Bayramda ben, Şenay Kurcebe ve R. Akif Aktuğ arasında bir yazışma geçti..
Şenay Kurcebe, Antalya’da yaşayan bir vatandaş..
R. Akif Aktuğ da, trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı..

Yazışma, Şenay Kurcebe’nin “kent içindeki trafik magandaları”nın yarattığı tehlikeleri dile getirmesiyle başladı..
“Antalya’daki hız düşkünleri yüzünden hayatımız tehlikede, buna bir çare bulmak lazım” dedi..
Ve şahit olduğu kazalardan örnekler verdi..
Ben de, “Yollara döşenen hızkes çivileri olduğu sürece bu hız yapanlar daha da artacak” diye cevap verdim..
Derken, konu trafik olunca yazışmaya Akif Aktuğ girdi..
Akif Aktuğ, Antalya’da hızların düşürülmesiyle ilgili çalışmalar olduğunu söyledi ve bu hızkeslerin dünyanın her tarafında olduğunu belirtti..
Hatta gelişmiş ülkelerde “Arnavut kaldırımı” biçiminde hızkesler yapıldığını ifade etti..
Ardından da, “amaç, kent içinde hızı 30 km’ye düşürmek” dedi..

Yazışma bununla sınırlı değil tabii..
Ama..
Akif Aktuğ’un, “30 km hız” sözleri çok dikkat çekiciydi ve benim bu yazıyı yazmama neden oldu..

Hatırlarsanız, geçtiğimiz günlerdeki bir yazımda kent içindeki “hızkes çivileri” ile ilgili bir yazı yazmış ve bu çivilerin “sürücülerin hızını kesmek yerine daha da hızlanmalarına neden olduğunu” anlatmıştım..
Sanırım UKOME üyelerinin, oturdukları koltuklardan trafik akışına yön vermek kolay geliyor..
Caddelere çaktıkları o çivilerin olduğu yerde 10 dakika durup, “araçlar ne yapıyor” diye bir kontrol etseler, “doğru”ya ulaşacaklar..
Eşraftan bazıları dükkanının önünde araçlar yavaş gitsin diye, “buraya çivi çakılsın” deyince, hemen çiviyi çakmayacaklar..
Veya iki tane “çaçaron” şikayet etti diye olur olmaz yerlere “hızkes” koymayacaklar..

Aslında şehir içinde izin verilen 70 km’lik hız sınırı, hiç de çok değil..
Çünkü..
İnsanların “acil” yetişmesi gereken işleri veya hastalıkları vardır..
Üstelik..
Antalya (henüz) hızı 30 km’ye düşürecek hizmete ve donanıma sahip bir kent değil..
Akif Aktuğ, “gelişmiş ülkelerde her yere hızkesler yapılmış durumda” diyor..
Ama..
Bunu “niye yaptıklarını ve o ülkelerin özelliklerini” söylemiyor..
Adamlar, “toplu taşıma” ile ilgili sorunu bitirmişler..
Çok büyük bir çoğunluk, (buna işadamları ve siyasetçiler de dahil) özel araçları ile kent merkezine gelmek yerine metroyu tercih ediyor..
Antalya’da “toplu taşıma” diye bir şey yok..
“Toplu taşımayı” anlayacak ve gerçekleştirecek kapasitede yönetici yok..
Toplu taşımayı kullanıp, vatandaşa örnek olacak siyasetçi, başkan ve siyasetçi yok..
Bu “yok”lar varken, hızı 30 km’ye düşüremezsiniz..

Örneğin ben..
Evden aracıma biniyorum, 15-18 dakika içinde işyerime geliyorum..
Toplu taşıma araçları beni 20-25 dakikada getirirse razıyım, aracımla kent merkezine inmem..
Ama bu süre 30-45 dakika olursa, o takdirde toplu taşımayı kullanmam..
Bu sözlerim, Antalya’nın kent içi trafiğini düzenlemekle yetkili belediyenin kulağına küpe olsun..

Öte yandan..
Şenay Kurcebe, hızkes çivisinin, aracının lastiğini yardığını söyledi..
Bu da ayrı bir tehlike..
Bu konuda da UKOME üyeleri aklını kullansın diyorum..
Ve..
BİR.. Kent içindeki hızkes çivileri bir an önce sökülsün..
İKİ.. Toplu taşıma konusunda lütfen ciddi olunsun artık..
Diye sesleniyorum..
Yoksa..
Trafikteki hızı da, magandaları da, kazaları da engelleyemezsiniz..

Hey, orada biri var mı?