Daha önce mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair belgelerle kamuoyunun gündemine gelen Avukat Nazike Altıntaş Sardoğan, bu kez projeyi üstlenen üç şirketin müteahhitlik yetki belgelerine ilişkin dava dosyasında yer alan ciddi usulsüzlük iddialarını kamuoyuyla paylaştı. Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Avukat Nazike Altıntaş Sardoğan, Meltem Sitesi’ndeki süreci bir ‘mülkiyetsizleştirme operasyonu’ olarak nitelendirdi. 4 Haziran 2024 tarihli noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yer alan şirketlerin yetki belgelerini sorguladığında dikkat çekici bulgulara ulaştığını belirten Sardoğan, ilgili kamu kurumlarını acilen göreve çağırdı.

‘İki yetki sınıfı da yetersiz’

Avukat Nazike Sardoğan, sözleşmenin taraflarından olan ilk firma adına yapılan sorgulamada şirketin resmi bir yapım grubu sınıfına rastlanmadığını öne sürdü. Konsorsiyum ortağı olan ikinci firma hakkında ise çok daha ağır bir iddiayı gündeme taşıdı. Sardoğan; bu şirketin gerçekte F sınıfı yetki belgesine sahip olduğunu, ancak noter sözleşmesinde başka bir firmaya ait E sınıfı yetki belgesi numarasının kullanıldığını tespit ettiklerini şu sözlerle öne sürdü: “Resmi bir sözleşmede başka bir firmaya ait belge bilgilerinin kullanılması son derece ciddi şekilde araştırılması gereken bir konudur. Kaldı ki her iki yetki sınıfı da bu proje için mevzuat gereği yetersizdir.”

‘Antalya Su Manifestosu’ açıklandı:  Antalya’nın su geleceği için yurttaşlar konuştu
‘Antalya Su Manifestosu’ açıklandı:  Antalya’nın su geleceği için yurttaşlar konuştu
İçeriği Görüntüle

‘A Sınıfı’ belgede soru işareti

Avukat Sardoğan’ın gündeme taşıdığı üçüncü firma ise A sınıfı yetki belgesine sahip yüklenici şirket oldu. Dava dosyasındaki bilgilere göre; söz konusu şirketin 15 Eylül 2021 tarihinde farklı bir sektörde ve 100 bin TL gibi düşük bir sermayeyle kurulduğunu, 1 Eylül 2023’te isim ve faaliyet değişikliğine gittiğini aktaran Sardoğan, şirketin bu değişimden kısa bir süre sonra dev projeye imza attığına dikkat çekti. Şirketin en üst seviye olan A sınıfı müteahhitlik yetki belgesini hangi koşullarda aldığının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Sardoğan, “Bu A sınıfı belge hangi iş bitirme belgeleri ve hangi yeterlilik kriterleriyle verilmiştir? İlgili kamu kurumları bu durumu derhal açıklığa kavuşturmalıdır” dedi. Yetki belgelerindeki soru işaretlerinin yanı sıra kat karşılığı inşaat sözleşmelerindeki paylaşım oranlarına da sert tepki gösteren Sardoğan; arsa sahiplerine sunulan bağımsız bölüm oranlarının emsal projelerin gerisinde kaldığını ve aynı site içerisindeki hak sahipleri arasında adaletsiz dağılımlar yapıldığını savundu. Yeterliliği olmayan şirketlerle yapılan sözleşmelerin hukuki geçerliliğinin yargı makamlarınca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bakan Gürlek’e kritik çağrı

Meltem Sitesi’ne ilişkin davaların üst yargı mercilerinde devam ettiğini hatırlatan Sardoğan, önümüzdeki günlerde sürecin diğer boyutlarına ilişkin de açıklama yapacağını duyurdu. Sardoğan; sahte imzalar, gerçeğe aykırı düzenlenen deprem dayanıksızlık raporları, Muratpaşa Belediyesi’ne yapılan hukuka aykırı imar planı değişikliği talepleri ve belediye tarafından alınan kararlarla ilgili tüm usulsüzlükleri tek tek kamuoyuna teşhir edeceğini söyledi. Antalya’daki kurumsal yapılarda ‘görünmez eller’ olduğunu öne süren Avukat Sardoğan, şehrin rant uğruna parsel parsel paylaştırılmasına ve şahsi mülkiyet haklarının gasp edilmesine karşı mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini vurguladı. Açıklamasının sonunda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Sardoğan, “Hukukçu kimliğine ve adalet mücadelesine büyük saygı duyduğumuz Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek’ten, Antalya üzerindeki bu karanlık planların arkasındaki kişilerin tespiti ve kamu yararının korunması adına dosyamızı ve Antalya’da yapılmak istenen bu hukuka aykırı saldırıları yakından takip etmesini önemle arz ve rica ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Arzu YAVUZ