Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak düzenlemeyle e-ticarette kargo kaynaklı kayıp ve hasarlarda sorumluluğun netleştirilmesi, satıcı verileri ile müşteri yorumlarının platformlar arasında taşınabilmesi ve marka haklarının korunması hedefleniyor. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, düzenlemenin tüketici ve küçük işletmeler açısından önemli olduğunu belirterek, ‘Rekabet tüketicinin güvencesidir’ mesajı verdi. Güllü , “Ticaret Bakanlığı’nın e-ticaret sektörüne yönelik hazırladığı yeni düzenleme taslağı, tüketiciler ile e-ticaret işletmeleri açısından önemli değişiklikler öngörüyor. Düzenlemenin temel hedefleri arasında kargo süreçlerinde yaşanan kayıp ve hasarlarda sorumluluğun açık biçimde belirlenmesi, satıcıların dijital verilerinin farklı platformlara taşınabilmesi, müşteri yorumlarının korunması ve marka haklarının daha etkin şekilde güvence altına alınması bulunuyor” dedi. İbrahim Güllü, taslak düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinde, e-ticaret piyasasında şeffaflığın, tüketici haklarının ve adil rekabetin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
‘Kargo sorumluluğu belirlenmeli’
E-ticarette tüketicilerin en sık karşılaştığı sorunlardan birinin kargo sürecinde yaşanan kayıp, hasar ve benzeri mağduriyetler olduğunu belirten Güllü, bu tür durumlarda tarafların sorumluluğunun sözleşmelerde açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Güllü, tüketicinin ürün satın aldığı andan teslimata kadar geçen süreçte herhangi bir sorun yaşaması halinde, sorumluluğun kimde olduğunu sonradan tartışmak zorunda bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Kargo şirketleri ile e-ticaret platformları arasındaki tazminat mekanizmasının da açık, uygulanabilir ve tüketicinin mağduriyetini giderecek şekilde oluşturulması gerektiğini kaydetti.

‘Veri ve yorumlar taşınabilmeli’
Taslakta yer alan satıcı verilerine ilişkin düzenlemenin de rekabet açısından önemli olduğunu belirten Güllü, orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazar yerlerinde faaliyet gösteren satıcıların talep etmeleri halinde ürün bilgileri, satış ve iade verileri ile müşteri değerlendirmelerinin başka platformlara bedelsiz şekilde taşınabilmesinin öngörüldüğünü aktardı. Güllü, satıcıların yıllar içerisinde oluşturduğu dijital geçmişin yalnızca tek bir platformda tutulmasının rekabeti olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Bir satıcı yıllarca oluşturduğu müşteri memnuniyeti geçmişini, yorumlarını ve satış performansını tek bir platformda bırakmak zorunda kalmamalı” değerlendirmesinde bulundu. Müşteri yorumlarının yalnızca bir değerlendirme aracı olmadığını belirten Güllü, olumlu veya olumsuz tüketici değerlendirmelerinin işletmelerin dijital geçmişinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Platform değişikliği sırasında bu verilerin kaybolmasının hem satıcı hem de tüketici açısından hak kaybına yol açabileceğini söyledi. E-ticaret sektöründe büyük platformların sahip olduğu pazar gücünün, küçük işletmeler açısından bir bağımlılık mekanizmasına dönüşmemesi gerektiğini belirten Güllü, düzenlemenin rekabetin korunması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Güllü, satıcıların özgür biçimde platform seçebilmesi gerektiğini belirterek, “Büyük platformların pazardaki gücü, satıcıların başka mecralara geçmesini engelleyen bir bağımlılık mekanizmasına dönüşmemeli” dedi. Tüketicilerin de alışveriş yaparken işletmelerin geçmiş performansına, ürün bilgilerine ve gerçek müşteri değerlendirmelerine ulaşabilmesinin önemli olduğunu kaydeden Güllü, şeffaflığın artırılmasının tüketicinin bilinçli tercih yapmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
‘Marka hakları da korunacak’
Taslak düzenlemenin marka hakları bakımından da önemli hükümler içerdiğini belirten Güllü, başka bir işletmenin Bakanlık sistemine kayıtlı tescilli markasının, önceden izin alınmaksızın pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde kullanılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiğini aktardı. Bu düzenlemenin hem marka sahiplerinin haklarının korunması hem de tüketicilerin yanıltılmasının önlenmesi bakımından önem taşıdığını ifade eden Güllü, e-ticaret ortamında ticari faaliyetlerin daha şeffaf ve güvenilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Yeni düzenlemenin yalnızca tüketici açısından değil, e-ticaret ekosisteminde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güllü, rekabet koşullarının eşitlenmesinin sektörün sağlıklı gelişimi açısından zorunlu olduğunu ifade etti. Güllü, özellikle küçük işletmelerin büyük dijital platformlara aşırı bağımlı hale gelmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, satıcıların farklı platformlarda faaliyet gösterebilmesinin ve kendi ticari geçmişlerini koruyabilmesinin rekabeti güçlendireceğini söyledi. TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, düzenlemenin tüketici hakları, satıcıların veri taşınabilirliği, kargo süreçlerindeki sorumlulukların belirginleştirilmesi, marka haklarının korunması ve rekabet koşullarının iyileştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. Güllü, beklentilerinin tüketicilerin ve küçük işletmelerin haklarının güçlü biçimde korunması olduğunu belirterek, e-ticaret piyasasında eşit, şeffaf ve adil rekabetin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Güllü, değerlendirmesini, “Unutulmamalıdır ki rekabet tüketicinin güvencesidir” mesajıyla tamamladı.





