Suriye'nin Halep kentinde başlayarak bölgeye yayılan çatışmalar ve artan şiddet olayları üzerine Türkiye’nin en büyük emek ve meslek örgütleri sessiz kalmadı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan ortak açıklamada, bölgedeki provokasyonlar sert bir dille kınandı.

Teomanpaşa Mahallesi semt evi açıldı
Teomanpaşa Mahallesi semt evi açıldı
İçeriği Görüntüle

‘Orta Doğu’yu dizayn politikası’

Açıklamada, Halep merkezli süren ve cihatçı gruplar tarafından yürütülen saldırıların arkasında emperyalist güçlerin olduğu belirtildi. ABD ve İsrail’in politikalarına dikkat çekilen metinde şu ifadelere yer verildi: "Suriye’de süren ve gerici güçler eliyle gerçekleştirilen saldırılar, emperyalizmin Orta Doğu’yu yeniden dizayn etme politikalarının en açık örneğidir. Bu yapılar halkların eşitliğini, laikliği ve bir arada yaşama iradesini doğrudan hedef almaktadır” denildi.

İnanç grupları ve siviller hedefte

Saldırıların sadece askeri değil, aynı zamanda etnik ve dinsel bir tasfiye amacı güttüğü ifade edilen deklarasyonda; Kürt halkının yaşam alanlarına, Alevilere, Dürzilere ve Hristiyanlara yönelik sistematik saldırıların tesadüf olmadığı vurgulandı. Çatışmaların derinleştirilmesinin bölgeyi emperyalist çıkarlar doğrultusunda parçalamayı hedeflediği kaydedildi. Barışın ve kardeşliğin işçi sınıfı için tek seçenek olduğu hatırlatılan açıklamada, savaşın en ağır faturasının her zaman emekçiler tarafından ödendiği belirtildi. HTŞ ve benzeri yapıların bölgeyi kaos içinde tutmaya hizmet ettiği ifade edilirken, cezaevlerinden kaçan IŞİD militanlarının tüm bölge için büyük bir güvenlik tehdidi oluşturduğuna dikkat çekildi.

Laiklik ve birlikte yaşam vurgusu

Metinde, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin etnik ve mezhepsel çatışmalar yerine eşitlikçi ve özgürlükçü politikalar geliştirmesi gerektiği savunuldu. Demokratik toplumsal muhalefetin sesine kulak verilmesi gerektiği belirtilerek şu çağrı yapıldı: "Laiklik, halkların eşitlik ve barış temelinde bir arada yaşamasının vazgeçilmez güvencesidir. Emperyalizme, gericiliğe ve mezhepçi politikalara karşı barışı ve insan onuruna yaraşır bir yaşamı savunmayı sürdüreceğiz." Açıklamanın sonunda, bayrağa yönelik saygısızlıklar ve toplumsal barışı hedef alan provokasyonlar esefle kınanırken, toplumun bu provokasyonlara karşı ortak bir duruş sergilemesinin gelecek adına umut verici olduğu ifade edildi.

Muhabir: Esra ALTUNKES