CHP Serik meclis üyesi Mehmet Balık, Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ın emekli maaşları için ‘Haziran ayını’ işaret etmesine ateş püskürerek, "Emekliyi açlığa mahkûm edip ‘Haziran’da bakacağız’ demek, halkın gerçeklerinden kopmaktır. Acil çözüm; intibak yasası ve tüm emeklilere seyyanen zamdır" dedi. Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, emekli maaşlarının erimesi ve kontrolden çıkan kira fiyatları, sosyal bir patlama noktasına geldi. CHP Serik Meclis Üyesi Mehmet Balık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın emekli maaşlarıyla ilgili ‘Haziran ayında düzenleme olabilir’ yönündeki açıklamalarını sert bir dille eleştirdi. Balık, vatandaşın tenceresinin boş olduğunu, barınma krizinin ise can almaya başladığını vurguladı. Bakan Işıkhan’ın ‘Haziran’ açıklamasını ‘vicdan dışı’olarak nitelendiren Mehmet Balık, "Siz bilmezsiniz ama emekli bugün karnını doyuramıyor. Haziran’a kadar bu insanlar taş mı yiyecek? Haziran’a kadar aç kalın mı deniyor? İktidarın ‘sabır’ telkinleri artık karşılık bulmuyor. Emekli, çoluk çocuğundan destek almadan hayatta kalamıyor. Eskiden emekli ikramiyesiyle ev, araba alınırdı; şimdi kredi kartı borçları bile kapanmıyor" ifadelerini kullandı.
‘İlk düğme yanlış iliklendi’
Emekli maaşlarındaki dengesizliğin kökeninde 2008 yılında çıkarılan 5754 sayılı yasanın yattığını belirten Balık, prim ödeme gün sayısı fazla olanların cezalandırıldığını savundu. Balık, sistemdeki tıkanıklığı özetleyerek, “En düşük emekli maaşını 20 bin TL’ye yuvarladılar ancak bu kez de 3600 gün prim ödeyenle 6000 gün prim ödeyen arasında hiçbir fark kalmadı. Vergi affıyla dürüst mükellefi cezalandıran anlayış, şimdi de fazla prim ödeyen emekliyi cezalandırıyor. Bu çıkmazın sorumlusu 2008’deki o yasadır; ilk düğme o gün yanlış iliklendi. Tek çözüm yolu, ivedilikle bir İntibak Yasası çıkarılması ve tüm emekli maaşlarına seyyanen zam eklenmesidir” diye konuştu.
Barınma krizi sosyal felaket
Antalya ve ilçelerinde hissedilen kira krizinin artık bir barınma hakkı ihlaline dönüştüğünü söyleyen Balık, yaşanan acı olaylara dikkat çekerek, “Emekli vatandaşlarımız artık ev kiralayamadığı için ucuz otellerde, pansiyonlarda gün sayıyor. Daha dün evsiz bir vatandaşımız, sığındığı arabada çıkan yangında hayatını kaybetti! Bu bir dramdır, bu bir sosyal felakettir. Düşük ve orta gelirliler için ev sahibi olmak artık hayal bile değil; bırakın ev almayı, kira ödeyebilmek bile artık bir mucize haline geldi” dedi. Mehmet Balık, Türkiye’nin kira artış oranlarında OECD ülkeleri arasında açık ara birinci sırada olduğunu hatırlattı. Son 10 yıldaki grafiklerin Türkiye’deki konut politikasının iflasını gösterdiğini belirten Balık, “Kira artışlarında dünyada ilk 10’a giren bir ülkeyiz ama maaşlarda listenin sonundayız. Vatandaşın başını sokacak bir evi olması anayasal bir haktır ancak bugün bu hak ranta kurban edilmiştir. Halkın sesini duymayanlar, sandıkta bu sessizliğin bedelini ödeyeceklerdir” diyerek sözlerini noktaladı.





