve anlaşmadaki rolü hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Çin’in harika olduğunu düşünüyorum. İsteseler, işleri zorlaştırabilirlerdi. Ablukayı kırmak ya da engellemek için harekete geçebilirlerdi. Bir petrol tankeri gönderebilirlerdi. Her iki yanında üçer muhrip olmak üzere toplam altı muhriple birlikte gönderebilirlerdi. Ama bunu yapmadılar. Başkan Xi bana yardımcı oldu" dedi.
Çin'in petrolünün yüzde 50’sinden fazlasını bölgeden tedarik ettiğini söyleyen Trump, "Bu onlar için de kolay değildi. Xi harikaydı ve sorunu çözmemde yardımcı olmaya çalıştı. Üstelik İran’a büyük silah sistemleri de vermedi. Belki bir yerlerde küçük bir şeyler bulunur ama büyük silahlar vermediğini söyleyebilirim" dedi.

İran anlaşmasının imza töreni için kendisinin neden kalmadığı sorusuna Trump, "Mutabakat zaptı, imzayı benim atmam gereken türden bir belge olmayabilir. Böyle durumlarda başkan yardımcısı gönderilir" dedi.

Kaynak: İHA