Türkiye’nin kışlık sebze ihtiyacının yüzde 60’tan fazlasını karşılayan Antalya, Ocak 2026 itibarıyla son yılların en sert iklim koşullarıyla mücadele ediyor. İç kesimlerde etkili olan yoğun kar yağışının kıyı şeridine kadar ulaşmasıyla birlikte, örtü altı üretimde kritik eşik olarak kabul edilen 0 derecenin altına düşüldü. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, üreticilerin ürünlerini koruyabilmek için seralarda sabaha kadar “don nöbeti” tuttuğunu belirtti. Kaçın, bitki dokularında donmaya bağlı oluşan hücre patlamalarının, yalnızca bir hasadı değil, üreticinin tüm yıllık emeğini ve sermayesini bir gecede yok edebileceğini vurguladı. ‘Donla mücadele, üretici için yalnızca fiziksel bir zorluk değil, aynı zamanda yüksek maliyetli bir mücadele anlamına geliyor’ diyen Kaçın, “ Seraların ısıtılmasında kullanılan kömür, odun, elektrik ve dumanlama sistemlerinin maliyetleri geçen yıla göre ciddi oranda arttı. Üretici, mahsulünü korumak için yaptığı bu harcamayı satış fiyatına yansıtamadığında, üretimden çekilme noktasına geliyor. Bu tablo, önümüzdeki aylarda ürün arzında daralma ve buna bağlı olarak piyasa fiyatlarında sert yükselişler yaşanabileceğine işaret ediyor” dedi.
ZMO’dan acil çözüm çağrısı
Antalya’da tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için acil önlemler alınması gerektiğini belirten Kaçın, “Donla mücadele dönemlerinde, seralarda kullanılan elektrik ve ısınma yakıtları için acil sübvansiyon paketleri açıklanmalı, bu kalemlerden alınan vergiler kaldırılmalı. Her üretim havzasına, mikro iklimi izleyebilen akıllı tarım istasyonları kurulmalı; üreticiler mobil uygulamalar üzerinden anlık don uyarılarıyla bilgilendirilmeli. Eski tip seraların, ısı yalıtımı yüksek modern yapılarla değiştirilmesi için düşük faizli, uzun vadeli modernizasyon kredileri sağlanmalı. Tarım sigortalarının kapsamı genişletilmeli; don hasarı tespit ve ödeme süreçleri hızlandırılmalı” şeklinde konuştu. Kaçın, yaşanan krizin yalnızca çiftçinin sorunu olmadığını vurgulayarak, “Yerli üretim bir tercih değil, zorunluluktur. Antalya’daki üretici serasını ısıtamazsa, büyük şehirlerde sofralar boş kalır. Bugün üreticiyi yalnız bırakırsak, yarın ithalata ve yüksek gıda enflasyonuna mahkûm oluruz” ifadelerini kullandı.