Seyyanen ve ek zam
TÜİK verilerine göre açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Tufan Gül, “Çarşı, pazar ve marketlere gittiğimizde yüzde yüzlük bir artış olduğunu görebiliyoruz. Memurların alım gücü düştüğünden kamu görevlilerine yönelik olarak 2022 yılı Ocak ayında yüzde 5 zam + yüzde 15 enflasyon farkı ile toplam yüzde 20 oranında zam ve 500 TL’lik seyyanen zam yapılmalıdır. Memur ve emeklilerimiz her toplu sözleşme döneminde enflasyon farkı aldatmacasıyla karşı karşıya kalıyor. Enflasyon farkı ödemesini bir lütufmuş gibi gösteriyorlar. Oysa enflasyon farkı, olağanüstü durumlarda ortaya çıkacak olumsuzluklara karşı memurlar için bir sigorta niteliğindedir” diye konuştu.
3600 ek gösterge
Memurların 3600 ek gösterge beklentilerinin sürdüğüne dikkat çeken Tufan Gül, “Milyonlarca kamu çalışanı verilen bu sözün hayata geçmesini ve sorunlarına çare bulunmasını bekliyor. Milyonlar, kendilerine verilen sözün tutulmasını ve 3600 ek gösterge konusunda bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. 3600 ek gösterge ile ilgili olarak sendikalarla çalışma grubu kuracaklarını söylüyor, sanki aya sondaj ekibi gönderip doğalgaz arayacaklar. Milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren kararının TBMM iradesiyle beş dakikada çözülebilecekken, umutlar yine 2023 yılında yapılacak seçimlere kaldı” ifadelerini kullandı.
'Sendikanın 400 TL oyunu’
‘Yetkili sendika hükümetten gelen 5+6 zam teklifini reddederek masadan kalktı ve 5+7 zam önerisini kabul etti’ diyen Gül, “Kendilerine vaat edilen 400 TL’yi görünce bir anda üyelerinin haklarını unutup, sendika kasasını düşünerek memurun hakkını aramaktan vazgeçtiler. Yüzde birin altında kalan sendika üyelerinin de kendilerine üye olacaklarının hesabını yaptılar. Masaya otururken memura söz verdikleri ‘bayram ikramiyesi, seyyanen zam, refah payı, 3600 ek gösterge’ vb. konuları söz konusu bile yapmadan sefalet ve yoksulluk sözleşmesine imza attılar. Sözleşme masasına Tatar Ramazan gibi oturup Züğürt Ağa gibi kalktılar. 2022 yılı ocak ayında memura yüzde beş artışı kabul eden yetkili sendikanın makam, mevki, itibardan tasarruf etmedikleri lüks yaşamları ve gelecekteki muhtemel milletvekilliği çıkarları hariç başka da hiç bir kazanımı da yoktur” diye konuştu.
Sendikal baskılar
Bazı sendikaların il teşkilatlarına talimat vererek, sendika üyelerini kendilerine üye olmak için zorladığı bilgisini paylaşan Tufan Gül, “Bu etik dışı davranışta bulunan sendikaları şiddetle kınıyoruz. Yüzde bir iptaline ilişkin yürütmeyi durdurma davası süreci devam etmektedir. Sendikal baraj er ya da geç mutlaka yargıdan dönecektir. Sendika üyelerimiz sendikamızın alacağı kararları ve mahkeme sürecini lütfen bekleyiniz. Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personelin görevde yükselmesini sağlamak, hizmetli, memur, şeflerin mağduriyetlerin giderilmesi çözüme ulaşması için sınıflar içerisinde yer değiştirmesini gerçekleştirmek ve mevcut boş kadroları doldurmak için eğitim çalışanlarının beklentisini geçmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından zorunluluk haline gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının 2022 yılı çalışma takviminde Görevde Yükselme Sınavına yer verilmesini bekliyoruz. Söz konusu sınavı bekleyen eğitim çalışanları adına sendikamızın talebidir diyerek sayman kadrosu için ise en son 2007 yılında saymanlık sınavı açılmış ve 14 yıldır boş saymanlık kadrolarına sınavsız bir şekilde atama yapılmaktadır. Sayman kadrosu için boş kadrolara sınav yolu ile atama yapılması için taleplerimizin takipçisi olacağımızı, buradan siz değerli basın emekçileri aracılığıyla bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz” Unutmayın biz birlikte güçlüyüz” diyerek konuşmasını tamamladı.
Esra ALTUNKES
Kaynak: Haber Merkezi