Konyaaltı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KONYSİAD), Mayıs ayı olağan toplantısında Antalya’nın yerel yönetim tarihine damga vuran bir ismi ağırladı. Antalya’nın son İl Belediye Başkanı ve ilk Büyükşehir Belediye Başkanı olan Hasan Subaşı, 'Antalya’nın Dünü, Bugünü ve Yarını' başlıklı toplantıda kentin gelişim sürecini ve belediyecilik deneyimlerini paylaştı.

'Kasabadan dünya metropolüne'
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren KONYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Kavazoğlu, Antalya’nın 1980’lerden bugüne geçirdiği devasa değişimi rakamlarla gözler önüne serdi. 1980 yılında 748 bin olan nüfusun bugün 2 milyon 800 bine ulaştığını, 5 milyon olan turist sayısının ise 50 milyonu aştığını belirten Kavazoğlu, bu dönüşümün bizzat şahidi ve aktörü olan Subaşı’nın tecrübesinin şehir hafızası için paha biçilemez olduğunu vurguladı. Kavazoğlu, özellikle güncel sorunlar olan trafik, ulaşım ve turizm gelirlerinin yerel ekonomiye katkısı başlıklarında Subaşı’nın perspektifinin yol gösterici olacağını ifade etti.
'Şehir plancılarını biz yetiştirdik'
Türkiye’de planlama kültürünün geç geliştiğine dikkat çeken Hasan Subaşı, kendi döneminde liyakatli bir kadro kurmak için verdikleri mücadeleyi anlattı. Subaşı, şunları kaydetti: "Batı ülkeleri yüzyıllar önce bu kültürü oturtmuşken, biz şehir plancılarımızı ancak son 40 yılda yetiştirebildik. Belediye başkanlığım döneminde yetişen 15 şehir plancısının tamamını belediye bünyesinde görevlendirdim. Bugün pek çok belediyede görev yapan o uzman kadrolar, Antalya’nın teknik donanımının temelini oluşturdu."

Toplu konut ve tarım alanları
1980’li yıllarda başlayan kooperatifleşme sürecine dair özeleştirilerde bulunan Subaşı, konut ihtiyacını karşılamak adına yapılan bazı uygulamaların 'şehircilik faciasına' dönüştüğünü söyledi. Özellikle tarım alanlarının imara açılmasının ve kontrolsüz yükselen çok katlı yapıların kentin bütünlüğünü bozduğunu belirten Subaşı, Masa Dağı ve çevresindeki planlama çalışmalarıyla bu gidişatı durdurmaya çalıştıklarını ifade etti.
'Plansız apartmanlardan korkun'
Akademisyenlerin o dönemde kendisine yaptığı bir uyarıyı paylaşan Subaşı, "Hocalarımız 'Gecekondular ileride dönüşebilir ama asıl risk plansız yapılan çok katlı toplu konutlardır' demişlerdi. Bugün bu tespitin ne kadar doğru olduğu maalesef acı bir şekilde görülüyor" dedi. Belediyecilikte başarının anahtarının güven olduğunu söyleyen Subaşı, görev süresi boyunca mal varlığını ve projelerini halkla paylaşarak şeffaflık ilkesinden ödün vermediğini belirtti. Subaşı, zor kararların ancak halkın desteği ve güveniyle alınabileceğinin altını çizdi.
'Şehir ağır bedeller ödedi'
Antalya’nın efsane belediye başkanı Hasan Subaşı, kentin kronikleşen sorunlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kendi dönemindeki 'Nazım Plan' çalışmalarının yargı engeline takılmasının şehre ağır bedeller ödettiğini belirten Subaşı, Antalya’nın kurtuluşunun 'Kuzey Kent' projesinde ve kırsalı da kapsayan bütüncül bir planlamada olduğunu vurguladı.
'Kırcami, kent planını iptal ettirdi'
Belediye başkanlığı döneminde Antalya için hazırladıkları ana planın (Master Plan) yargı süreciyle nasıl sekteye uğratıldığını anlatan Subaşı, Kırcami bölgesindeki tarım topraklarının plana dahil edilmesi nedeniyle açılan davaların, sadece o bölgeyi değil, tüm şehrin planını iptal ettirdiğini hatırlattı. Subaşı, "O dönem bana dava açan partiler, sonra Kırcami’yi açmak için birbirleriyle yarıştılar. Eğer o günkü planımız uygulansaydı, Antalya bugün çağdaş bir planla yönetiliyor olacaktı" dedi.
Çözüm: Kuzey Kent ve toplu taşıma
Antalya’nın su ve kanalizasyon gibi alt yapı yatırımlarının kendi dönemlerinde büyük ölçüde tamamlandığını belirten Hasan Subaşı, kentin artık güneydeki yükünü kuzeye kaydırması gerektiğini savundu. Döşemealtı bölgesine doğru 'Kuzey Kent' vizyonunun hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Subaşı, bu sayede şehir merkezindeki yoğunluğun azalacağını belirtti. Trafik sorununun çözümünün sadece yol açmak değil, Kuzey-Güney hattında güçlü bir toplu taşıma aksı oluşturmaktan geçtiğini vurguladı.
'Kırsala yayılmayan plan başarılı olamaz'
Yeni Büyükşehir Yasası’nın getirdiği kısıtlamalara da değinen Hasan Subaşı, Antalya’nın yükünü dağıtmak için 'kırsal turizm ve tarım', deniz planlaması gibi önerilerde bulundu.
Subaşı, insanları göçe zorlayan etkenleri ortadan kaldırmak için ilçelerde ve köylerde hayvancılık, tarım ve kırsal turizmin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Antalya’nın 600 kilometrelik sahil şeridinin; yat limanları, balıkçı barınakları ve kruvaziyer liman alanlarıyla birlikte bütüncül bir 'Deniz Master Planı'na ihtiyaç duyduğunu kaydetti.




