Yeni rehber, modern insanın en büyük sorunu olan işlenmiş gıdaları merkeze alıyor. Bilim dünyası, kalori saymanın ötesine geçerek besin yoğunluğuna (nutrient density) vurgu yapıyor. Rehberin ana mesajı net: Fabrikadan çıkan paketli ürünlerden uzaklaş, topraktan ve doğadan geldiği formuna en yakın ‘Bütün’ gıdalara yönel. Beslenme modelinin merkezine proteinler, taze sebze-meyveler ve tam tahıllar yerleşirken, süt ürünlerinde ‘şekersiz’ vurgusu öne çıkıyor. Tam tahıllar, sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado vb.), meyve ve sebzeler. İlave şeker, rafine karbonhidratlar (beyaz un ve türevleri), aşırı sodyum ve yüksek derecede işlenmiş (ultra-processed) gıdalar.
Kişiselleştirilmiş yaklaşım
Rehberin en dikkat çekici yanlarından biri, "tek tip beslenme" modelini reddetmesi. Yaşamın her dönemi için ayrı bir parantez açan rehberde; gebelik, emzirme, çocukluk ve yaşlılık dönemleri için bilimsel temelli farklı rotalar çiziliyor. Ayrıca vejetaryen ve vegan beslenen bireyler için de sağlıklı kalmanın formülleri bireyselleştirilmiş bir yaklaşımla sunuluyor. Yeni dönemde beslenme, sadece bir enerji kaynağı olarak görülmüyor. Rehber; sağlıklı bir mikrobiyota dengesinin (bağırsak sağlığı), güçlü bir beyin gelişiminin ve sağlıklı yaşlanmanın anahtarının mutfaktan geçtiğini bilimsel verilerle kanıtlıyor. Kronik hastalık riskini azaltmak için metabolik sağlığı korumak artık bir tercih değil, zorunluluk olarak tanımlanıyor.





