Geçtiğimiz günlerde bir esnaf ile sohbet ediyorduk. Bana, ?Yerel seçimlerden sonra bu kent sinerjisini kaybetti. Sana saçma gelebilir ancak bir başkanlık koltuğunun değişmesi, kent sokaklarında karamsarlık yarattı. Öyleki, o başkanın değişmesini isteyen ve rakibe oy veren kişiler bile bugün aynı duyguları paylaşıyor? dedi. Sanırım anlatmak istediği başımızdaki yöneticilerin yaydığı enerjinin, kentin tümünü etkileyebilecek gücü olmasıydı. Bu nedenle sözleri bana hiç saçma gelmediği gibi, kendisine katıldığımı da ifade ettim.
 Bunun çok önemli bir örneğini, Çarşamba günü yaşadık. Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, geçtiğimiz günlerde Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi Başkanlığı?na seçilmişti. Seçildikten sonra da ilk kez memleketine geldi. Ayağının tozuyla, Antalyaspor?un, Galatasaray ile oynadığı kupa maçı için tribünlerde yerini aldı. Maç öncesi günboyu bazı ziyaretler gerçekleştirdi. O ziyaretler ve maç sırasında yaşananlar kente bir sinerji katıldığının ispatıydı. Bir Antalyalı?nın yakaladığı bu başarı, kentin geleceğe daha umutlu bakmasını sağlıyordu. Bu başarıyı idrak eden herkese, bir Avrupalı havası gelmişti. Nasıl gelmesinki? Avrupa?nın zirvesinde oturan kişi, bir Antalyalıydı.
 2009 Yerel seçimlerinden önce Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Menderes Türel, belki bir çok hataya imza atmıştı. Ancak dur durak bilmeyen enerjisi, hükümet ile sağladığı müthiş diyalog, hizmet yağmuru gibi nedenlerle müthiş bir sinerji sağlamıştı. Yoğun hizmet çalışmaları, kuşkusuz herkesi memnun etmiyordu. Her büyük projenin, muhakkak rahatsız ettiği kesimler vardı. Her büyük projenin daha iyi anlaşılması için zamana ihtiyaç vardı. Belki aramızda bazı kesimlerin bu kadar sabrı yoktu. Nitekim o sabırsızlık, Türel?in seçim kaybetmesine neden oldu. Türel?de bunu göre göre Antalya yararına gördüğü hizmetlerden, seçim kaybetmek uğruna vazgeçmedi. İyi de yaptı.
 Seçimlerde Türel?in kaybetmesini isteyenler bile, inanılmaz bir şekilde seçimlerden bir kaç hafta sonra ?pişman? oldu. Bunu çok net biliyorum. Çünkü; Sokaktan bu mesajları sık sık alıyorum. O seçimlerin ardından, Türel?in yarattığı sinerji kayboldu. Makama devamlı dert yananan, devamlı borç edebiyatı yapan, çevresine devamlı olumsuzluk yayan ve bugüne kadar önemli tek bir hizmetin startını veremeyen sevgili Akaydın geldi. Belki bir süre sonra keser sandık. Ancak seçimlerden önce ?Merak etme hemşerim. Antalya?nın kaynakları Ankara?dan daha zengin? diyen Akaydın, bugüne kadar aynı çizgide devam etti. Son olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi?nin neredeyse bütün malını, mülkünü satışa çıkarma kararı verdi. Bahanesi, borç batağıydı.
 Yine seçimlerden önce ?birlik? olduğunu düşündüğümüz, hatta seçim mucizesinin mimarları olarak gördüğümüz bu kentin bir çok sivil toplum örgütü, belediye başkanı, siyasetçisi, seçimden hemen sonra birbirlerini yemeye başladı. Kavga, tartışma, çekişme heryeri sarmaya başladı. Öyleki, seçimin galibi CHP?nin yaşadığı iç karışıklıklar, rakip partilerin bile kendi aralarında yaşamadığı hale geldi. Kent de sinerjinin kaybolmasında bu durumda önemli yer tuttu.
 Bu noktada Mevlüt Çavuşoğlu, yeni bir heyecan yarattı. Antalya?lı AKPM Başkanı, kendi havaya soktu. Umarım kentin yöneticileri de artık bu kentin yaşadığı karamsarlıktan çıkması için biraz akıllanırlar. Bu durumun değişmesi için iç çekişmelerden, kavgalardan ve dert yanmaktan vazgeçerler. Kent, dert yanan değil, hizmet üreten yönetici istiyor. Onları iyi görürse, kendi hayatı için de umutlanıyor. Basite alınmasın. Bir kenti yönetenlerin psikolojik durumu, gerçekten bütün kenti etkileyebiliyor.