Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya’nın merkezinde yıllardır atıl durumda bulunan Dokuma 2. Etap alanının geleceği için dikkat çeken bir katılımcı yönetim modeli başlattı. “Ortak akıl” anlayışını yalnızca bir söylem olmaktan çıkararak karar alma sürecinin merkezine yerleştiren Kocagöz, proje çizilmeden önce meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri, siyasi parti temsilcileri, iş dünyası ve kent paydaşlarını aynı masada buluşturdu. Sürecin bir sonraki aşamasında ise doğrudan Antalyalıların görüşlerinin alınması planlanıyor. Kocagöz’ün Dokuma 2. Etap yaklaşımının temelini üç aşamalı bir anlayış oluşturuyor; “Önce vizyon, sonra ihtiyaç programı, sonra proje.” Böylece yıllardır atıl kalan değerli bir alanın ne amaçla ve nasıl değerlendirileceğine hazır bir projeyle değil, Antalya’nın ihtiyaçları ve kentlilerin beklentileri doğrultusunda karar verilmesi hedefleniyor.
Önce ‘vizyon’ sonra ‘proje’
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Dokuma 2. Etap’ın geleceğine ilişkin planlama sürecinde alışılmış yöntemlerin dışında bir yol izliyor. Birçok kent projesinde önce proje hazırlanıp ardından kamuoyuna sunulurken, Kocagöz’ün Dokuma 2. Etap için ortaya koyduğu modelde süreç tersinden işliyor. Ardından kentte hangi ihtiyaçların bulunduğu belirlenecek, bu ihtiyaçlar doğrultusunda bir ihtiyaç programı hazırlanacak ve bütün bu veriler ışığında mimari proje geliştirilecek. Kocagöz’ün yaklaşımı, “proje hazırlandı, şimdi görüşlerinizi alalım” anlayışı yerine “önce birlikte düşünelim, sonra birlikte şekillendirelim” anlayışını esas alıyor.
‘Ortak akıl’ anlayışı masaya indi
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün göreve geldiği günden bu yana sık sık vurguladığı ortak akıl anlayışı, Dokuma 2. Etap’ta somut bir sürece dönüşüyor. Kocagöz, alanın geleceğine ilişkin kararların birkaç kişinin masasından çıkmasını değil, kentin farklı kesimlerinin görüşlerinin aynı süreç içerisinde değerlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen paydaş toplantısında farklı siyasi görüşlerden belediye meclis üyeleri, TMMOB temsilcileri, meslek odaları, Antalya Barosu, kent konseyleri, esnaf ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda yalnızca “nasıl bir yapı yapılacağı” konuşulmadı. Alanın kamu yararı, ekolojik, sürdürülebilirlik, erişilebilirlik, ekonomik uygulanabilirlik, sosyal ihtiyaçlar ve kamusal kullanım açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği ele alındı. Yapılan toplantı, Kocagöz’ün “ortak akıl” söylemini bir iletişim mesajından çıkarıp yönetim anlayışının bir parçası haline getirme iradesi olarak değerlendiriliyor.
Yıllardır atıl bekliyor
Dokuma 2. Etap’ın geleceğiyle ilgili sürecin en önemli başlıklarından birini, yıllardır atıl durumda kalan alanın yeniden kent yaşamına kazandırılması oluşturuyor. Kent merkezinde önemli bir konuma ve potansiyele sahip olan alanın yıllarca etkin biçimde kullanılamaması, bölgenin kent açısından taşıdığı değerin yeterince değerlendirilememesine neden oldu. Kocagöz yönetimindeki Kepez Belediyesi ise alanı yalnızca yeni yapıların yapılacağı bir bölge olarak değil, Antalya halkının yararlanabileceği büyük bir kamusal değer olarak ele alıyor. Buradaki hedef, atıl alanı herhangi bir yapılaşma modeliyle değerlendirmek değil.
Amaç; Antalya’nın ihtiyacına cevap veren, halkın kullanabileceği, sosyal ve ekonomik değer üreten, çevreyle uyumlu ve Kepez’in geleceğine katkı sağlayacak nitelikli bir kent alanı oluşturmak.
Kepez’e değer katması hedefleniyor
Dokuma 2. Etap, Kepez açısından da önemli bir dönüşüm fırsatı olarak görülüyor. Kocagöz’ün ortaya koyduğu yaklaşım doğrultusunda alanın; sosyal yaşamı güçlendiren, kültürel faaliyetlere imkân sağlayan, ekonomik hareketlilik oluşturan, kamusal ve yeşil alanları artıran, farklı yaş gruplarını bir araya getiren bir kent alanına dönüşmesi planlanıyor. Böylece yıllardır kullanılmayan bir alanın yeniden kent ekonomisine ve sosyal hayata kazandırılmasıyla Kepez’in kent içerisindeki değerinin ve cazibesinin artırılması amaçlanıyor. Dokuma 2. Etap’ın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, önümüzdeki yılların Antalya’sına cevap verebilecek bir anlayışla planlanması hedefleniyor.
Son söz yine Antalyalının olacak
Kocagöz’ün ortak akıl anlayışında yalnızca kurumların ve uzmanların görüşleriyle yetinilmiyor. Sürecin önemli aşamalarından biri de doğrudan halkın görüşünün alınması olacak. Hazırlanması planlanan anket çalışmasıyla Antalyalılara “Dokuma 2. Etap’ta ne görmek istiyorsunuz?” sorusu yöneltilecek. Gençlerden çocuklara, yaşlılardan engelli bireylere, çevrede yaşayanlardan alanı kullanacak vatandaşlara kadar farklı kesimlerin ihtiyaçlarının belirlenmesi hedefleniyor. Bu veriler, oluşturulacak ihtiyaç programının temel girdilerinden biri olacak. Böylece Kocagöz’ün hedeflediği modelde Antalya’nın yalnızca izleyen değil, karar sürecine doğrudan katkı veren taraf olması sağlanacak.
Görüşler sürece yansıyacak
Dokuma 2. Etap sürecinde ortak aklın temel kriteri ise yalnızca toplantı yapmak değil, ortaya konulan görüşlerin sürece yansımasını sağlamak olacak. Çünkü gerçek katılımcılığın, karar verildikten sonra kamuoyuna danışmak değil; karar verilmeden önce farklı fikirleri aynı masaya getirmek olduğu vurgulanıyor. Kocagöz’ün ortaya koyduğu modelde eleştiriler de sürecin doğal bir parçası olarak değerlendiriliyor. Farklı görüşlerin projenin önünde bir engel değil, daha doğru ve ihtiyaçlara cevap veren bir çalışma ortaya çıkarmak için önemli bir fırsat olduğu anlayışı öne çıkıyor.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu
Dokuma 2. Etap’ta ortak akıl sürecinin yanı sıra şeffaflık ve hesap verebilirlik de temel ilkeler arasında yer alıyor. Projenin hangi ihtiyaçlardan doğduğu, hangi görüşlerin değerlendirildiği ve kararların hangi verilere dayandığının kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor. Projelendirme ve uygulama aşamalarında ise şeffaflık, açık ihale ve hesap verebilirlik anlayışının esas alınması planlanıyor. Bu nedenle Dokuma 2. Etap’ın yalnızca ortaya çıkacak proje ile değil, projenin hangi yöntemle ortaya çıktığıyla da örnek olması amaçlanıyor. Dokuma 2. Etap süreci, ortaya çıkacak mimari projenin ötesinde bir yönetim modeli oluşturma potansiyeli taşıyor. Kocagöz’ün öncülük ettiği süreç; ortak akıl, bilimsel bilgi, halkın doğrudan katılımı, kamu yararı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini aynı planlama sürecinde buluşturuyor. Bu yönüyle Dokuma 2. Etap’ın, Antalya’daki diğer büyük kent projeleri açısından olduğu kadar Türkiye’deki yerel yönetimler açısından da örnek bir çalışma olması hedefleniyor.
Sadece yeni bir alan değil, ortak bir eser
Dokuma 2. Etap’ın geleceğine ilişkin süreçte Dokuma’nın geçmişten taşıdığı kültürel ve endüstriyel mirasın korunması, alanın bugünün ihtiyaçlarına cevap vermesi ve gelecek kuşaklara değer bırakması öncelikler arasında yer alıyor. Kocagöz’ün ortaya koyduğu anlayışta asıl hedef yalnızca estetik ve teknik açıdan başarılı bir proje ortaya çıkarmak değil. Asıl hedef, yıllardır atıl kalan bir alanı Antalya’nın ortak aklıyla yeniden düşünmek, halkın yararına değerlendirmek ve Kepez’in geleceğine kalıcı bir değer kazandırmak. Bu nedenle Dokuma 2. Etap’ın geleceği için kurulacak en önemli cümle de aslında sürecin özünü ortaya koyuyor; “Önce Antalya konuşacak. İhtiyaçlar belirlenecek. Vizyon ortaya konulacak. Sonra proje çizilecek.” Ve hedef, birkaç kişinin hazırladığı bir proje değil; Antalya’nın görüşleriyle şekillenen, halkın sahiplendiği ve Kepez’e değer katan ortak bir eser ortaya çıkarmak.
Paydaşlar aynı masada buluştu
Dokuma 2. Etap’ın geleceğinin ele alındığı toplantıya; Kepez Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlknur Gülümser Solmaz, AK Parti Meclis Üyesi Murat Menzilcioğlu, MHP Meclis Üyesi Adem Çelik, TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Mustafa Karancı, İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mahmut Hasan Sarıgül, İl Koordinasyon Kurulu Sekreterya Yardımcısı ve TMMOB Üyesi Engin Kepenek, Antalya Mesleki Eşgüdüm Kurulu adına Peyzaj Mimarları Odası Üyesi Bensu Cüce, Antalya Barosu Üyesi Duygu Kozanoğlu, Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Üyesi Güray Doğan, Antalya Kent Konseyi İmar ve Planlama Çalışma Grubu Başkanı Haşim Dikencik, Kepez Kent Konseyi Başkanı Ali Buldu, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği adına Sercan Çobanoğlu ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman katıldı.


