8 Mart “Dünya kadınlar Günü” yaklaşırken, “KADIN” konulu bir-iki yazı daha yazacağım..
Kızanlar da olacak bana, teşekkür edenler de..
Birkaç gün önce, “kadın-erkek ve şiddet”le ilgili bir yazı yazdım..
Bazı kadın okurlarım bana bozuldular..
Bugün yine “şiddet” konusuna gireceğim..
Eminim kadınlarımızın çok hoşuna gidecek..
…
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu'nun Türkiye genelinde yaptığı “Ailede Şiddet” konulu araştırma sonuçlarına göre..
Ailelerin yüzde 34'ünde “fiziksel” şiddet, yüzde 53'ünde “sözel” şiddet bulunduğu saptanmış..
Özellikle kadınlara uygulanan şiddet sadece tokat, tekme, yumruk gibi fiziksel şiddet türleriyle sınırlı da değilmiş üstelik..
Duygusal, sosyal, ekonomik ve cinsel şiddet olarak da uygulanıyormuş..
Ve dayak yiyen kadınların yüzde 57.1'i bunu “sessizce” kabulleniyor imiş..
…
Bu bilinen ve sık sık kadınlar ile kadın yalakaları tarafından dile getirilen konuyu niye mi yazdım?
Aşağıda, bir internet sitesinde, “iyi ki kadınım dedirtecek gerçekler” şeklinde ortaya konan bazı saptamalar göreceksiniz..
Bunları, yukarıda verdiğim “kadın” gerçeği ile harmanlamanızı istiyorum..
Ve sonra oturup düşünün biraz..
“İyi ki kadın” mı olmak istersiniz, “iyi ki erkek” mi?
…
İşte “iyi ki kadınım” dedirtecek gerçekler..
…
- Sigaradan sararmış bıyıklarımız yok..
- Arabamızın yolda patlayan lastiğini değiştirmeyi bilmesek de olur..
- Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak en az etek kadar rahat..
- Kişiliğimiz, kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor..
- “Damsız Girilmez” bize bir şey ifade etmiyor..
- Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması ya da bir aracın bizi sollaması hiçbir anlam ifade etmiyor..
- İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz..
- Vücudumuzdaki kasları belirginleştireceğiz diye bir zorunluluğumuz yok.. Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak birileri her zaman var..
- Dünya yerle bir olsa, önce kadınlar ve çocuklar..
- “Yoktan var edilen” yapay bedenlerimize tapınacak bir karşı cins varken, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar yararlanabiliyoruz..
- Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değiştirmek zorunda değiliz..
- Duygusal saçmalıklar adına kredi sahibiyiz.. Çiçek ve çikolata istiyoruz..
- Evde, banyoda kıl- tüy dökmeyiz..
- Dokunduğumuz bedenin herhangi bir kısmından silikonlar fışkırma korkusu duymayız..
- Sünnet olmuyoruz..
- Meslek grubunda “ev kadını” diye kebap bir seçenek var..
- Birinden hoşlansak da “ilk adım atma kabusu”ndan muafız..
- Evet, gelinlik 500 dolar, smokin 1000 dolar.. ama her ikisini de sevgili damat ödüyor..
- “Üç dubleden sonra feci sarhoş olurum” diyebiliriz rahatlıkla..
- “Çirkin” kadın yoktur..
- Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılar ne güne duruyor ki..
- Yaşımız ne olursa olsun, bir uçan balon taşıyabilir, pamuk helva ve elma şekeri de yiyebiliriz..
- Her sabah traş olmak zorunda değiliz..
- Genellikle istediğimizi almamız için söylememiz yeterlidir.. Bazen istemediğimizi söyleyerek de alırız..
- Kızdığımızda birbirimizin anneleri, kız kardeşleri, ebeleri, dayıları ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz..
- “Hadi amcalara göster” şeklinde rezil bir çocukluk anımız hiç olmayacak..
- Uçan tekmelerle birbirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz..
- Fiziksel güç iddiamız yok, ama grip olunca da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi iptal olmuyoruz..
- Silah... Hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?
İyi ki kadınım rabbime şükür..
…
Düşünüyorum da..
Kadınların bu üstünlükleri(!) aynı zamanda “şiddet” görme nedeni mi acaba?
Aramızda o kadar çok “kompleksli erkek” var ki..
Buna “okumuş-üfürmüş”ler, hatta “milletvekilleri” de dahil..
Antalya
Spor
Asayiş
İlçeler
Güncel
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız