Çocukların zaman zaman kendileri etkilense de daha çok taşıyıcı olarak virüsün yayılmasına önderlik ettiklerine dikkat çeken Aile Hekimi Doktor Ozan Uzkut, çocukların maske kullanım alışkanlıkları ve muhtemel risklerin aileleri endişelendirdiğini anlattı. Özellikle küçük yaş gruplarının kullandıkları eşyaları birbiriyle değiştirme alışkanlığı olduğunu ifade eden Uzkut,  ‘Maskeler için de aynısı yaşanırsa sonuçları ne olur?’ sorusunu beraberinde getirdiğine dikkat çekti.
 
Kalp krizi riski
Çocukta bağışıklık sistemi ile ilgili bir hastalık yoksa astım, kalp hastalığı kanser gibi bir kronik hastalığı yoksa koronaya yakalanıp hayatını kaybetme şansının büyüklere göre çok daha az olduğuna dikkat çeken Ozan Uzkut, “Bu durumda çocukların ihtiyacına göre davranmak ve yaş gruplarına göre, kar zarar hesabını iyi yaparak maske kullanmalarını sağlamak zorundayız. Çocukları üç gruba ayırıyoruz. 0-6 yaş arası çocuklar, 6-12 yaş arası çocuklar ve 12-18 yaş arası çocuklar. Bir kere her üç gruba da kişisel hijyen, el yıkama ve mesafe alışkanlığı çok iyi bir şekilde verilmeli ve mutlaka gerek öğretmenleri gerekse velileri tarafından yaptırılmalıdır. Bunu bozmaya çalışan büyüklere de asla izin verilmemelidir. 0-6 yaş çocuğuna maske takmayı önermiyoruz. Ancak,  riskli kişilerin yanına giderken, bağışıklık sistemi düşük kişilerin yanına giderken, hastane gibi otobüs gibi çok kişinin olduğu ortama girerken çok kısa süreliğine takılabilir. Diğer zamanlarda ise maske takmak doğru olmaz. Çocuk koşarken asla maske takmamalıdır. Çünkü maske ile ağız burun arasında kalan hava boşluğu ancak onun aldığı nefesin yarısı kadardır ve bu yüzden dışarıdan hava girmesi çok zordur uzun süre maske takarsa yeterince oksijen alamayacağı için nefes darlığı, hatta kalp krizi bile geçirebilir o yüzden 0-6 yaş arasına maske takmayı uygun bulmuyoruz” dedi.
 
Mesafe ve hijyen
6-12 yaş arası çocukların ise spor yaparken maske takmamaları gerektiğini hatırlatan Uzkut, “6-12 yaş arası çocuklarda maske takmak bazen aynı sebeplerle sıkıntı yaratabilir spor yaparken maske asla kullanmamaları gerekir. Ancak mesafenin uzun süre korunamayacağı ortamlarda yani otobüs, hastane, tuvalet, çok insanın olduğu kantin gibi yerlerde maske takması iyi olur ama ders dinlerken yeterli mesafe varsa, sınıf her teneffüste mutlaka havalandırılıyorsa ve çocukta grip nezle gibi bir hastalık yoksa maske takmasına gerek yoktur. Yani maskeyi sınıfta sadece hasta olanlar takmalı mümkünse onlar zaten okula gelmemeli diğerleri ise sadece yakın mesafede maske takmalıdır” dedi. 12-18 yaş grubunda ise maske kullanmanın sakıncasının olmadığını aktaran Ozan Uzkut, “O yüzden maskeyi sınıflarda da teneffüslerde de takmalılar aynı büyükler gibi mümkün olduğunca çıkarmamaları gerekiyor. Ama onlar da spor yaparken, koşarken maske takmaları nefes darlığına sebep olacağı için mümkün olduğunca mesafeye dikkat ederek takmamaları gerekiyor. Sınıfların her ders arasında havalandırılması, mümkün olduğunca mesafe ve hijyene dikkat edilmesi bu yaş grubunun da olmazsa olmazı. Maske takmak çok önemli ve ciddiye alınması gereken bir konu mutlaka çocukların maske takmaları gerekiyorsa 4 saat bir maskeyi değiştirmesi gerektiği vurgulanmalı bu yüzden de okullarda ücretsiz maske dağıtımı sağlanmalıdır. Yoksa sağlığımızı koruyalım derken sağlığımızdan olabiliriz” şeklinde konuştu.
Süheyla GÜRÜN
Kaynak: Haber Merkezi