Antalya’ya yeni bir sanat durağı
Antalya’ya yeni bir sanat durağı
İçeriği Görüntüle

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu öncülüğünde gerçekleştirilen basın açıklamasını, Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı okudu. Karancı, müze sürecinin sadece bir bina yıkımı olmadığını, kentsel hafızanın ve kültürel mirasın tahribatı anlamına geldiğini belirtti.​ Açıklamada, müzenin kapatılmasıyla doğrudan ilişkili olduğu iddia edilen Konyaaltı Varyant Falezleri’nin koruma statüsünün düşürülmesi kararına karşı açılan davaların kazanıldığı hatırlatıldı. Danıştay’ın falezlerdeki yapılaşma girişimini durdurduğunu belirten Karancı, şu ifadeleri kullandı: “Falezleri koruyan hukuk, ne yazık ki hemen yanı başındaki Antalya Arkeoloji Müzesi’ne aynı şansı tanımadı. Eksik, çelişkili ve bilimsel yeterliliği tartışmalı raporlara dayanılarak alelacele yıkılan ödüllü yapıyla birlikte, Antalya’nın önemli bir kent hafızası geri dönülmez biçimde yok edildi.”

​İhalede ‘pazarlık usulü’şüphesi

​Yeni müze binasının yapım ihalesine ilişkin soru işaretlerini dile getiren Karancı, ihalenin Kamu İhale Kanunu’nun yalnızca afet ve olağanüstü durumlar için öngörülen 21/b maddesi (pazarlık usulü) kapsamında yapıldığı iddialarına dikkat çekti. Bu yöntemin şeffaflıktan uzak olduğunu belirten TMMOB temsilcileri, yetkililere şu soruyu yöneltti: “Eğer tartışmalı deprem performans analizi raporu hazırlanmasaydı, yine de rekabetçi ve açık ihale yöntemi yerine bu kapalı kapılar ardındaki yöntem mi tercih edilecekti?”

​‘Yıkarken acele, yaparken sessiz’

​Geçtiğimiz yıl Valilikte yapılan toplantılarda yetkililerin, “Turizm sezonunu kaçırmamak adına süreci hızlandırdık, yeni müze en kısa sürede tamamlanacak” sözü verdiğini hatırlatan Karancı, gelinen noktayı şu sözlerle özetledi: “Bugün aradan geçen bir yıla rağmen bırakın müzenin tamamlanmasını, temelinin dahi atılamadığı görülmektedir. Yıkım sürecinde gösterilen acelecilik ve kararlılık, ne yazık ki yapım sürecinde gösterilememiştir.” Gecikmeye gerekçe olarak sunulan zemin koşulları iddialarına da değinen Karancı, yıkım öncesinde zemin etütlerinin tamamlandığının açıklandığını belirterek, “Eğer zemin incelendiyse, bugün yapımı durduran yeni teknik sorun nedir?” diye sordu. Ayrıca depolara kaldırılan binlerce yıllık tarihi eserlerin hangi koşullarda saklandığı konusundaki belirsizliğin sürdüğü vurgulandı.

​‘30 bin metrekareye nasıl çıktı?’

​TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, müzenin inşaat alanına dair resmi verilerde çelişkiler bulunduğunu belirterek şu rakamları ortaya koydu: “Yeni müzenin toplam inşaat alanına ilişkin farklı tarihlerde farklı rakamlar açıklanmıştır. İlk açıklamalarda yaklaşık 18 bin metrekarelik bir müzeden söz edilirken, daha sonra bu rakam 19 bin 500 metrekare olarak ifade edilmiş, bugün ise yapı ruhsatında yaklaşık 30 bin metrekarelik bir inşaat alanının yer aldığı görülmüştür. Ancak ruhsatta belirtilen 30 bin metrekarelik alanın hangi kullanımları kapsadığı anlaşılamamaktadır. Bu alanın yalnızca kapalı yapı alanlarından mı oluştuğu, yoksa teraslar, açık sergileme alanları, yürüyüş yolları, meydanlar ve benzeri açık ya da yarı açık alanların da bu hesaba dahil edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Söz konusu rakamsal artışın, alanın kentsel yerleşim dokusu, trafik yükü, yeşil alan dengesi ve çevresel etkileri bakımından yeniden ve şeffaf biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ziyaretçi sayısı alan büyüklüğüyle doğrudan orantılı olmak zorunda değildir; ancak kapalı yapılaşmanın ve beton ile geçirimsiz yüzeylerin artması, kentsel ısı adası etkisini ve çevresel baskıyı artıracaktır.”

​Kamuoyu yanıt bekliyor

​TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu, İmar Kanunu gereği şantiye alanına bilgilendirme tabelası asılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatarak, yetkililerden şu konularda acil ve şeffaf bilgi talep etti: “İhalenin hangi bedelle sonuçlandığı, yüklenici firmanın sözleşme bedeli ve işi tamamlama süresi, güncel projenin kapsamı ve yapılan değişiklikler, müze eserlerinin güncel fiziki durumu ve sergileneceği tarih.” Açıklama, “Antalya Arkeoloji Müzesi bu kentin ortak hafızasıdır. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” sözleriyle son buldu.

Muhabir: Arzu YAVUZ