Manzara şu:
Mustafa Akaydın Büyükşehir Başkanı oldu..
Ama..
Olduğuna-olacağına da pişman oldu..
Çünkü..
Seçileceği, aklının ucundan bile geçmiyordu..
Bu yüzden de..
Hazırlıksız yakalandı..
Hazırlanmadı..
?
Başta, ?Rektör?lükle ?Başkan?lığı birbirine karıştırdı..
Üniversite?de ?dediğim dedik?le işi yürütüyordu..
Büyükşehir?i de öyle yönetirim sandı..
Ve..
Üniversite?de ne kadar ?dostu? varsa, Büyükşehir?e getirdi..
Gördü ki..
İki kurumun birbirleriyle en küçük bir benzerliği bile yok..
Gelir gelmez ?Düden? duvarına çarptı..
Bu biraz aklını başına getirir gibi oldu..
Ve bir şeyi çok iyi anladı..
?Siyaset yapmaz? ise, papuç pahalı..
?
Getirdiği ekip işi bilmiyor..
İşi bilenleri de kendisi istemiyor..
Proje lafta var, gerçekte yok..
Dünya kadar yatırım ve hizmet yapılmış, bu nedenle borç yükü ağır..
Yani..
Hizmet yapacak parası yok, kaynak yaratmak zorunda..
Verdiği bir sürü sözler var..
Bu arada..
Üç ilçenin (Muratpaşa-Konyaaltı-Döşemealtı) Başkanı ile yıldızı bir türlü barışmıyor..
Her yerden köşeye sıkışmış durumda..
Ne yapacak?
Dar alanda paslaşmaya başladı..
Hoca ?cin?..
?Siyaseti bilmem? gibi laflar ederken, siyasetin daniskasını uygulamaya koydu..
?
Şunu çok iyi biliyordu:
Antalya halkı ?yağcılığa? bayılır..
Rahatına çok düşkündür..
Eğlenceyi de çok sever..
Ve Akaydın..
Öncelikle Antalya halkını bu zayıf yerlerinden vurdu..
Gitti halkın arasına ?ne derdiniz var, söyleyin yapacağım? dedi..
Antalyalı buna bayıldı..
Bu arada istedikleri şeyler olmamış, hiç önemli değildi..
Başkan aralarına indi ya, onlara yeterdi..
?Eski yönetim heryeri şantiyeye çevirerek sizin rahatınızı bozdu, işinizi bozdu? dedi..
Bu da halkın çok hoşuna gitti..
Bu şantiyelerin..
Gelecekte daha ?çok rahat edecekleri? anlamı taşıdığını hiç düşünmedi..
Çünkü..
Dedim ya, Hoca ?cin?..
Geldiği günden bu yana dans yarışmaları, festivaller, eğlence geceleri düzenleyerek, herkesi eğlendirdi..
Halk da eğlenmekten, ?ne yapıyor bu adam yahu? diye düşünmedi..
?
Akaydın?ın ?siyasi planı?nın birinci bölümü hallolmuştu..
İkinci planı ise, kendi partisindeki tepkileri en aza indirmekti..
3 ilçe başkanı Akaydın?ı çok iyi tanıdıkları için, onlarla uyuşamayacağını biliyordu..
Bu nedenle..
Öncelikle Muratpaşa?da Evcilmen?in, Konyaaltı?nda Böcek?in en yakın adamlarını yanına çekmeye çalıştı..
Bunu başardı da..
Sonra diğer partilerden Başkan ve meclis üyeleri ile iyi diyaloglar kurdu..
Hem AKP?den hem MHP?den ?yandaş? edindi..
Ve bunları yaparken hiç zorlanmadı..
Planın ikinci bölümü de tamamdı..
?
Şimdi sıra planın üçüncü bölümünde..
Uygulamaya başladı..
200?e yakın taşınmazı satmaya karar verdi..
Altyapısını ?Gedik? vermeden halletmişti zaten..
İş gazetecilerin ve vatandaşın tepkisini azaltmaya geldi..
Seçildiğinden bu yana 300 gün geçti..
Hep ?parasızım? diyerek eski yönetimi suçladı..
Ve..
Bugüne kadar elle tutulur hiçbir proje ya da hizmet getiremedi..
Kendini ?mazlum? gibi gösterdi..
Bizim ?mazlumdan yana olma? gibi bir zaafımız olduğunu çok biliyordu..
Bugün artık birçok kişi, ?ne yapsın adam yahu, boğazına kadar borç içinde.. hizmet yapacaksa tabii ki satacak? demeye başladı..
İstediği buydu, o da oldu..
?
Ben hep şunu düşünürüm:
?Her toplum, layık olduğu biçimde yönetilir..?
Geçen dönemin 300 gününü hatırlayın..
4-5 kavşak yapılıp bitmiş ve kent içi ulaşım nefes almıştı..
Rahatsız olan çok oldu, ama sonu iyi oldu..
Bu dönemin 300 gününde 2 heykel yapıldı..
Akaydın kimseyi rahatsız bile etmedi, aksine eğlendirdi..
Demek ki Antalya böylesini istiyor..
Kolay gelsin..