Gazeteci Fatih Altaylı, ‘Teke Tek’ isimli web sitesinde kaleme aldığı köşe yazısında, Antalya’nın köklü restoranlarından 7 Mehmet’in kentteki işletmesini kapatma kararı aldığı iddiasını gündeme taşımıştı. Altaylı, kararın nedeninin Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kira artışı talebi olduğunu belirterek, “Antalya’nın simgelerinden biri haline gelmiş bir lokantayı kaybetmek Antalya için çok ciddi bir kayıp” ifadelerini kullanmıştı. Kent gündemine bomba gibi düşen iddianın ardından 7 Mehmet yönetiminden konuyla ilgili yazılı bir açıklama geldi.
‘Merkezimiz ve asıl evimiz’
7 Mehmet yönetiminden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Değerli gazeteci ve yazar Sayın Fatih Altaylı'nın köşe yazısı vesilesiyle gündeme gelen ve markamızın Antalya'dan ayrılacağına yönelik iddialar içeren haberler nedeniyle, siz saygıdeğer kamuoyunu ve sadık misafirlerimizi birinci ağızdan bilgilendirmek isteriz.
Sayın Altaylı'nın restaurantımıza, lezzetlerimize ve markamıza dair kaleme aldığı övgü dolu, derinlikli değerlendirme ailemiz ve çalışanlarımız için büyük bir gurur vesilesi olmuştur. Bir işletmenin sadece ticari bir mekân değil, bir şehrin hafızası ve kültürel mirası olduğunu eşsiz üslubuyla ifade ettiği için kendisine en içten şükranlarımızı sunarız. Bu vesileyle, söz konusu yazıda bahsi geçen ve kamuoyunda yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilecek bir hususu açıklığa kavuşturmak isteriz: 7 Mehmet olarak Antalya'daki faaliyetlerimizi sonlandırmamız kesinlikle söz konusu değildir. Kamuoyunda paylaşılan "fahiş kira zammı nedeniyle Antalya'dan ayrılacağımız" yönündeki duyumlar, maalesef süreç dışı kaynaklardan yayılan yanlış bir bilgi kirliliğinden ibarettir.
Karşı karşıya olduğumuz durum, iddia edildiği gibi yerel belediyeyle yaşanan bir kira anlaşmazlığı veya gerginlikten kaynaklanmamaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi, markamızı ve kent değerlerimizi daima destekleyen bir yaklaşım sergilemektedir; dolayısıyla belediye ile aramızda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yaşanan temel sorun; restaurantımızın bulunduğu alanda 1950'li yıllardan bu yana süregelen ve yüzlerce mirasçının taraf olduğu köklü bir mülkiyet davasıdır. Söz konusu alanın mülkiyeti kısmen Hazine'ye, kısmen de özel mirasçılara ait olduğu için bölgedeki işletmelerin ruhsat ve sözleşme statüsü yıllardır hukuki bir belirsizlik içindedir. Kuruluşumuz bu davanın bir tarafı dahi olmayıp, sadece sürecin hukuki neticesini bekleyen bir konumdadır. Özetle, belediyeyle olan ortak sıkıntımız, bu kronik mülkiyet belirsizliğinin kendisidir.
İstanbul'da kapılarını açan yeni şubemiz, Antalya'daki köklerimizin yerini almak için değil; Antalya'nın lezzet mirasını ulusal ve uluslararası düzeye taşımak amacıyla hayata geçirilmiştir. Merkezimiz ve asıl evimiz, var olduğumuz ve büyüdüğümüz yer her zaman Antalya'dır.
Üç kuşaktır gururla taşıdığımız lezzet bayrağını, Sayın Altaylı'nın da yazısında vurguladığı köklü değerlere bağlı kalarak, asıl evimiz olan Antalya'da dalgalandırmaya ve misafirlerimizi sofralarımızda ağırlamaya devam edeceğiz."





