Bugün dünya deneyimleri açık bir şekilde “araştırma üniversitesi” olmak için, lisansüstü öğretimi odağa almanın, önceliklendirmenin hatta doktora öğretimini özendirmenin ve teşvik etmenin gerekli olduğunu göstermektedir.

Türkiye uygulamasına bakıldığında, her ne kadar Yükseköğretim Kanunu'nda enstitüler ile lisans programları dengeli olarak kurgulanmış gibi görünse de esasen öncelik lisans programlarına verilmiştir, denilebilir. Bu nedenle uluslararası düzeyde iddialı araştırma üniversitelerin uygulamalarında olduğu gibi Türkiye’de de hem mevzuat ve hem de anlayış olarak lisansüstü eğitimin lisansın önünde yer alması gereklidir. Bunun için her şeyden önce bakış ve yaklaşım değişimine ve eş zamanlı olarak mevzuat, idari ve uygulama sistematiğinde köklü değişikliklere ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak bu şekilde lisansüstü öğretimin ve doktora sonrası araştırmaların üniversitenin merkezinde sürdürülebilir şekilde yerleştirilmesi sağlanabilir.

Aynı kapsamda, araştırma üniversitesi olmak yönünde yol alan ve almak isteyen üniversitelerin rekabet ve yarışmalarını sağlayacak bir ortamın oluşturulması üzerinde de durmak gereklidir.

Dönüşüm ve sürdürülebilir bir gelişme için neler yapılabilir?

Tüm üniversitelerden araştırma üniversitesi olmak yönünde bir performans ortaya koyması beklenemez. Ancak dönüşüm sağlamak ve sürdürülebilir bir gelişme elde etmek için yükseköğretimin genel felsefesi, kaynak dağılımı, yönetimsel yapılar ve akademik öncelikler gibi birçok alanda ciddi düzenlemeler gereklidir. Bu çerçevede; araştırma üniversitesi kulvarında yer almak üzere isteği ve yarışma kabiliyeti olan üniversitelerde, üniversite tanımının yeniden yapılandırılarak, üniversitelerin temel misyon ve vizyonu arasında araştırma ve lisansüstü eğitime öncelik verilmesi üzerinde önemle durmak gereklidir.

Bunu sağlamak içinse ilk olarak yapılması gereken işlemler arasında, enstitülerin rolünün güçlendirilmesi hususu bulunmaktadır. Aynı zamanda enstitülere yeni roller de tanımlamak ve özellikle sadece lisansüstü eğitim veren birimler olmanın ötesinde, doktora sonrası araştırma merkezleri özelliğine sahip olmak işlevinin de yüklenmesi gereklidir. Bununla ilişkili olarak mevcut durumda dekanlıkların ve meslek yüksekokullarının rollerinin yeniden tanımlanarak, dekanlıkların işlevlerinin araştırma üniversitesi olmaya destek sağlayacak şekilde dönüştürülmeleri gereklidir. Dolayısıyla dekanlıkların bir yandan lisans eğitiminin koordinasyonu ve yürütülmesindeki rollerini korumak, diğer taraftan enstitülerle daha entegre bir şekilde çalışmaları ve araştırma faaliyetlerine daha fazla katılım sağlamaları üzerinde durmak gerekir.

Yukarıda belirtilen değişimin ve rol farklılaşması için enstitülerin üniversite yönetim organlarından Üniversite Yönetim Kurulu (ÜYK) gibi üst yönetim organlarında temsil edilmesi gerekir.

Ayrıca mali açıdan enstitülerin bütçe yönetimi, akademik personel ve araştırma stratejileri konularında daha fazla etkiye hatta özerkliğe sahip olmaları üzerinde de durmak gereklidir. Bu durumun, enstitülerin kendi önceliklerine göre üst yönetimle birlikte daha hızlı hareket etmelerine imkan tanıması da söz konusu olacaktır.

İşleyişle ilgili olarak ise; üniversite düzeyinde lisansüstü eğitimi koordine eden ve standartları belirleyen merkezi kurulların oluşturulmasıyla, enstitüler arasındaki işbirliği geliştirilebilir ve lisansüstü eğitimin niteliği ve rekabet edebilirliği artırılabilir.

Üniversite bütçelerinde araştırmaya ve lisansüstü eğitime ayrılan payın artırılması ile enstitülerde daha fazla araştırma projesi yürütülmesine yönelik olarak lisansüstü araştırmacılar teşvik edilebilir. Yine akademik performansın artırılması için üniversitelere kaynak desteği sağlanarak, lisansüstü programların kalitesi, araştırma çıktıları ve uluslararası işbirlikleri gibi kriterlerin ağırlığı artırılabilir.

Bunlara ek olarak akademisyenlerin ve üniversite yönetimlerinin çokça tartıştığı; lisansüstünde yer alan öğretim üyelerine yönelik kriterlerinin yükseltilerek lisansüstü eğitimin kalitesini artırmak, öğretim üyelerinin performans değerlendirme kriterlerinde araştırma faaliyetlerinin ve lisansüstü öğrenci danışmanlığın ağırlığını artırmak ve öğretim üyelerini lisansüstü eğitime daha fazla katkıda bulunmaya teşvik etmek, yabancı saygın üniversitelerle ortak lisansüstü programların sayısını artırmak, lisansüstü programlara daha fazla uluslararası öğrenci çekmek için stratejiler geliştirmek gibi önemli ve etkili uygulamaları hayata geçirmek uygun olacaktır.