IV. Uluslararası Montessori Zirvesi açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Modern dünya, çocuklarımızın önüne büyük imkanlar koydu fakat aynı anda ağır imtihanları da koydu. Bugün çocuklarımız bilgiden mahrum kalmak bir yana maruz kaldığı şeylerin çokluğu altında yönünü tayin etmekte zorlanan bir nesil haline geldi. Telefonun, tabletin, sosyal medyanın ve kesintisiz içerik akışının çocuklarımızın dikkatine, diline, arzu dünyasına, hayaline ve hayata bakışına maalesef nüfuz ettiği bir dönemden geçiyoruz. Okul bahçesinde, koridorda, sınıf kapısında karşımıza çıkan taşkınlığı tek bir çocuğun öfkesi ile açıklamaya çalışırsak çok büyük bir yanılgı içerisine gireriz. Yine aynı şekilde fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek daha büyük bir yanılgı içerisine girmiş oluruz" dedi.

Yeni Türkiye Eğitim Vakfına (YETEV) bağlı Palet Montessori Akademisi MATEPP tarafından bu yıl "Modern Dünyada Çocuk: Riskleri Anlamak, Potansiyeli Özgürleştirmek" temasıyla düzenlenen 'IV. Uluslararası Montessori Zirvesi', Boğaziçi Üniversitesi'nde başladı. Zirvenin açılış törenine Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi'nin yanı sıra çok sayıda akademisyen ve eğitimci katıldı.

Bakan Tekin: Fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek büyük yanılgı içerisine girmiş oluruz

'ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMA İRADEMİZİ DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN VE YARIN DA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Zirvede konuşan Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Bir kez daha menfur saldırıda kaybettiğimiz öğretmenimize, evlatlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine, yakınlarına ve bütün maarif camiamıza baş sağlığı temenni ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde üzerimize düşeni sonuna kadar yapma irademizi dün olduğu gibi bugün ve yarın da sürdürmeye devam edeceğiz. Milletçe yüreğimizin yandığı ve yaşadığımız derin kederin iffetli sessizliğiyle yasımızı tuttuğumuz bu süreçte öğretmenlerimizin, okullarımızın, ailelerimizi ve çocuklarımıza kazandırmaya çalıştığımız ahlak ve şahsiyet ufkunu hedef alan hoyrat bir söylemin devreye sokulduğuna da maalesef üzüntüyle şahitlik ettik" dedi.

Bakan Tekin: Fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek büyük yanılgı içerisine girmiş oluruz

Bakan Gürlek: Hukuk okuryazarlığına ilişkin eylem planı üzerinde çalışıyoruz
Bakan Gürlek: Hukuk okuryazarlığına ilişkin eylem planı üzerinde çalışıyoruz
İçeriği Görüntüle

'TEK BİR ÇOCUĞUN ÖFKESİ İLE AÇIKLAMAYA ÇALIŞIRSAK BÜYÜK YANILGI İÇERİSİNE GİRERİZ'

Bakan Tekin, "Modern dünya çocuklarımızın önüne büyük imkanlar ve fakat aynı anda ağır imtihanları da koydu. Bugün çocuklarımız bilgiden mahrum kalmak bir yana maruz kaldığı şeylerin çokluğu altında yönünü tayin etmekte zorlanan bir nesil haline geldi. Telefonun, tabletin, sosyal medyanın ve kesintisiz içerik akışının çocuklarımızın dikkatine, diline, arzu dünyasına, hayaline ve hayata bakışına maalesef nüfuz ettiği bir dönemden geçiyoruz. Çocukluk meselesini konuşurken müfredatın, yöntemin yahut teknik tedbirlerin ötesine geçen çok daha büyük bir sorumlulukla yüz yüzeyiz. Önümüzde duran asıl mesele evlatlarımızı nasıl koruyacağımız, şahsiyetlerini hangi iklim içinde tahkim edeceğimiz, merhameti, hududu ve birlikte yaşama ahlakını nasıl kökleştireceğimiz meselesidir. Bu sebeple okul bahçesinde, koridorda, sınıf kapısında karşımıza çıkan taşkınlığı tek bir çocuğun öfkesi ile açıklamaya çalışırsak çok büyük bir yanılgı içerisine gireriz. Yine aynı şekilde fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek daha büyük bir yanılgı içerisine girmiş oluruz" diye konuştu.

'BU MİLLETİN ÇOCUKLARI BİZİM GÖZÜMÜZDE EMANETİN EN KIYMETLİ HALKASIDIR'

Bakan Tekin, "Her çocuğun kabiliyetini kendi seyrinde büyüten, kendi fıtratında büyüten bir eğitim anlayışına ihtiyaç var. Bakanlık olarak bizler bilhassa son dönemde üzerinde ısrarla durduğumuz istikamet de tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere kurgulanmış bir istikamettir. Aslında yapmaya çalıştığımız şeylerle biraz önce Bilal Bey'in anlattığı Montessori tecrübesi arasında güçlü bir bağ olduğu açıktır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'mizle güç kazandırdığımız maarif yönelişi aynı zamanda bu büyük hakikatlere de işaret ediyor. Çocuklarımızın fıtratını gözeten bir eğitim anlayışı. Bu yıl için 'Her çocuk bir fidan, ilk ders Yeşil Vatan' temasıyla başladığımız çalışmalarımızı ikinci yarıyılın başında bayrak sevgisiyle derinleştirdik. Ramazan ayıyla beraber 'Maarifin kalbinde Ramazan' mottosuyla, ardından Nisan ayında ise 'Maarifin kalbinde çocuk' mottosuyla etkinliklerimizle evlatlarımızın merhametle, paylaşmayla, hürmetle ve birlikte yaşama ahlakıyla daha güçlü bir biçimde buluşmasını sağlamaya çalıştık. Farklı temalarda gerçekleştirdiğimiz aile buluşmalarıyla anne, baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren, daha sağlam bir destek alanı oluşturmaya çalıştık. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı gibi başlıklarda öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırmaya çaba sarf ettik. Rehberlik modellerimizde çocuklarımızın da empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesine ağırlık verdik. Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır" dedi.

Bakan Tekin: Fiziki tedbirlerle sorunu çözeceğimizi düşünürsek büyük yanılgı içerisine girmiş oluruz

'ÇOCUĞU DAHA İYİ TANIYARAK YETİŞKİNLİĞE ADIM ATMASINI SAĞLAYABİLİRİZ'

Zirvede konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "Öncelikle Kahramanmaraş'ta yaşanan bu elim hadisenin bütün eğitim gönüllüleri için, bizler için ne kadar incitici, ne kadar kalbimizi yerle bir eden bir şey olduğunu bilerek sözlerime başlıyorum. Bütün kaybettiğimiz yavrularımıza rahmet diliyorum. Beni en çok büyüleyen Maria Montessori'nin insan doğasından ne kadar etkilendiği, insan doğasını keşfetmekten ne kadar etkilendiği olmuştu ve bizim kendi inancımızla ne kadar paralellikleri olduğunu görerek bu işe yaklaştık. Oluşturmaya çalıştığı sınıf ortamı ve o sınıfa yerleştirdiği materyallerle aslında bunun sadece sağlayıcılarıydı. Biz de 2011 yılında Türkiye'de bir yandan farklı eğitim yaklaşımlarının, farklı pedagojilerin daha iyi uygulanması sağlansın ki ondan sonra eğitim fakültelerimiz bunlar arasında kıyaslar yapabilsin, güçlü noktalarını ortaya çıkarabilsin ve aslında bütün eğitimcilerimize ilham olacak uygulamalar bu okullarımızda oluşsun diye arzu ettik. 15 yıldır gerçekten Türkiye'de bu alandaki en iddialı, en başarılı uygulamaları hayata geçirdik. Herhangi bir kar amacı gütmeyen vakfımızın eğitim sahasında çığır açabilecek uygulamalarından sadece bir tanesi okul öncesinde Montessori ve Türkiye'nin ilk ve tek Montessori İlkokulu. Uzun uğraşlar ve çalışmalar sonucunda talim terbiye onayını da alan Montessori temelli olan Palet İlköğretim Programı, hala gelişmeye, hala Türkiye'deki yeni Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne de uygulanması ve belki yakınsalaştırılması gereken bir projemiz, o da devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi ile yaptığımız iş birliklerinde hem Türkiye'de Montessori eğitimi almak isteyenlerin buna erişimini artırmış oluyoruz. Bunu güçlendirmeye çalışıyoruz. Öbür taraftan da tabii ki okullarımızdaki uygulamaların daha fazla akademik görünürlüğü olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Ümit ediyorum ki gerçekten çocuğun fıtratını koruyarak, çocuğu daha iyi tanıyarak yetişkinliğe adım atmasını sağlayabiliriz" dedi.

Kaynak: DHA