CHP’nin genç İl Başkanı Devrim Kök’e, üstlendiği “çok zor” bir görevin üstesinden gelebilmesi için kolaylıklar diliyorum..
Niye “çok zor” bir görev?
Çünkü..
İkiye-üçe bölünmüş bir teşkilat..
Birbirlerine, gözlerini oyacak derecede kızgın belediye başkanları..
Bölünmüş bir Büyükşehir Meclisi..
Birbirlerine dargın İl Başkanlığı-Kadın Kolları Başkanlığı-Gençlik Kolları Başkanlığı..
Böylesine parçalanmış ve birleştirilmesi çok zor bir Antalya teşkilatı var..
Bunları toparlamak..
Yerel ve ardından gelecek genel seçimlere hazırlamak zor değil, “çok zor”..
Hatta..
Bana göre imkansız..

Niye “imkansız” onu da anlatayım..
Devrim Kök şu anda “kurtların arasına düşmüş bir kuzu”dan farksız..
DENİZ BAYKAL..
“Genel başkanlık ihtirası”ndan vazgeçer mi?
Asla..
18 yıl genel başkanlık yaptığı bir partinin, “memleketi” olan Antalya’daki teşkilatında olan-bitene sessiz kalacağını düşünen yanılır..
Yani..
Baykal bütün haşmetiyle Antalya’da varlığını sürdürecek..
MUSTAFA AKAYDIN..
Dün “Akaydın il başkanı oldu” dediğim için bana kızanlar-darılanlar olduğu kadar hak verenler de var..
Akaydın’ın ihtirası Baykal’dan da ileridir..
Tek farkları var..
Biri yalancı-inkarcı-alaycı-megaloman, hizipçi, biatçı ve feryatçı..
Diğeri sadece hizipçi ve biatçı..
Önümüzdeki günlerde yapılacak bir grup toplantısında Akaydın, daha önce reddedilen bir konuyu getirdiğinde bunun derhal kabul edilmesini isteyecektir..
Burada Devrim Kök, “Başkan bu daha önce görüşülmüş ve reddedilmiş, bunu bir kez daha niye getiriyorsun” diye sorabilecek mi sanıyorsunuz?
Bugüne kadar kendisine biat etmeyenlere karşı nasıl tavır aldıysa, aynı tavrı bu defa Kök’e karşı alacaktır..
Hatta, “seçilmende en büyük katkıyı ben sağladım, öde bakalım diyetini” bile diyecektir..
Yani..
Akaydın’la başa çıkması asla mümkün değildir..
SÜLEYMAN EVCİLMEN-MUHİTTİN BÖCEK..
Antalya’nın en eski iki belediye başkanı..
Belediyeciliği ve bir kenti yönetmeyi çok iyi bildiklerinden kimsenin şüphesi olmasın..
Akaydın’la aralarının bozulmasındaki en büyük etken de bu “bilgi ve tecrübele”leri..
“Her şeyi en iyi ben bilirim” saplantısındaki Akaydın, bu iki tecrübeli başkanın uyarılarını hiç dinlemedi..
Öyle şeyler yaptı ve yapılmasını istedi ki..
Sonunda bu iki başkanı da, il başkanını da, meclis üyelerinin çoğunu da çileden çıkarttı..
Yaptığı bütün yanlışları ve hataları onlara yüklemeye kalktı..
Sonunda, ipler koptu..
Ve..
Olan Antalya’ya oldu..
Bu gerçekler ortada dururken..
Dün Kök’ün “müze yapacağı” seçim ofisinden, “belediye başkanlarıyla kavgalı olmayacağız” şeklindeki açıklaması “gerçekçi” bir açıklama olabilir mi sizce?
Yani..
Başkanların kavgası yine devam edecek..
Ve Kök, Akaydın’la birlikte olmak zorunda kalacak..
Akaydın’la olduğu sürece de diğer başkanlarla kavga etmesi kaçınılmaz olacak..

Özetle..
Devrim Kök’e diyeceğim o ki..
Ya “Akaydın’la kavgayı göze alma pahasına herkesi kucaklayan, tarafsız bir il başkanı” olup, “çok zor”u başaracaksın..
Ya Akaydın’la birlik olup, aynı safta savaşmaya devam edecek ve teşkilatta barışı sağlamayı unutacaksın..
Özer Ülken ve Ömer Melli’den farkın kalmayacak..
Ya da bu kurtların arasından kendini kurtarıp çekip gideceksin..
Bu CHP’den ancak bu olur..
Karar senin..