Mektuba geçmeden, size birkaç cümle ile “Muharrem Koç”u hatırlatayım..
Hani 90’lı yıllarda Türkiye’nin en büyük barajlarına dev Atatürk resimleri yapan biri vardı..
Yalnız Türkiye değil, dünya basınının da ilgisini çeken bu çalışmayı yapan kişi, bugün mektubunu okuyacağınız kişidir..
Koç, aynı zamanda çok ilginç mimari proje çizimleriyle de dikkat çekmişti..
Bu Muharrem Koç, CHP’li Bekir Kumbul’un başkan olduğu yıllarda bir “Deniz Akvaryumu” projesiyle Antalya’ya geldi..
Dünyada eşi olmayan bu projeyi, belediyeden 5 kuruş istemeden gerçekleştirebileceğini söyledi..
Proje o günlerdeki yerel-genel bütün gazetelerde manşetten verildi..
STK’ların büyük bölümü “yapılırsa harika olur” dedi..
Akvaryum, Kaleiçi Yat Limanı’nın yan tarafına denizin altına yapılacaktı..
Projenin parasını da Dünya Bankası karşılayacaktı..
Maliye Bakanlığı dahil, 10 resmi kuruluştan “OLUR” alınmasına rağmen, gerçekleştirilemedi..
Çünkü..
Karşısına, “orası bir SİT alanıdır” diyen Koruma Kurulu çıkmıştı..
Bugün Olbia Antik Kenti’ne Akvaryum yapılmasına ses çıkarmayan “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu”..
…
Şimdi gelin, ötesini Muharrem Koç’un yazdıklarından okuyalım..
…
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan restorasyon ihaleleri alan Barut Turizm Tic. AŞ’nin danışmanlığını yapan bir profesör, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun uzun yıllar başkanlığını yaptı..
Diğer üyelerden de söz etmeye kalkarsam yazı uzayacak..
Muharrem Koç’un, karadan girişli denizin içerisinde yapmak istediği “Doğal Akvaryum Projesi” bu ülke insanının özgün bir düşünceydi..
Yani başka bir projeyi alıp uygulamak istemedi..
Kaleiçi’nde yapılmak istenilen bu projenin finansörlüğünü Dünya Bankası kabul etmişti..
Türkiye 'de bir ilk gerçekleşecekti..
İnsanlar denizin içine (-14 metreye kadar) olağanüstü görüntüler izleyerek ve yürüyerek indirilecekti..
300 kişiye iş imkanı sağlayacaktı..
Turizm ve kültüre katkısı olacaktı..
Üniversitelerin su ürünleri bölümleri için bir araştırma merkezi olacaktı..
Antalya doğal akvaryum tüneli için Bakanlık düzeyinde10 değişik birimden olumlu görüş alınmıştı..
Yerin kiralanması için Maliye Bakanlığı’nın istekleri doğrultusunda ayrıca 12 değişik birimden de olumlu görüş alınmıştı..
O bölgenin kıyı kenar çizgisinin neden bana yaptırıldığına da anlam veremiyorum..
1997 den itibaren süren akvaryum projesi için yaptığım mücadelenin maddi-manevi haddi hesabı yok..
Daha önce SİT alanı olmayan yer, akvaryum için müracaatımızdan 20 gün sonra “3 derece SİT alanı” ilan edilivermişti..
Yani, Antalya’ya o tarihlerde kazandırmak istediğimiz akvaryum projemiz, maalesef Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na takılmıştır..
Bugün ise..
Olbia Antik Kenti alanında yapılan “Dev Akvaryum” adı altında böyle bir beton yığınına nasıl izin verildi, bunu hala anlayabilmiş değilim..
Projenin içindeki sinema, restaurantlar, kafetaryalar v.s yapının “akvaryum” özelliğinin dışına çıkmaktadır..
Bu, Antalya insanını aptal yerine koymaktır..
Hata yaptıklarını bir gün anlayacaklardır, ama çok geç olmuş olacaktır..
Birinci dereceden arkeolojik ve doğal SİT alanı olan bu bölgeye akvaryum izni veren Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu daha öncede 5M Migros’un kurulmasına izin vererek Olbia Antik Kenti’nin yok olmasını sağlamıştır..
Bir sonraki etapta Olbia’nın hangi bölümü gözden çıkarılacaktır acaba?
Yazıklar olsun böyle çağdaşlığa, aydınlığa da..
Kültürde çifte standart mı olur?
…
Geçtiğimiz hafta sonu Büyükşehir’den, akvaryum yapılan alanın “SİT alanı” olmadığıyla ilgili bir kamuoyu açıklaması yapmıştı..
Ama..
Bir çeşit AVM görüntüsü veren bu Akvaryum’la ilgili Koç’un söylediklerine de bir bakın isterseniz diyorum..
Yorumunu da sizlere bırakıyorum..
Spor
Çevre
Asayiş
Antalya
Bölge
Özel
İlçeler
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya'da elektrik kesintileri: 14 Ağustos