Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik son tartışmalar ve eğitim politikalarındaki değişiklik iddialarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Acar, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında hayata geçirildiğini belirttiği uygulamaların eğitim sistemini çağdaş, bilimsel ve laik anlayıştan uzaklaştırdığını savundu.
Kamuoyunda gündeme gelen ‘kız ve erkek öğrencilerin ayrı okullarda eğitim görmesi’ yönündeki iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Acar, bunun eğitimde eşitlik ve laiklik ilkeleri açısından ciddi tartışmalar yaratacağını ifade etti. Acar, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında dayatılan bu değişiklikler, iktidarın kurmak istediği yeni rejime hizmet etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı okulları çağdaş birer eğitim yuvası olmaktan çıkarıp, egemen ideolojinin yeni nesillere aktarıldığı bir laboratuvar olarak konumlandırmaktadır” dedi.
‘Kurtuluş Savaşı’ tepkisi
Ders kitaplarından ‘Kurtuluş Savaşı’ ifadesinin kaldırılarak ‘Milli Mücadele’ ifadesinin kullanılmasına yönelik tartışmalara da değinen Sadık Acar, tarihsel gerçeklerin siyasi tercihlere göre değiştirilemeyeceğini söyledi. Acar açıklamasında, “Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen ve dünyadaki tüm mazlum halklara emperyalizme karşı direniş noktasında örnek olan Kurtuluş Savaşı’mızın tarihi ve önemi, bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamaz” ifadelerini kullandı.
‘Atatürk’ün izinde’
Eğitim-İş olarak Cumhuriyet değerlerini ve bilimsel eğitimi savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Acar, “Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, Cumhuriyet ilke ve devrimlerine gönülden bağlı eğitim emekçileri olarak sınıflarımızda çocuklarımıza neyden kurtulduğumuzu ve tam bağımsız bir Cumhuriyeti nasıl kurduğumuzu anlatmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi. Sadık Acar, eğitim politikalarının toplumun tüm kesimlerinin ortak aklıyla oluşturulması gerektiğini belirterek, eğitimde yapılacak her düzenlemenin laiklik, bilimsellik ve fırsat eşitliği temelinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Acar, öğrencilerin ayrıştırılmasına yönelik olası uygulamaların eğitim ortamındaki birlik duygusuna zarar vereceğini savundu.




