MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk’ün konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımasının çalışanlar arasında umut yarattığını belirten TES-İŞ Sendikası Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, kamuda aynı işi yapan çalışanlar arasındaki statü farklılıklarının sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği, çalışanların iş güvencesi ve çalışma barışının sağlanması açısından kadro düzenlemesinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kayser, özellikle KİT’lerde görev yapan çalışanların uzun yıllardır çözüm beklediğini ifade etti.
‘Eşit haklara sahip olmalı’
Kamuda farklı statüler altında çalışan personelin benzer görevleri yerine getirmesine rağmen farklı hak ve imkânlara sahip olduğuna dikkat çeken Abdullah Kayser, bu durumun çalışma hayatında adalet duygusunu zedelediğini söyleyerek, “Kamu kurumlarımızda yıllardır aynı işi yapan, aynı sorumluluğu üstlenen çalışanlarımız bulunuyor. Ancak çalışanlarımızın bir bölümü kadrolu işçi statüsünde görev yaparken, bir bölümü taşeron ya da farklı sözleşmeli modeller içerisinde çalışmaya devam ediyor. Aynı işi yapan insanlar arasında hak ve statü farklılığı olması çalışma hayatının temel ilkeleriyle bağdaşmıyor. Çalışanlarımızın beklentisi adil ve kalıcı bir düzenlemenin hayata geçirilmesidir” dedi.
‘Ekonominin kahramanlarıdır’
Türkiye’nin enerji, ulaşım, sanayi ve altyapı alanlarında hizmet veren kamu iktisadi teşebbüslerinin ülke ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Kayser, bu kurumlarda görev yapan çalışanların ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. ‘KİT’lerde görev yapan emekçilerimiz ülkemizin enerji arz güvenliğinden sanayi üretimine kadar birçok kritik alanda hizmet veriyor’ diyen Kayser, “TEİAŞ, EÜAŞ, BOTAŞ, DSİ, TCDD ve benzeri kurumlarımızda çalışan arkadaşlarımız yıllardır büyük fedakârlıklarla görev yapıyor. Gece gündüz demeden çalışan bu emekçilerimizin beklentileri görmezden gelinmemelidir. Kurumların başarısının arkasında bu çalışanların alın teri bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
‘İş güvencesi en temel haktır’
Kadro beklentisinin yalnızca ekonomik bir talep olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kayser, çalışanların gelecek kaygısından uzak şekilde görev yapmasının kamu hizmetlerinin kalitesini de doğrudan etkilediğini ifade etti. Kayser, “Çalışanlarımızın yarın ne olacağı endişesi yaşamadan görev yapabilmesi gerekir. Kadrolu çalışma sistemi yalnızca çalışanların değil, kurumların da yararınadır. Çünkü iş güvencesi olan çalışan daha verimli olur, kuruma daha fazla aidiyet hisseder ve uzun vadeli planlar yapabilir. İş güvencesi her çalışanın en temel hakkıdır” şeklinde konuştu.
‘Statü farklılıkları giderilmeli’
Aynı kurum çatısı altında görev yapan çalışanlar arasındaki statü farklılıklarının iş yerlerinde motivasyon kaybına yol açabildiğini belirten Kayser, çalışma barışının sağlanması için kapsamlı bir düzenlemenin gerekli olduğunu kaydetti. Kayser, “Bir kurumda aynı görevi yapan iki çalışanın farklı haklara sahip olması zaman zaman çalışma ortamını olumsuz etkileyebiliyor. Oysa kamu hizmetlerinde başarıyı artırmanın yolu çalışanlar arasında adaleti sağlamaktan geçiyor. Kadro düzenlemesi, iş yerlerinde aidiyet duygusunu güçlendirecek ve çalışma barışına önemli katkılar sunacaktır” dedi.
Kurumsal hafızanın korunması
Uzun yıllar kamu kurumlarında görev yapan personelin önemli bir bilgi ve tecrübe birikimine sahip olduğunu belirten Abdullah Kayser, kadrolu istihdamın kurumsal hafızanın korunmasına da katkı sağlayacağını söyledi. Kayser, “Stratejik kurumlarımızda yıllarca görev yapan çalışanlarımız ciddi bir deneyim kazanıyor. Bu deneyimin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor. Kalıcı istihdam modeli hem çalışanların hem de kurumların geleceği açısından büyük önem taşıyor. Kadrolu çalışma sistemi, hizmet kalitesinin yükselmesine ve kurumsal verimliliğin artmasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk’ün konuyu TBMM gündemine taşımasının çalışanlar tarafından yakından takip edildiğini belirten Kayser, kadro konusunda atılacak adımların kamu çalışanları açısından önemli olduğunu ifade eden Kayser, “Sayın Halil Öztürk’ün özellikle KİT çalışanları ve kamuda kapsam dışında kalan taşeron işçilerin sorunlarını Meclis kürsüsünden gündeme getirmesi çalışanlarımız açısından önemli bir gelişmedir. Bu konuda yapılan her çalışma ve verilen her destek çalışanlarımızın beklentilerini güçlendirmektedir. Temennimiz, tüm kesimlerin ortak iradesiyle bu sorunun kalıcı şekilde çözüme kavuşturulmasıdır” dedi.
‘Kalıcı çözüm herkesin yararına’
TES-İŞ Sendikası Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, açıklamasının sonunda çalışma hayatında adaletin, sürdürülebilirliğin ve kalıcı istihdamın öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, kadro düzenlemesinin hem çalışanların refahına hem de kamu hizmetlerinin verimliliğine katkı sağlayacağını ifade etti. Kayser, “Çalışanlarımız yıllardır ülkemize hizmet ediyor. Emek veren insanların hak ettikleri güvenceli çalışma koşullarına kavuşmaları sosyal devlet anlayışının da bir gereğidir. Yapılacak kapsamlı bir düzenleme, hem çalışanlarımızın beklentilerine cevap verecek hem de kamu kurumlarımızın daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacaktır. Bizler emeğin ve alın terinin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.