Yargıtay’ın çıraklık ve stajyerlik döneminin sigorta başlangıcı sayılması yönündeki emsal kararı, milyonlarca çalışanın yaşadığı hak kaybını yeniden gündeme taşıdı. Antalya Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Temsilcisi Aysel Vatankuşu, konunun bireysel mahkeme süreçleriyle değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında çıkarılacak yasal bir düzenlemeyle kalıcı olarak çözülmesi gerektiğini belirtti. Yargıtay’ın gündeme gelen kararının önemli bir gerçeği gözler önüne serdiğini vurgulayan Aysel Vatankuşu, meslek liselerinde, çıraklık eğitim merkezlerinde ve işletmelerde geçirilen dönemlerdeki fiili çalışmanın ve üretime katılımın yok sayılamayacağını ifade etti. Vatankuşu, açıklamasında "Bizler okulda teorik eğitim alırken işletmelere gönderildik; atölyelerde, fabrikalarda, işyerlerinde fiilen çalıştık, ürettik, hizmetin ve üretimin parçası olduk. Bugün aynı sistemde çocuklarımız da işletmelere gönderiliyor. ‘Eğitimin parçası’ denilerek yıllarca yalnızca kısa vadeli sigorta kapsamına alınan bu sürelerin, fiilen çalışmanın ve üretime katkının karşılığı olan sosyal haklardan ayrı tutulması artık kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
‘Mahkeme kapılarında kalmamalı’
Yargı kararlarıyla tek tek insanların fiili çalışmasını ispatlamasını beklemenin kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Vatankuşu, meselenin milyonları ilgilendiren yapısal bir hak sorunu olduğuna dikkat çekti. Artık bu konunun mahkeme kapılarında değil, TBMM çatısı altında yasayla kesin bir biçimde çözüme kavuşturulması gerektiğini dile getiren Aysel Vatankuşu, kısa vadeli sigorta uygulamasının kaldırılması ve gençlerin fiili hizmetleri ile sosyal haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurgulayarak, "Dün bizim çocukluğumuzda yaşanan hak kaybıydı. Bugün aynı sistemin içinde bizim evlatlarımız var. Fiilen çalıştık. Ürettik. Hizmet ettik. Artık sosyal haklarımız teslim edilsin. Staj ve çıraklık sigortası başlangıç olsun” dedi.

Yargıtay kararı ne getiriyor?
Yüksek mahkemenin verdiği karar, çıraklık ve staj döneminde yalnızca mesleki eğitim alınıp alınmadığına değil, kişinin işyerinde fiilen üretim sürecine katılıp katılmadığına bakılması gerektiğine hükmetti. Ankara 33. İş Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararının ardından komşu işyeri sahiplerini ve bordroda kayıtlı kişileri tanık olarak dinleyerek, davacının sadece "getir-götür" işlerinde değil, usta sıfatıyla doğrudan üretimde yer aldığını tespit etti. Bu doğrultuda mahkeme, davacının sigortalılığının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren başlatılmasına karar verdi. Hukuki süreçlerin ardından, bu durumu yaşayan ve şartları taşıyan vatandaşların öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvurarak çıraklık ve staj başlangıç tarihinin tescilini talep edebilecekleri, talebin reddi halinde ise yargı yoluyla haklarını arayabilecekleri belirtiliyor.




