Türkiye ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat, bu dönemde elektrik piyasasında yaşanan fiyat artışlarını dikkatle takip ettiklerini belirtti. Esnafın kira, personel ve finansman maliyetleriyle mücadele ettiğini, sanayicinin üretimi sürdürmekte zorlandığını, çiftçinin artan girdi maliyetleri altında ezildiğini ve vatandaşın da geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Tat, “Şimdi bu tablonun üzerine bir de artan elektrik maliyetleri ekleniyor. Özellikle Son Kaynak Tedarik Tarifesi, yani SKTT kapsamında bulunan tüketiciler açısından önemli bir risk oluşmaktadır. Elektriğe doğrudan yeni bir zam açıklanmasa dahi, piyasa takas fiyatlarındaki (PTF) yükseliş faturaya yansımaktadır. Bunun vatandaş açısından anlamı açıktır; faturada sessiz bir zam etkisi oluşmaktadır” dedi.
‘Antalya için daha kritik’
Antalya’da yaz aylarında klimanın bir lüks değil, temel ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Tat, “Antalya için konu daha da önemlidir. Çünkü bizim kentimizde yaz aylarında klima bir lüks değil, ihtiyaçtır. Esnafın soğutucusu, marketin dolabı, otelin kliması, çiftçinin sulama sistemi çalışmak zorundadır. Dolayısıyla elektrik fiyatındaki artış yalnızca elektrik faturasını büyütmez. Esnafın maliyetini artırır, üreticinin maliyetini yükseltir, çiftçinin yükünü ağırlaştırır ve sonunda vatandaşın karşısına çarşıda, pazarda, markette daha yüksek fiyat olarak çıkar. Bugün elektrikte yaşanan artış, yarın hayat pahalılığı olarak karşımıza çıkar. Özellikle yıllık elektrik tüketimi 4 bin kWh’ın üzerinde olan mesken aboneleri ile 15 bin kWh’ın üzerinde tüketimi bulunan ticarethane ve sanayi abonelerimiz SKTT kapsamına girmektedir. Bu nedenle söz konusu abonelerimizin faturalarını, tüketim miktarlarını ve uygulanan tarife koşullarını dikkatle takip etmelerini önemle öneriyoruz” diye konuştu.
‘Bedelini soframızda öderiz’
Ekonomik darboğazın ağır hissedildiği bir dönemde enerji maliyetlerindeki artışın yükünün yeniden esnafın, üreticinin ve vatandaşın üzerine bırakılmaması gerektiğini söyleyen Tat, yetkililere şu çağrıda bulundu: “Çözüm vatandaşa ‘daha az elektrik kullan’ demek değildir. Antalya’da ağustos ayında vatandaşa ‘klimanı kapat’, esnafa ‘dolabını çalıştırma’, üreticiye ‘üretimini azalt’ diyemeyiz. Enerji politikalarının sosyal ve ekonomik gerçeklerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Buradan yetkililere çağrımızdır; ekonomik darboğazın bu kadar ağır hissedildiği bir dönemde enerji maliyetlerindeki artışın yükü bir kez daha esnafın, üreticinin ve vatandaşın omuzlarına bırakılmamalıdır. Çünkü elektrik artık sadece bir fatura kalemi değildir. Elektrik; üretimin, ticaretin ve günlük yaşamın temelidir. Bugün gerekli tedbirler alınmazsa, yarın bunun bedelini yalnızca elektrik faturasında değil, çarşıda, pazarda ve soframızda öderiz.”





