İstanbul Üsküdar Lisesi’nde okuduğu yıllarda vitray sanatına merak salan ve kendi çabalarıyla mesleği öğrenen Güngör Metan, 1986 yılında Antalya’ya yerleşerek kendi atölyesini açtı. Mesleğin son temsilcilerinden biri olan Metan, usta-çırak ilişkisi olmadan, deneme yanılma yoluyla öğrendiği bu sanatta bugün uluslararası başarılara imza atıyor. Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın tavanına 8 metrekarelik vitray çalışması yapan deneyimli sanatçı, son olarak Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın konutundaki tavan vitraylarını da tamamladığını belirtti.

‘Vitray yeterince bilinmiyor’

Antalya’ya ilk geldiği yıllarda kentte vitray sanatının pek tanınmadığını belirten Metan, sanayi esnafıyla kurduğu iş birliği sayesinde sektördeki büyük bir eksikliği kapattığını ifade etti. Vitrayın halk arasında yeterince bilinmemesini eğitim sistemindeki eksikliklere bağlayan usta sanatçı, kendi dönemlerindeki disiplinli eğitim anlayışına dikkat çekti. Sektörün yaşadığı hammadde sıkıntılarına da değinen Güngör Metan, Türkiye’nin cam sanayisinde Avrupa birincisi olmasına rağmen vitrayda kullanılan opal camların yerli üretiminin yapılmadığını vurguladı. Camları yurt dışından ithal etmek zorunda kaldıklarını belirten Metan, "Camın metrekaresi 100 doları buluyor. Sanayi camına ağırlık verildiği için dekoratif camda dışa bağımlı kalıyoruz ve bu durum bizleri ciddi anlamda zorluyor" dedi.

‘Sahtesi 6 ayda bozuluyor’

Sektördeki yetkin olmayan uygulamalara ve taklit ürünlere karşı uyarılarda bulunan Metan, vitrayda günümüzde detayları daha net sunan 'Tiffany' tekniğini kullandıklarını aktardı. 'Merdiven altı' olarak tanımladığı kalitesiz üreticilerin otellere ucuz teklifler verdiğini ancak yapılan işlerin kısa sürede bozulduğunu belirten usta sanatçı, dijital baskı ve imitasyon ürünlerin UV ışınlarına dayanamayarak boyalarının soyulduğunu ve renk değiştirdiğini söyledi. Vitray sanatının sadece akademide okumakla sürdürülemeyeceğini, atölye açarak esnaflık sürecini göze almak gerektiğini ifade eden Güngör Metan, genç sanatçılara sabır ve yetenek vurgusu yaptı ve ekledi; "Bu işi herkes yapamaz. El becerisi, resim yeteneği ve en önemlisi tanınana kadar geçecek süreye katlanabilecek sabır şarttır."

Antalya'da nöbetçi eczaneler: 14 Eylül
Antalya'da nöbetçi eczaneler: 14 Eylül
İçeriği Görüntüle

Muhabir: HATİCE BARLASLEKİ / Stajyer Muhabir