Modern çağın hızı, kariyer hedefleri ve toplumsal beklentiler arasına sıkışan kadınlar, her alanda kusursuz olma çabasıyla "Süper Kadın" rolünü üstleniyor. Ancak bu pelerinli kahramanlık hali, sanılanın aksine bir başarı hikayesi değil, ilişkileri temelinden sarsan duygusal bir maliyete dönüşüyor.Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, kadının üzerine yıkılan ev içi sorumlulukların sistemik teoride "Görünmez Emek" olarak adlandırıldığını belirtti. Evin idaresi, çocukların bakımı, sosyal organizasyonlar ve duygusal destek gibi birçok görevin kadının doğal göreviymiş gibi algılanmasının büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Abudaram, bu yükün fark edilmemesinin ilişkileri içten içe tüketen bir pandemiye dönüştüğünü söyledi.

‘Süper Kadın’ olmak bir tükeniş mi?

‘Kadın emeği demokrasinin temelidir’
‘Kadın emeği demokrasinin temelidir’
İçeriği Görüntüle

Kadınların "her şeyi ben hallederim" diyerek üstlendikleri sorumlulukların başlangıçta bir güç ve başarı hazzı verdiğini, ancak zamanla bunun ağır bir yorgunluğa evrildiğini belirten Dr. Psk. Abudaram şu değerlendirmelerde bulundu: “Kadınlar hem işte en iyi çalışan, hem evde en iyi anne, hem de mükemmel bir eş olmaya çalışırken kendi ihtiyaçlarını listenin en sonuna koyuyor. Bu durum, 'Süper Kadın' sendromunu tetikliyor. Kadın görülmediğini, emeğinin takdir edilmediğini hissettiği an, partnerine karşı öfke ve uzaklaşma yaşamaya başlıyor. Aslında o pelerin, kadını korumuyor; aksine onu yalnızlaştırıyor.”

İlişkilerdeki duygusal maliyet

Sistemik perspektiften bakıldığında, bir ilişkide dengenin bozulması her iki tarafı da olumsuz etkiliyor. Dr. Psk. Abudaram’a göre, kadının aşırı sorumluluk alması erkekte "işlevsizlik" veya "sorumsuzluk" alanlarını genişletebiliyor. Bu dengesizlik, çiftler arasındaki romantik bağı zayıflatarak ilişkiyi bir "ev arkadaşlığına" veya "yönetici-çalışan" ilişkisine dönüştürüyor.

Çözüm: Görülmek ve hakça bölüşüm

8 Mart’ta kadınların en büyük ihtiyacının sadece çiçek veya hediye değil, verdikleri emeğin samimiyetle görülmesi olduğunu hatırlatan Abudaram, çözüm yolunu özetleyerek, “ Ev içindeki zihinsel ve fiziksel yükün "yardım etmek" değil, "ortak sorumluluk" bilinciyle paylaşılması. Kadınların mükemmeliyetçilik baskısından kurtularak "hayır" demeyi öğrenmesi ve kendi öz bakımına zaman ayırması. Küçük gibi görünen ev işlerinin ve duygusal emeğin partner tarafından sözel olarak takdir edilmesi.

Muhabir: Esra ALTUNKES